reklam
reklam
38,0209 %0.28
41,8444 %-0.46
3.719,34 % -2,04
83.644,00 %2.249
AMASYA
00:00:00
İftar vaktine kalan
Amasya
Hafif yağmur
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

BORABOY YOLUNDA BİR GÖNÜL

YAYINLAMA:

Takvimler 2019 yılının sonbaharını gösteriyordu. Taşova Gazetesinde yazmaya başlayalı bir iki ay ancak olmuştu. Ben Taşova’yı hiç tanımıyordum. Daha önce yolum hiç düşmemişti.

Ahmet günaydın Beyle sadece telefon üzerinden görüşmelerimiz oluyordu. Günlerden bir gün karar verdim. Bir günlüğüne de olsa Taşova’ya gidecektim.

Ünye’de gerekli işlerimizi tamamlayıp, bazı hazırlıklar yaptıktan sonra eşim ile birlikte yola koyulduk. Ünlerden salıydı ve ben gazetenin Salı günleri çıktığını bilmiyordum.

Güzergâhımız; Akkuş, Niksar, Erbaa üzerinden olacaktı. Erbaa ilçesine vardığımızda Taşova’ya çok yaklaştığımızı biliyorduk.

O zamanlar şehre ilk gelen yabancı şehir merkezi bulmakta güçlük çektiğinden sora sora şehir merkezine ulaştık. Önce kalacak yerimizi halledip Ahmet Günaydın Beyle bir telefon görüşmesi yaptım. Akşama buluşmak üzere anlaştık.

Bu arada hazır Taşova’ya gelmişken Boraboy Gölünü ziyaret etmemek olmazdı. Zaten o gece orada kalacaktım. Kalacağımız yeri ayarladıktan sonra bu sefer Boraboy Gölüne gitmek için yola koyuldum. Ünye’den çıktıktan sonra yollarda ara sıra durup fotoğraf çekmek ve bulunduğumuz yer ile ilgili bazı araştırmalar yaptığım için 2,5 saatlik yolculuk yaklaşık dört saati buldu.

Taşova’nın içinden çıkıp Boraboy istikametine doğru yol alırken her yeri ilk defa görüyordum. Bu da beni heyecanlandırıyordu. Bazen ağaçlar arasından, bazen sararmaya yüz tutmuş otların yanından geçerek yoluma devam ederken şimdi tam olarak neresi olduğunu bilmediğim bir yerde namaz için mola verdim. Taşova’dan çıkış istikametine göre sol tarafta kalan bir camii idi. Yanlış hatırlamıyorsam zemin katı işyeri gibi ve merdivenlerle çıkılan bir ibadethaneydi.

Merdivenleri ağır ağır çıkarken öğle namazını eda etmiş cemaat camiden çıkıyordu. Ben önce çıkanları bekledim. İçeride kimsenin kalmadığına karar verdiğim bir anda basamakları çıkmaya başladım. Daha birkaç basamak çıkmıştım ki nurani bir ihtiyarla karşı karşıya geldim. O da camiden çıkıyordu. Tam aynı basamakta birleşince yüzüme baktı ve bana “Camimize hoş geldiniz” dedi.

Şaşırdım.

Yabancı olduğumu biliyordu. Hem öyle olsa bile sanki beni ev sahibi gibi karşıladı.

“Camimize hoş geldiniz…”

Küçük bir sohbetin ardından beni dualarla uğurladı. Camiden çıkınca oralarda yoktu. Belli ki evine gitmişti. İçimden biraz sohbet ederim diye düşünmüştüm.

Ne zaman Boraboy ismini duysam o pirifâninin “Camimize hoş geldiniz” cümlesini duyar gibiyim.

Anadolu insanı işte. Vücudunda sadece kalp değil “gönül” de taşıyor.

Şayet yaşıyorsa o amcamıza sağlıklı bir ömür dilerim.

Hoş bulduk efendim…

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *