
İYİLİK NEDİR? İYİ İNSANLAR KİMLERDİR?
Kur’an’da iyilik ve iyi insanlar çeşitli ayetlerde tanıtılmış, insanlar iyiliğe ve iyi i bir kişi olmaya teşvik edilmişlerdir. Buna en güzel örnek Bakara suresi 177. ayettir:
“İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allah'a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir.”
Ayeti maddeler halinde tahlil edelim:;
1- Yüzümüzü doğuya veya batıya çevirmemiz, Allah katında bir iyilik, bir erdemlilik değildir. Örneğin namazda yüzümüzü Kâbe’ye veya başka bir yöne çevirmemiz yahut buna benzer ibadetleri yerine getirmemiz, bizi iyiliklere, güzelliklere ulaştırmadığı takdirde ne erdemli olmamızı sağlar, ne de bize Allah katında bir değer kazandırır.
2- Asıl iyi kişi odur ki; Allah’a, âhiret gününe, meleklere, kitaplara ve Peygamberlere tüm kalbiyle inanır.
3- İyi insan, yüreğinde dünya malına karşı sevgi duymasına karşın, sırf Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için, malının bir kısmını yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, yardım isteyenlere ve gerek azat ederek, gerekse insanın boynuna geçirilmiş sosyal, siyasal, kültürel, ekonomik kölelik ve sömürü zincirlerini kırarak kölelerin özgürleştirilmesi uğrunda seve seve harcar.
4- Bunlar namazlarını dosdoğru kılarlar, zekâtlarını verirler.
5- Bir de, söz verdiği zaman sözünde duranlar iyiliği en iyi temsil edenlerdendir.
6- Sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında zorluklara karşı kahramanca göğüs gererek sabreden fedakâr müminler de kötülüklerden titizlikle sakınıp korunan gerçek erdem sahibi kullar da yine iyi olanlardır.
7- Ama kişisel ahlâk ve erdemlilik, hukuk kuralları şeklinde toplumsal hayata egemen olmadıkça, gerçek anlamda huzur ve mutluluğa ulaşamayız.
Peygamberimiz de (sav) bir hadiste, “İyilik ahlâk güzelliğidir” buyurmuştur. (Müslim, “Birr”, 14-15; Tirmizî, “Zühd”, 52)
İyiliğin, insan vicdanını (nefs, kalp) huzura kavuşturan, ruh dünyasını aydınlatan ve geliştiren her türlü güzelliği kapsadığı tartışılmazdır..
Bu yüzden iyi insanlar “Siz Kitabı okuyup durduğunuz halde, kendinizi unutup başkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini) anlamıyor musunuz?” (Bakara: 44) ayetinin üzerinde durduğu “yapmadığı halde insanlara iyilik tavsiyesinde bulunmaktan” kaçınırlar.
İyi insanlar, “Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük gazap gerektiren bir iştir.” (Saf: 2-3) ayetindeki uyarıyı da asla göz ardı etmezler.
Hayatımız hep iyi olmak, iyi kalmak ve iyilik yapmakla geçsin inşaallah.
En emin olan Rabbime emanet olunuz.