reklam
reklam
37,9312 %-0.05
41,2380 %0.47
3.809,33 % 0,26
86.490,01 %1.487
AMASYA
00:00:00
İmsak vaktine kalan
Amasya
Orta şiddetli yağmur
18°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

BOHÇACILAR

YAYINLAMA:

Çok eskilerin ancak bildiği bir ticaret şeklinden bahsedeceğim.

Bohçacı…

Daha doğrusu seyyar satıcılar.

Bohçacılar bundan 40/50 sene önce varlıklarını sürdüren; zaman içinde şehir hayatının hâkim olmasından dolayı önemini kaybeden bir ticaret şekliydi.

Müşterilerinin kaynağı köylüydü. Satıcıların tamamı kadınlar olup, kadın müşterilere hitap ederdi.

Aradan bir hafta geçmezdi ki bir kadın, içinde; havlu, kanaviçe işlemeli eşarp, mendil, iç çamaşırları ve muhtelif dantelalar bulunan bohçayı köy köy dolaştırırlardı. Kapı önlerinden geçerken de “Bpohçacııı!” diye seslenirlerdi.

Bohçasının içinde ne olduğunu merak eden bazı vatandaşlar “Bakalım bohçanda neler var” diye sorar, bohçacı kadın da münasip bir yere oturarak neler sattığını orada bulunanlara gösterirdi. Sade göstermekle kalmaz, yapımında kullanılan malzemeler ve yapılma süresi hakkında da malumat verirdi.

Bazen kıran kırana pazarlıklar yapılır, en sonunda ya fiyat düşürülür veya alacağı miktarın azalmasını istemeyen satıcı gözüne kestirdiği bir işlemeyi daha “Bu da benden” diyerek satışı tamalardı.

İşin tuhaf tarafı aynı bohçacı aynı kapıdan bir daha geçmezdi.

Bazen aldığı maldan memnun olmayan müşteri aynı satıcıyı tekrar bekler ancak bu bekleyişin nafile olduğunu belli süre sonra anlardı.

Bazen farklı motifleri olan dokumalar numune olsun diye satın alınır; aynısı alıcılar tarafından bir benzeri yapılırdı. Sonra da onları düğünlerde, davetlerde giyerek muhataplarına üstünlük sağlamaya çalışırlardı.

Farlı bir motife sahip bir eşyayı gören kadınlar “Bunu nereden aldın” sorusuna; sanki kendisi bulmuş gibi cevap verirlerdi.

Şimdi her şey fabrikasyon olunca ne el emeği kaldı ne de bohçacılar. Biz de iki kelam yazıyla onalrı tarihe havale edelim istedik.

Ne demişler; “Kendi gitti adı kaldı yadigar.”

Bohçacı geldiiii!

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *