
PAZAR KONSERİ
Eskiden bu programa “Pazar Kanseri” diyenler de oluyordu.
Bizim oralara elektrik ile birlikte televizyon da gelmişti. O zaman ekranlar siyah beyazdı ve bir renkli görüntüleri ancak sinemalarda görürdük.
Her ne kadar çok eski filmler de siyah beyaz olsa da sinema perdelerinde görülen renkli filmler televizyondan önceydi.
Televizyon yayınları ilk zamanlar İstiklal Marşı ile açılır ve yine İstiklal Marşı ile kapanırdı. Haftanın bir gününde Türk filmi oynatılırdı.
O zamanlar pop müzik hayatımızda bu kadar yer etmemişti ve ismi “Hafif müzik” idi. Büyük çoğunluk Türk Halk Müziği denilen türküler ile Türk Sanat Musikisi denilen ve kısaca şarkılar eğlence saatlerinde önemli yer alırdı.
Sabah kuşağı programlarında çiftçiler ile ilgili programlar yapılırdı. Yarışma programları, spor programları ve belgeseller televizyonların vazgeçilmez programları arasındaydı.
Nuri Sesigüzel, Mükerrem Kemertaş, Ülkü Beşgül, Nezahat Bayram, Muazzez Türink, Cemile Cevher, Ahmet Sezgin gibi Halk Müziği sanatçıları ile Zeki Müren, Müzeyyen Senar, Ziya Taşkent, Hamiyet YüCeses, Emel Sayın, Yaşar Özel gibi Sanat Müziği sanatçıları vardı.
Bütün bu sanatçıların ve programların kendine göre takip edeni vardı.
Ancak aralarında bir program vardı ki kim dinliyor, kim anlıyor anlamazdık. Her Pazar günü “Pazar Konseri” adı verilen programı pek sevilmezdi.
Televizyonlar evde hep açık dururdu. Pazar Konseri’ne Pazar Kanseri olarak ad takmışlığımız olurdu. Tam bu program geldiğinde çok evde ev hanımları “Off nerden çıktı bu” diye serzenişte bulunurken; “kapatalım mı” diye seslenen birine evin hanımı “Kapatmayın ses oluyor” derdi. Hem sevmezler hem de televizyonu kapatmazlardı.
Şimdi televizyonlarda ne Pazar Konseri kaldı ne de türkü şarkı. Her kanal pop müzik programı koyuyor. Arz talep meselesi yani. Yeni nesil eski tür müzikten vazgeçince yaşlılar için her program Pazar Konseri programına döndü.
Zaman bu, ne getireceği belli olmuyor.
Ne götüreceği de…