
YOL LÂDİK'E DÜŞÜNCE
Yollardayız…
Bu sefer yolumuzun üstünde Lâdik var.
Gitmeden bir araştırıyoruz. Seyyid Ahmed Kebiri Türbesi, Eski ismi Lâdik Öğretmen Lisesi (Fen Lisesi), Sunullah Paşa Türbesi, Saat Kulesi, Akdağ Tesisleri, Dikilitaş Türbesi, Sadullah Paşa Türbesi, Avcı Sultan Mehmet Camiî, tarihi evler ve diğer yapılar.
Anadolu’nu her şehrinin kendine has özelliklerinden Lâdik’te de var yani. Dünya gözüyle görülmesi gereken bir ilçe. Yolu yakınlardan geçenlerin bir nefeslik durması gerekli yurt köşelerinden biri.
Yukarıda saydıklarımı ziyaret edip notlar aldıktan sonra şehri geziyorum. Emekli bir öğretmen olarak okullar hep yakın geliyor. Ne de olsa 40 yıla yakın süre görevli olarak yaşadığımız mekânlar. Öğrenciliğimizi saymıyoruz bile.
Bu yazı aslında Lâdik için bir mukaddime yani ön söz niteliğinde. Genel hatlarıyla kaleme alındı. Daha sonra bütün teferruatı ile yazılacak. Muhtelif dergi ve gazetelere.
İşte kendimce ziyaretlerimi yapıp şehri dolaşırken ayaklarım beni Akdağ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi koridorlarına götürdü. Güneşli bir gündü. İçeri girer girmez dışarıdaki güneşin de verdiği tesir ile koridorla biraz karanlık göründü. Şahıslar ise birer siluet gibiydi.
Böyle bir durumda karşıma genç bir öğretmen çıktı. Meramımı anlattım. Adının Numan Yıldız olduğunu söylen öğretmenimiz okulda Müdür Yardımcısı görevi yapıyormuş. Beni bir diğer meslektaşı olan Yasemin Çavuş Hanımefendi’nin odasına götürdü. Biz biri emekli üç eğitimci bir sohbete başladık. Hem eski bir öğretmen hem de idarecilik yaptığım için kendimi hiç de yabancı hissetmedim.
Laf lafı açtı. Yasemin Çavuş Hanımefendi ile Trakya üzerine de sohbet ederken konu dönüp dolaşıp Tirebolu’ya da geldi. Numan Yıldız Bana “Tirebolulu musunuz” diye sorunca “Hayır, ora benim ilk görev yerim, siz nerelisiniz?” diye sordum. Meğer Numan Hoca Tirebolulu imiş. Ona yakın bir yerde öğretmenlik yapmışım.
Daha sonra odaya Nurullah Akbulut Hoca da geldi. Kısa bir sohbetten sonra oradan ayrılıp Suluova ilçesine doğru hareket ettim. Ardımda yine güzel dostlar bıraktım. Hatta ilk defa gördüğüm halde özleyeceğim insanlar.
Yeni dostlarla buluşmak üzere Lâdik’ten ayrıldım. Numan yıldız, Yasemin Çavuş, Nurullah Akbulut ve çalışan diğer herkese en kalbi muhabbetlerimi sunarım. Hafızam bana ihanet etmediği müddetçe hepinizi hatırlayacağım.