reklam
reklam
38,0274 %0.26
42,1059 %-0.18
3.806,78 % 0,26
82.535,39 %-2.42
AMASYA
00:00:00
Sahur vaktine kalan
Amasya
Hafif yağmur
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

YÜZYIL SONRASINDA YİNE AYNI RÜYADALAR

YAYINLAMA:

El Ahval, En Nasır, El Sebat ve Zahletü-l Günah isimli gazete çıkarttılar. Çeşitli özel okullar açtılar, hastanelere el attılar. Satın aldıkları adamları ile Lazkiye çevresinde Alevi, Cebel-i Durz’de Dürzi, Şam mıntıkasında Şam, Halep bölgesinde ise Halep adlı üç tane ayrı devlet kurdular.

-

Kar beyaz ve Kom köylerinden Hasan ile Rifat isimli iki vatandaşı kurşuna dizdikten sonra kafalarını taşlarla ezerek kuyuya attılar. Vukuf köyünde ise İbrahim adlı kişiyle birlikte iki evladını evlerinin avlusunda ateş yakıp diri diri içine attılar.

-

El Melihha ve Cisrin ile Guta köylerini yerle bir ederek haritadan sildiler. Cermana köyünü ise bütün kadınların ırzına geçtikten sonra ateşe verip, her bir şeyi cayır cayır yaktılar.

-

Yüzbaşı Collet denilen vicdansız adam, Mürevved’in cesedini Şam'daki Hicaz tren istasyonundan,

Merç alanına kadar yerlerde sürükleterek, meydanın tam ortasına kurduğu darağacında astırdı. Dahası cansız bedenine kurşun yağmuru yağdırıldı.

-

Yüz yıl önce Osmanlının Şam vilayetini yani şimdiki Suriye ile bu günkü adıyla Lübnan’ı işgal eden zalim Fransızlar tüy ürperten caniliklere Afrika ülkelerinde de devam ettiler. Cezayir'de bir buçuk milyon insanı resmen katlederek, soykırım suçu işlediler.

-

Böyle bir sicile sahip olanlar yani Fransızlar, yüzyıl sonrasında yine aynı rüyalarla Suriye’nin kuzeyinde film çevirmeye kalktılar. Çimento torbalarının içine bile gizlenip kirli planlarını icra etmeye kalktılar.

-

Bu keneye, bu sülüğe, bu emperyal tilkiye artık o eski  çamların bardak olduğu gösterildi. Tüm oyunların bittiği söylendi. Bu ders yetmedi mavi vatanda yani gönül coğrafyamızda bize efelenmeye

yeltendi. Doğu Akdenizin polisi, yani kaptan-ı deryaların torunları da ona dersini verdi. Hınçla Kafkasya’ya yöneldi. Suşa önlerinden it gibi kovalanışını ise tüm dünya izledi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *