reklam
reklam
37,9644 %-0.02
41,6472 %0.73
3.840,18 % 0,35
83.358,50 %-1.457
AMASYA
00:00:00
Öğle vaktine kalan
Amasya
Orta şiddetli yağmur
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara
İYİLİK AYI RAMAZAN HOŞ GELDİN

İYİLİK AYI RAMAZAN HOŞ GELDİN

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Sözlükte “günün çok sıcak olması, güneşin kum ve taşları çok ısıtması, kızgın yerde yalın ayak yürümekle ayakların yanması” anlamına gelen Ramazan, kameri yılın Şaban’dan sonra, Şevvalden önce gelen dokuzuncu ayının adıdır.

Kur'an-ı Kerim’de adı geçen ve değerine vurgu yapılan yegane ay Ramazan ayıdır. Orucun farz kılındığını bildiren ayetlerin hemen ardından ramazanın insanlara doğru yolu gösteren ve hakkı batıldan ayıran Kur’an’ın indirildiği ay olduğu belirtilir ve bu aya ulaşanların oruç tutması emredilir. “(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah'ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.” (Bakara: 185)

Peygamber Efendimiz (sav); “mübarek bir ay” olarak nitelendirdiği ramazan ayı girdiğinde cennet kapılarının açılıp cehennem kapılarının kapandığını ve şeytanların bağlandığını,  inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek ramazan orucunu tutan kişinin geçmiş günahlarının bağışlanacağını bizlere haber vermektedir. (Buhârî, “Ṣavm”, 6; Müslim, “Salatü’l-müsafirin”, 175)

Nitekim rivayetler ramazan geldiğinde Resulullah’ın (sav) manevi yaşantısında fark edilecek derecede bir değişiklik meydana geldiğini, bu ayda Cebrail ile buluşup karşılıklı Kur’an okuduklarını, özellikle bu günlerde onun cömertliğinin doruk noktasına ulaştığını ramazan ayının son on günü girdiğinde onun geceleri ihya edip ev halkını uyandırdığını ve kendisini tamamen ibadete hasrettiğini bildirmektedir. (Buhârî, “Fażlü leyleti’l-Ḳadr”, 5; Müslim, “İʿtikâf”, 7, 8)

Müslümanlarca sabır, ibadet, rahmet, mağfiret ve bereket ayı olarak kabul edilen, büyük bir coşku ve heyecanla karşılanan ramazanın başlıca özellikleri şu şekilde sıralanabilir:

1.Kur’an-ı Kerim bu ayda indirilmeye başlanmış olup ayet ve hadislerde bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen Kadir gecesi de bu ayın içindedir. “Şüphesiz, biz onu (Kuran’ı) Kadir gecesinde indirdik.  Kadir gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin! Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner.  O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.” (Kadir Suresi)

2.İslâm’ın beş şartından biri olan oruç bu ayda tutulur. “(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin…” (Bakara: 185)

3.Hz. Peygamber’in inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek kılan kişinin geçmiş günahlarının bağışlanacağını bildirdiği ve kendisi de bizzat kılarak ümmeti için sünnet olduğunu gösterdiği teravih namazı bu aya mahsus ibadetlerdendir. (Buhârî, “Ṣalâtü’t-Terâvîḥ”, 1; Müslim, “Ṣalâtü’l-müsâfirîn”, 173-178)

4.Mali bir ibadet olan fitrenin (fıtır sadakası) bu ayın sonunda ve bayramdan önce ödenmesi gerekir. Bu ayda yapılan diğer yardımların da öteki aylara göre daha sevap ve faziletli olduğuna dair birçok Hadis-i Şerif vardır (Buhârî, “Ṣavm”, 7; Müslim, “Feżâʾil”, 50; Tirmizî, “Zekât”, 28). Bu sebeple, ramazanda ödenmesi gerekli olmamakla birlikte müslümanlar zekâtlarını bu ayda ödemeyi âdet haline getirmişlerdir.

5.Bu ayın sonunda itikâfa girmek sünnettir. Kaynaklar Peygamber Efendimizin (sav)  Ramazanın son on gününde itikâfa girdiğini ve bu âdetini vefatına kadar devam ettirdiğini, onun ardından hanımlarının da itikâfa girdiğini haber vermektedir.(Buhârî, “İʿtikâf”, 1; Müslim, “İʿtikâf”, 1-5)

6.Muteber 6 Hadis kitabında yer alan bazı hadislerde bu ayda umre yapanın hac sevabı alacağı ifade edildiği gibi (Buhârî, “ʿUmre”, 4; Müslim, “Ḥac”, 221, 222), diğer ibadet ve amellere de öteki aylara göre daha çok mükâfat verileceği bildirilmiştir (İbn Huzeyme, eṣ-Ṣaḥîḥ, III, 191-192; Ahmed b. Hüseyin el-Beyhakī,Şuʿabü’l-îmân, V, 224).

7.Kur’an ayı denilen Ramazan ayında çokça Kur’an okuyup tefekkür etmek müstehap kabul edilmiştir. Hz. Peygamber’in Cebrail ile karşılıklı Kur’an okumasına dayanan mukabele uygulaması da bu aya mahsus geleneklerdendir.

Ramazan ayının girmesi orucun vücub (farz olma) sebebini oluşturduğundan bu ayın başlangıç ve bitişinin nasıl tespit edileceği hususu fıkıh kitaplarında geniş biçimde incelenmiş, günümüz şartlarında bu konuda izlenebilecek yöntemlerin belirlenip müslümanlar arasında birliğin sağlanması amacıyla toplantılar düzenlenmiştir. Din İşleri Yüksek Kurulu bünyesinde faaliyet gösteren “Vakit Hesaplama Birimi”, sadece ülke sınırları içerisinde değil, uluslararası çapta hizmet üretmektedir. Vakit Hesaplama Uzmanı, Astronom ve Kurul Uzmanlarının hizmet verdiği birim; şer’i ölçülere göre namaz vakitleri ile dini gün ve geceleri tespit etmekte, takvimler hazırlamakta ve kamuoyu ile paylaşmaktadır.

Her zaman sevinç ve coşkuyla karşılanan Ramazan ayında çeşitli etkinlikler gerçekleştirilmektedir. Bu çerçevede ülkemizde ve İslâm dünyasında Ramazana has birçok dini ve sosyal içerikli gelenek oluşmuştur. Camilerde kandillerin yakılması, minareler arasına mahya kurulması, iftar davetleri, ihtiyaç sahiplerine yardımların arttırılması, sokaklarda davul çalınıp maniler söylenerek sahur vaktinin halka duyurulması, Ramazan gecelerinde oyun ve eğlencelerin tertiplenmesi, Ramazana has yiyeceklerin hazırlanması gibi uygulamalar farklı şekillerde de olsa varlığını sürdürmektedir.

Diyanet İşleri Başkanlığımız 1 Mart gününden itibaren idrak edeceğimiz 2025 yılı Ramazan ayı için “İyilik Ayı Ramazan” temasını belirlemiştir.

Bu seneki Ramazanımızın iyilik ayı ve iyiliklere vesile olması temennimizle en emin olan Rabbime emanet olunuz.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *