
AYIN OLUŞUM TEMELLERİ
Oluşum evrimi öncesi, büyük bir gök cismi dünyaya çok sert çarptı. İnfilaktan sonrası hem Theia hem de dünya’dan kopan parçalar uzaya dağıldı. Evrende bir yumak halini alan bir parça da ay’ın oluşum temellerini attı. O tarihten itibaren yeryüzünde ortaya çıkan boşlukları da okyanuslar bastı. Tektonik plakaların oluşumları da dünya’daki ay hatlarını ortaya çıkardı. O çarpışma olmasaydı yerküre de volkanlar haricindeki dağlar söz konusu olmayacaktı. Dünyayı okyanuslar kaplayacaktı.
-
Büyük çarpışma, dünyamızın eksenini eğip, elips şeklini verdi. Bu yeni çehresinde yani elips halinde de ayın çekim gücü beliriverdi. Yani kısacası dünyanın kardeşi dünyaya geldi ona da ay denildi.
--
Kara ve denizlerde hatta okyanuslardaki gelgitlerin nedeni çekimdir. Yani ay ile güneşin kuvvetleridir. Yaşanan depremlerin de sebebidir. Dünyamızın kutuplarının basık, ekvatorun şişik olması da onun yüzündendir. Yani eksantrik yörünge, yani bu acaip dönüş istikameti, dünya da hayatın kuruluş, yaşamımızın da varoluş çizgisidir.
-
Dünya aydan daha hızlı öndüğü için hep onun önündedir. Kısacası ay dünyamızın etrafındaki dönüşlerinde, adeta bir takoz görevi görmektedir. Yani rüzgarları o frenlemektedir. Dört mevsimimizdir. Aynı zamanda takvimimizdir. Medcezir’lerin de tek sebebidir. Sanki dünyamızın bir pervanesidir.
-
Bilim adamlarınca, kozmik dönemde ayın dünyaya çok yakın olmasından dolayı bir günün dört saat sürdüğü belirtilmekte. Dinazorlar döneminde de yirmi beş saatten fazla olduğu ifade edilmektedir. Yani güneşin günde iki kere doğup yine bir günde iki defa battığı dile getirilmektedir.