reklam
reklam
38,2552 %0.34
43,8333 %0.15
4.076,87 % 0,33
85.367,93 %0.932
AMASYA
00:00:00
Akşam vaktine kalan
Amasya
Parçalı bulutlu
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara
Merzifon Bilgi Gazetesi GÜNDEM DEVA’DAN AB RAPORU DEĞERLENDİRMESİ

DEVA’DAN AB RAPORU DEĞERLENDİRMESİ

DEVA Partisi Merzifon İlçe Başkanı Seyit Öziç, Avrupa Komisyonu’nun 2021 Türkiye raporunu değerlendirdi. Öziç, gazetemize yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

‘RAPORDA TÜRKİYE’NİN AB ÇABASINI BİR KENARA BIRAKTIĞI İFADE EDİLİYOR’

“Avrupa Komisyonu’nun 2021 Türkiye raporu ülkemizin demokrasi, temel haklar ve hukuk devleti sorunlarını gözler önüne seriyor. Raporda, Türkiye’nin neredeyse her konuda Avrupa Birliği kriterlerini yerine getirme çabasını bir kenara bıraktığı somut olarak ifade ediliyor.”

‘MİLLETİMİZ AB VATANDAŞLARININ İMKANLARINA SAHİP OLMAYI HAK EDİYOR’

“Demokratik haklar, hukuk devleti standartları, ekonomik gelişmişlik ve daha nice konuda AB standartları vazgeçilmez bir ilerleme hedefidir. Mevcut hükûmetin bir kenara bıraktığı Avrupa Birliği üyeliği hedefi bizim için vazgeçilmez bir hedeftir. Çünkü milletimiz insan hakları, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama ve ekonomik refah açısından AB vatandaşlarının imkanlarına sahip olmayı hak ediyor. Hükûmeti, AB kriterlerini yerine getirmek üzere derhal somut adımlar atmaya davet ediyoruz.”

‘HÜKÛMET RAPORUN İÇERİĞİNİ DİKKATE ALMADI’

“Hükûmet her zaman yaptığı gibi Avrupa Komisyonu Raporu’na kalıp ve ezber ifadelerle tepki gösterdi. Raporun içeriğini dikkate almayan, AB’yi dahil olmayı hedeflediğimiz bir birlik gibi görmeyen, tamamen raporu geçiştirme amacıyla verilmiş bir tepkiydi. Halbuki Türkiye’nin gelişmesini ve ilerlemesini sağlayacak her türlü nesnel ve somut nitelikteki tespitler ve önerilerin dikkate alınması gerekir. Demokrasi, insan hakları, hukuk devleti, hesap verebilir, şeffaf ve kurumsallaşabilmiş idari yapılar AB’nin bir dayatması değil, tüm dünyaca kabul görmüş gelişmişlik kriterleridir. “

‘RAPORDA TÜRKİYE’NİN İÇLER ACISI HALİNİN FOTOĞRAFI ÇEKİLİYOR’

“Raporda adeta Türkiye’nin içler acısı halinin fotoğrafı çekiliyor: Demokratik kurum ve mekanizmalar çalışmıyor. Denge ve denetleme araçları zayıflatılmış durumda. Meclis’te ikinci en fazla sandalyeye sahip muhalefet partisi hakkında kapatma davası açıldı ve bu partinin seçilmiş yerel idare yöneticileri görevden alındı. Cumhurbaşkanı ve hükûmet yargının bağımsızlığını sağlayacak adımlar atmıyor. Özellikle sulh ceza hakimliklerinin mevcut yapılanması ve uygulamaları ciddi endişeler uyandırıyor.”

‘RAPORUN YAZILDIĞI SÜREDE İKİ MERKEZ BANKASI BAŞKANI GÖREVDEN ALINDI’

“Raporun yazıldığı sürede iki Merkez Bankası başkanı görevden alındı. Enflasyondaki artış sürüyor, mevduat sahipleri paralarını dolara çeviriyor. Yolsuzluk ve rüşvetle mücadele etkin bir şekilde sürdürülmüyor. Bu iddiaların soruşturma ve kovuşturmalarını yürütecek yargı organları usulsüz bir siyasi etki altında. Kamu kurumlarının hesap verebilirlik ve şeffaflık ilkelerine uygun bir şekilde çalışması sağlanamıyor.”

‘TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER KONUSUNDA GERİYE GİDİŞ DEVAM EDİYOR’

“OHAL 2018 Temmuz ayında resmen sona erdi ama OHAL’in devamı niteliğindeki bazı hükümlerin uygulanmasına 1 yıl daha devam edilebilmesi için yasa çıkarıldı. OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu halen görevini tamamlamadı. OHAL KHK’ları yasalaştırıldı ve OHAL etkisi halen sürdürülüyor. Temel hak ve özgürlükler konusunda geriye gidiş devam ediyor. Gazeteci, yazar, hukukçular, akademisyenler, insan hakları savunucuları ve kritik sesler ve görüşler hakkında tesis edilen işlemler insanları oto sansüre itiyor. İfade özgürlüğüne ilişkin iç hukuk Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla uyumlu değil.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *