
SABRIN FENERİ EYYÜB
Her kulun olduğu gibi o Nebi’lerinde imtihanları vardı. Kitâb-ı Mukaddes'te, ve kutsal kitap Kuran'daki Eyüb peygamberin sınavı ise çile kapısında yani sabır katındaydı.
-
göz kamaştıran dağ gibi serveti bir bir elden gitmiş, evin maîşet te’mîni bile rahime hatunun üzerine inmişti. Buda yetmezmiş gibi ardarda kaybettiği çocuklarını da kendi elleriyle toprağa vermişti.
-
Acı içinde kıvrandıran peryodik sancıları, hiçbir çaresi olmayan ağır hastalıkları getiriyor. Vücudunun her tarafından da sürekli akan kara çıbanlar çıkıyordu.
-
Başına gelmiş olan tüm sıkıntılara, dertler zincirinin eklenen halkalarına bir an olsun isyan etmiyordu. En müşkül anında bile açıp kollarını gök semaya gece gündüz yalvarıyordu. Yarabbim lütfunda hoş kahrında hoş diye.
-
İmtihan sona erdiğinde sabrına şükrüne ve ihlasına hayran bırakarak rabbine itikadını itaatini ispatlayan, Eyyüb peygambere ilahi emir ulaşıyordu. insanlık tarihinin darbı mesellesinden yere iki ayağıyla sert bir şekilde vurması isteniyordu.
-
sabrın feneri Eyyüb’ün emri ifasıyla birlikte bir ayağının altından sıcak diğerinin altından ise soğuk su fışkırıyordu.
-
Ya Eyüp, sıcak suyla yıkan bütün yaraların dökülecek. Soğuk suyu da şifa niyetine iç yakalandığın hastalıklar iyileşecek sıhhatine tekrar kavuşacaksın deniliyordu.
-
İsteneni yapıp önce yıkanan Eyüb’ün yaraları tek tek dökülüyor. Soğuk suyu içtiğinde de önceki yani eski sıhhatine tekrar kavuşuyordu
-
Dua bereketi ile koyunların yünlerinin bile ibrişim olduğu Eyüp'ün önünde, çöldeki serap dahi suya dönüşüyordu.
-
Kuran-ı Kerimdeki ayette, Allah-u teâlâ medh-ü senâyla şöyle buyuruyordu biz onun sabır imtihanından hoşnut olduk o ne güzel kuldu.