
AYRILIK YAMAN KELİME
Uzun süre buralarda değildim. Dünya denilen mekânda insan ne ile karşılaşacağını bilemiyor. Gün geliyor kendinizi bir gailenin içinde buluyorsunuz.
Daha dünyamızı işgal eden görünmez düşman ile mücadele ederken şahsi problemler çıktı karşımıza. Babamın, anamın hastalığı derken uzun bir tedavi sürecinin ardından kayınpeder vefat etti. Ardından ben bir cerrahi müdahale geçirerek atmosferle uzun zaman irtibatımız koptu.
Her ne kadar telefonun diğer ucunda bir tanıdık sesi olsa da yüz yüze görüşmenin tadını vermedi. Ve nihayet gezebilecek kadar düzelince kalemi de elimize aldık.
Çok önemli bir problem olmazsa, bundan böyle haftada bir de olsa beraber olacağız.
Bu arada bazı planlar yaptık. Hepsi de yarınlara bırakacağımız kültürel miras olarak adlandırılabilir.
Kendi çabamızla bazı seyahatler yapıp gördüklerimden dikkate değer bulduklarımı kaydedeceğim bir yere. Malum ne kadar okursan oku, ne kadar bilirsen bil; bir yere not edilmezse seninle birlikte onlar da çekilecek dünyadan.
Biz de bizde olanlardan gücümüz yettiği kadarıyla bir yerlere not ettiklerimizi tarihe havale etmeye karar verdik.
Nasıl ki dünde olup da bugüne gelene kadar bazı şeyleri kaybettiğimiz gibi; bugün olanların tamamını olmasa bile bir yere not ettiklerimizi yarınlara havale etmek gerektiğini düşündüm.
Böylece ikinci “Taşova Yazı Günleri” başlamış oldu.
Bu uzun aranın ardından yazılmış ilk yazı olduğu için bir tanışma yazısı gibi olsa da biz birbirimizi tanıyoruz aslında.
Ne olursa olsun ameliyat denilen şey insan hayatını olumsuz olarak etkiliyor bir süre. Nekahet dönemi geçince iyileştiğinizi anlıyorsunuz. Diğer insanlar gibi hareket edip, onlar gibi yiyip, içiyor hatta gezip dolaşıyorsunuz.
Kısaca sağlık mühim bir şey.
Sözümüzü Kanuni Sultan Süleyman’ın iki mısraı ile bitirelim.
Halk içinde mu’teber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi
Yeniden görüşmek temennisi ile sağlıklı ve huzurlu yarınlar dilerim.