reklam
reklam
37,9906 %0
41,2025 %0.11
3.833,79 % 0,59
83.199,99 %1.305
AMASYA
00:00:00
Öğle vaktine kalan
Amasya
Hafif yağmur
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

ZAMAN ALGIMIZ

YAYINLAMA:

Biz, müddeti ve devamlılığı içinde barındıran zamanı gündelik hayatımızda dakika, saat, gün, hafta, ay ve yıl gibi süre ile ilişkili olarak ifade etmeye çalışıyoruz.

Hayat öyle hızlı akıyor ki bir fizik kuralı olarak hızı bulurken yolu zamana bölüyoruz. İnsanın kat etmesi gereken bir yolu, o esnada bir hıza sahip olması ve bunun yanında da zamana bağlı bir işlevi gerçekleştiriyor olması gerekiyor.

Kur’an insanın bir yolda olması gerektiğini bildirir. Buna sıratı müstakim, yani gerçeğe götüren doğru yol anlamını verir. “Allah, kendisinin izniyle rızasını arayanları o kitapla kurtuluş yollarına erdirir, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır, onları dosdoğru bir yola iletir.”  (Maide: 16)

Bu yola girmiş kimsenin belli bir hızda olması yani istikrarını, istikametini de koruması esastır. “Senin yanında hak yola dönenlerle birlikte, sana buyurulduğu gibi dosdoğru ol! Siz de azıp sapmayın. Allah, yaptıklarınızı çok iyi görmektedir.” (Hud. 112) “(Ey Muhammed!) Bundan dolayı sen çağrıya devam et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heva ve heveslerine uyma ve şöyle de: "Ben Allah'ın indirdiği her kitaba inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah hepimizi bir araya toplayacaktır. Dönüş de ancak O'nadır.” (Şura: 15) İbn-i Abbas, Hz. Muhammed’e (sav) Kur’an’da en zor gelen ayetlerin bunlar olduğunu ifade etmiş, onun “Hûd ve benzerleri beni ihtiyarlattı” dediğini rivayet etmiştir (Tirmizî, Tefsir, 56, 57)

İnsanı ihtiyarlatan ve yoran bu yol ve hızın mutlaka bir süresi olmalıdır ki işte o da insana verilen ömürdür. “O, sizi (önce) topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra "alaka"dan yaratan, sonra sizi (ana rahminden) çocuk olarak çıkaran, sonra olgunluk çağına ulaşmanız, sonra da ihtiyarlamanız için sizi yaşatandır. İçinizden önceden ölenler de vardır. Allah bunları, belli bir zamana erişmeniz ve düşünüp akıl erdirmeniz için yapar.” (Mümin: 67)

Bu ömrün tüm kontrolü Allah’ın elindedir. “Allah sizi önce topraktan, sonra da az bir sudan (meniden) yarattı. Sonra sizi (erkekli dişili) eşler yaptı. Allah'ın ilmine dayanmadan hiçbir dişi ne hamile kalır ne de doğurur. Herhangi bir kimseye uzun ömür verilmez yahut ömrü kısaltılmaz ki bu bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı) olmasın. Şüphesiz bu Allah'a kolaydır.” (Fatır: 11)

Zamana bağlı bir hayatı olan insanın çok hızlı geçen bu imkânı iyi değerlendirmesi gerekmektedir. “Dünya hayatının hâli, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hali gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip birbirine karışmıştır. Nihayet yeryüzü (o bitkilerle) bütün ziynet ve güzelliklerini alıp süslendiği ve sahipleri de onun üzerine (her türlü tasarrufa) kadir olduklarını sandıkları bir sırada, geceleyin veya güpegündüz ansızın ona emrimiz (afetimiz) geliverir de, bunları, sanki dün yerinde hiç yokmuş gibi, kökünden yolunmuş bir hâle getiririz. İşte düşünen bir toplum için, ayetleri böyle ayrı ayrı açıklıyoruz. Allah esenlik yurduna çağırır ve dilediğini doğru yola iletir.” (Yunus: 24- 25) “Bu dünya hayatı ancak bir eğlence ve oyundan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte gerçek hayat odur. Keşke bilselerdi!” (Ankebut: 64)

Zamanı iyi değerlendirememekten kaynaklı son pişmanlığın fayda etmediği de bilinmelidir. “O günahkârların, Rableri huzurunda başlarını öne eğecekleri, “Rabbimiz! Gördük duyduk, şimdi bizi (dünyaya) geri gönder de, iyi işler yapalım, artık kesin olarak inandık” diyecekleri zamanı bir görsen!” (Secde: 12) “Onların ateşin karşısında durdurulup “Ah, keşke dünyaya geri gönderilsek de bir daha Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve inananlardan olsak!” dediklerini bir görsen! Hayır, (bu yakınmaları) daha önce gizlemekte oldukları şeyler onlara göründü (de ondan). Eğer çevrilselerdi elbette kendilerine yasaklanan şeylere yine döneceklerdi. Şüphesiz onlar yalancıdırlar.” (En’am: 27- 28)

Evet, konu çok ciddi ve şakası olmayan, telafisi imkânsız bir süreç. Bu hayat sürecini en iyi değerlendirebilmek ümidiyle hem mübarek üç ayalarınızı, hem Regaip Kandilinizi tebrik eder; 2025 yılının hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Haktan niyaz ederim.

En emin olan Rabbime emanet olunuz.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *