reklam
reklam
38,0274 %0.26
42,1059 %-0.18
3.806,78 % 0,26
82.535,39 %-2.42
AMASYA
00:00:00
Sahur vaktine kalan
Amasya
Hafif yağmur
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

ANA BABAYA İYİLİK

YAYINLAMA:

Dinimiz İslam ana babaya iyiliğe, saygıya, hürmete ve onların ihtiyaçlarının sevgiyle karşılanmasına çok değer verir. Ana babaya iyilik konusu Allah’a şirk koşmaksızın kulluk etmek konusundan hemen sonra ele alınır ve insanoğlunun bu hususta hassas olması,  titizlik göstermesi emredilir.“Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi ve anne babanıza iyi davranmanızı emretti. Onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlanırsa onlara öf bile deme! Onları azarlama! İkisine de gönül alıcı güzel sözler söyle.  Onlara merhametle ve alçak gönüllülükle kol kanat ger. “Rabbim! Onlar nasıl küçüklükte beni şefkatle eğitip yetiştirdilerse şimdi sen de onlara merhamet göster” diyerek dua et. Kalplerinizdekini en iyi bilen rabbinizdir. Eğer iyi olursanız bilesiniz ki Allah kendisine yönelenleri bağışlayıcıdır.” (İsra: 23- 259

Bu ayetten de öğrenileceği üzere bırakın onları sözlü ve fiili eziyete maruz bırakmayı; onlara karşı kalplerini incitmeye yetecek en ufak bir tavır almak hatta “öf” sözcüğünü kullanmak bile yasaklanmıştır.

Bir başka ayette ise Allah, kendisine kulluk edilmesini ve insanlara karşı iyilik yapılmasını emrederken yine ilk sırada anne ve babaya iyiliği zikretmiştir. “Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz, Allah kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.” (Nisa: 36)

Anne babaya şefkat ve merhametle davranılacağı, onlar için Allah’a dua edileceği ve elden gelen tüm iyilik ve güzelliğin onlar için seferber edileceği belirtilmiştir. Çünkü onlar; özellikle anne, evladı için bir çok zahmetlere katlanmış ve en üst mertebede hürmete hak kazanmıştır: “Biz insana anne babasına iyi davranmayı emrettik. Annesi onu ne zahmetle karnında taşıdı ve ne zahmetle doğurdu! Onun (anne karnında) taşınması ve sütten kesilme süresi (toplam olarak) otuz aydır. Nihayet olgunluk çağına gelip, kırk yaşına varınca şöyle der: "Bana ve anne babama verdiğin nimetlere şükretmemi, senin razı olacağın salih amel işlememi bana ilham et. Neslimi de salih kimseler yap. Şüphesiz ben sana döndüm. Muhakkak ki ben sana teslim olanlardanım." (Ahkaf: 15)

Allah onlara teşekkürü kendisine edilen şükürle bir tutmuştur. “İnsana da, anne babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi onu her gün biraz daha güçsüz düşerek karnında taşımıştır. Onun sütten kesilmesi de iki yıl içinde olur. (İşte onun için) insana şöyle emrettik: "Bana ve anne babana şükret. Dönüş banadır." (lokman: 14)

Cenab-ı Hak, evrensel mesajını daha önce gönderdiği peygamberler vasıtasıyla insanlara ulaştırmış ve ana baba konusunu o dönemlerde de gündeme taşımıştır “Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese güzel sözler söyleyeceksiniz, namazı kılacaksınız, zekâtı vereceksiniz" diye söz almıştık. Sonra pek azınız hariç, yüz çevirerek sözünüzden döndünüz. (Bakara. 83)

Bu evrensel mesajın önceki peygamberler aracılığıyla ulaştırıldığı diğer din mensuplarına da, Hz. Peygamber (sav) aracılığıyla hatırlatarak tekrar aynı konuya temas etmiştir. “(Ey Muhammed!) De ki: "Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: Ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizi de onları da biz rızıklandırırız. (Zina ve benzeri) çirkinliklere, bunların açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Meşru bir hak karşılığı olmadıkça Allah'ın haram (dokunulmaz) kıldığı canı öldürmeyin. İşte size Allah bunu emretti ki aklınızı kullanasınız." (En’am: 151)

Anne ve babanın meşru, dinen yasak olmayan tüm talep, istek ve emirleri yerine getirilmeli, zarara uğrama veya yapılamaz mahiyette bir durum söz konusu ise kırmadan ve incitmeden onların ikna edilmesi yoluna gidilmelidir. Aksi takdirde verdikleri emir behemehâl yerine getirilmelidir. “Biz insana, ana-babasına iyilik etmesini emrettik. Şayet onlar seni, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi bana ortak koşman için zorlarlarsa, bu takdirde onlara itaat etme. Dönüşünüz ancak bana olacaktır ve ben yapmakta olduklarınızı size haber vereceğim.” (Ankebut: 8)

Anne ve babayı razı etmek hem dünya hem de ahiret huzuruna vesiledir. Bunu başaramayanlara yönelik Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur : “Burnu yerde sürünsün, burnu yerde sürünsün, burnu yerde sürünsün!” Sahabeler: “Ya Resulallah! Kimin burnu yerde sürünsün” dediler. Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurdu: “Ana babasına, ikisinden birine yahut her ikisine birden ihtiyarlık zamanlarına yetişip de onların hayır dualarını alıp cennete giremeyen kimsenin burnu yerde sürünsün” (Müslim, Birr,9. 2551/ 9; Buhari, Edebü’l-Müfred 21.)

Allah hayatta olan anne ve babalarımıza sağlıklı ve afiyetli uzun ömür versin. Vefat etmişlere de rahmet eylesin. Mekânları cennet olsun. “Rabbimiz! Hesap görülecek günde, beni, ana-babamı ve inananları bağışla." (İbrahim: 41)

En emin olan Rabbime emanet olunuz.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *