reklam
reklam
38,0209 %0.28
41,8444 %-0.46
3.719,34 % -2,04
83.644,00 %2.249
AMASYA
00:00:00
İftar vaktine kalan
Amasya
Hafif yağmur
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

OYALI MENDİL

YAYINLAMA:

Zarafet vardı?

Gönül dilini nakış nakış eşya üzerine nakşeden kınalı eller vardı.

Her rengin, her motifin, her şeklin kendine özgü bir ifadesi vardı.

Edep vardı.

Kızlarımız çeyizlerini uluorta işlemezlerdi. Çünkü çeyiz bir izdivaç hazırlığı idi. Her genç kız tarafından hazırlansa da kimseler bu hazırlığı göremezdi.

Gösterilmezdi. Çeyizler arasında mendiller mühim bir yer tutardı.

Mendil gönül lisanlarından biriydi. Çünkü mendiller bir devrin vazgeçilmez eşyasıydı. Her erkeğin cebinde mutlaka mendil bulunurdu. Yaşlılar mendili çift kullanılırdı. Birinin adı? Temiz mendil? idi.

Bir şadırvana oturup abdestini alırken en son ona müracaat ederdi. Onunla kurulardı kollarını ve yüzünü. Sonra titreyen elleriyle itina ile katlar bir sonraki abdest alacağı zamana kadar, saklardı koynunda.

Tarlada çalışanlar terlerini silerdi o mendillere. Bıçkın delikanlılar gömlek yakasına bağlar, gömleğin yakasının kirlenmemesini sağlardı.

Kızlarımız çeyizlerinde oyalı mendiller bulundururdu.

Nişanlı olanlar nişanlılarının ismini işlerdi mendillere. Şayet nişanlı değil de bir sevdikleri varsa hatırlayacağı bir işaret koyarlardı mendile.

Her şey kullan at devrinden sonra yitirdi hükmünü. İtina ile katladığımız mendilleri katlanmış olarak sundular bize. Üstelikte kâğıttan.

Aslında bunun katlanılacak bir yanı yoktu. Ne bir motif vardı ne bir renk. Sadece jelâtinden yapılmış muhafazasında markası vardı.

Ancak bir defaya mahsus kullanılıyordu. Islandı mı daha kullanılmıyordu çünkü. O el emeği göz nuru işlemeli mendiller zamanla ayrıldı hayatımızdan.

Üç-beş ihtiyarın cebinde kaldı önceleri. Onlar da hayattan el etek çekince arkadan gelenler unuttular oyalı mendilleri.

Zarafet kayboldu.

Renkler kayboldu.

İlmek ilmek işlenen ve gönlün renkli ifadesi olan mendiller kalmadı artık.

Mendil, temizlikti?

Mendil, alın teriydi?

Mendil, edepti?

Mendil, bir mektuptu.

Öyle bir mektuptu ki, gönülden gönle yazılan?

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *