
GÜL YAPRAĞI
Diyar bilginleri, kendi aralarında çok düşünüp az konuşan bir suskunlar meclisi kurmuştu. Bu heyette kırk kişiden oluşuyordu.
-
Meclis üyelerinden bir suskunun vefat haberini alan Horasan’daki İslam alimlerinden Molla Câmi yani Nureddin Abdurrahman Câmi'de suskunlar meclisine üye olmaya niyetlendi.
-
Meclis binasının tam girişindeki müracat kısmından adının yazılı olduğu pusulayı toplantıdaki suskunlara gönderdi. Meclis üyeleri iletilen bu teklifi görünce çok üzüldüler. Çünkü câmi hayete layık olan bir bilgindi lakin ölen üye yerine birini aldıklarından, ona olumlu bir cevap verilemezdi. Meseleye çözüm yolu arayan meclisin başkanı, bir bardağı tamamen suyla doldurduktan sonra dışarıda cevap beklemekte olan Molla Câmî’ye gönderdi. Ünlü bilgin bu mesajı gayet iyi anlamıştı. Yani bir damla daha su konursa bardak taşacaktı. Yani bir üye daha almak imkansızdı. Oda gülden bir yaprak koparıp suyun üstüne koyarak cevap olarak yolladı. Su taşmamıştı. Ve suskunlar meclisi de bu cevabın mânasını gayet iyi anlamıştı. Konan kural câmi için rafa kaldırılıp, kırk birinci üye olarak adı meclis defterine yazıldı.
-
Kırk sayısına bir kişi eklenip bir sıfır daha konmuştu. Yani rakam dört yüzü bulmuştu. Böylece Meclis’in değerinin câmi ile on misli daha arttığı da ilan edilmek isteniyordu. Bu durumdan haberdar edilen ünlü alim câmi ise yeni meclis sayısının o şekilde gösterilmesini bir türlü içine sindiremiyor, sağ taraftaki yeni sıfırı silerek sayının soluna koyuyordu. Yani onu 040 olarak düzeltiyordu.
-
Gül yaprağı deyip geçmeyin. O çok şeye kadirdir. Gönüllerin aspirinidir. Sırra erenlerin erdemidir. Aşıkarın kalplerinin resmidir. Tevazunun haddin ve zerafetin bir hiç olabilmenin göstergesidir.
-
Her payeyi şükürlerle hazmedebilmektir. Yani câmi gibi kendini solda sıfır görebilmektir.