
DUHOK
Farklı dinlerin ve dillerin birlikte yaşadığı kozmopolit bir şehir.
Çok sayıdaki mülteciyi bünyesinde barındırmakta. Nüfusu da necef ile aynı rakamda yüzölçümü ise onun yarısını bulmakta.
-
Dicle nehrimiz tarihi kenti ikiye ayırmakta. Üstündeki barajdan da Duhok’a içme suyu sağlanmakta. Dahası bağ ve bahçeler de sulanmakta
-
Elli yıl önce ilçe halindeyken, kent yapılan Duhok on yılda fazla göç aldı. Teröristlerin yuvalandıkları, Ermeni Keldani ve Asurilerinde yaşadığı bu şehrin sokaklarında, Hayerence, Kürtce, Aramice, Arapca ve Türkçe lisanları günlük yaşamda çok etkin kullanılmakta. Yani kentte hayat beş ayrı dille akmakta.
-
İşte bu kentin, Zaho ilçesine bağlı turistik bir yerleşkesinde, geçen aylarda bomba patlatıldı. ve olayda dokuz kişi hayatını kaybederken yirmi dokuz kişi de ağır yaralandı. Olayın ekranlara geldiği, ilk dakikalarda da kör havanları asla kullanmayan ülkemiz suçlandı.
-
Kim suçladı? İran’a parasını ödemediğinden dolayı ceryanı kesilmiş bulunan, yani halkını karanlıkta bırakan mevcut ırak hükümeti yani iktidar. Yani şu anda emperyalistlerin arzuhalciliğini yapanlar, muktedir olamayan çürük payandalar.
-
Başta Çin olmak üzere uçan kuşa borçlular. Fransa, Almanya ve birkaç Avrupa ülkesine avuç açmaktalar. Ülke hızla bir iç savaşa içine doğru sürüklenirken yöneticiler de yaprak gibi savrulmakta. Sanki bambaşka bir dünyada yaşamakta.
-
Ya öteki? Parçalanan ülkesinin güneyi ile yetinmeye razı konumda. Yani ne kalırsa kar havasında. Elindeki Golan tepelerini tamamen İsrail’e, Akdeniz’e bakan penceresini yani sahil kentini otomatikmen Rus’lara, kuzeyini de teröristlere iç kesimdeki varoşları ise İran’a terk etmiş durumda.
-
Haseke ile deyr-i zor’daki tüm petrol kuyularına Amerika çökmüş pozisyonda. Irak ile arasındaki Rabia el Tanf ve Ebu Kemal isimli üç sınır kapısında da malesef, illegaliteye adres sorulmamakta.
Yani harabeye dönmüş ülkenin bütün topraklarında, siyah kan nereye akıyor tüm mesele orada aslında.