
BEETHOVEN
Sekiz çocuğun içerisinden bir tanesi zeka ikisi kısmen görme üçü de duyma engelli olan frengi hastası kadın yine hamileydi.
Bu son doğumda dünyaya gelen bebeğine de Beethoven ismi verildi.
-
Ayyaş bir baba ile hasta annenin sekiz çocuğundan en büyük yaşta olanıydı. Huzurun hiç bulunmadığı aile ortamında deprasyondan bir kez olsun uzak kalamadı. Sara hastalığı ile bir ömür arkadaşlık yaptı.
Tahsil için gittiği gün annesini, dönüşünde ise babasını kaybetti. Bu talihsiz delikanlı yirmi esere imzasını attı. Suç ve ceza Dostoyevski’nin dünya da en çok okunan romanıydı.
-
İki erkek kardeşi de, daha bebekken hayatlarını kaybetti. Diğer üç kız kardeşi de Nazi faşizmine kurban gitti. Bu acılı ailenin içinden çıkıp hukuk fakültesini bitirdi. O kısacık ömründe de dava romanı dahil yedi tane eser verdi. Adı yalnız yaşayan adama çıkan Bohemyalı kafka, kırk yaşına bastığında yakalandığı verem illetinden kurtulamayarak erken yaşta can verdi.
-
O yıl içinde öleceğini öğrendiğinde kırk üç yaşındaydı. Meteliksiz Anthony Burgess eşi lynne’e bir şey bırakmak için daktilosunun başına geçip yazmaya başladı.
-
Önümde bir ilkbahar, bir de sonbahar, ve tek bir tane de yaz var. Benim için bir daha kış olmayacak diye başladıktan sonra, gecesini gündüzüne katarak peşpeşe beş tane kitap yazdı.
-
Havalar iyice soğuyup kış başladığında, beş romanı hazırdı. Eşine bırakacak bir mirası olduğuna sevinen Burgess, artık ölüme kalben de hazırdı.
-
Ama bir daha görmem dediği o kışı da yaşamıştı. Yazarak kanseri yenen bu savaşçı adam uğraşısını hiç ara vermeden sürdürünce, ömrüne otuz üç yıl daha katarak yetmişten fazla esere de imza attı. Yetmiş altı yaşında veda eden Burgess’in en çok okunan romanı ise otomatik portakaldı.