reklam
reklam
37,9710 %-0.05
41,1532 %-0.16
3.804,28 % 0,96
82.731,73 %0.525
AMASYA
00:00:00
İmsak vaktine kalan
Amasya
Hafif yağmur
17°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

BUGÜNDE AKŞAM OLDU, YARINA ALLAH KERİMDİR..

YAYINLAMA:

Başlıktaki sözü, büyüklerimizden çok işitirdik. Bugünde karnımız doydu  yarına ALLAH  kerimdir.. Özellikle eline geçen fırsatlarla hızlı ekonomik, sosyal değişimler gösteren kişiler için kullanırdı bu cümleleri. Aslında bu söz, bir gelecek kaygısını da anlatır.

Atalarımız: “Ayağa değmedik taş, başa gelmedik iş olmaz.” demişler. Ne güzel bir söz! Yaşamın önümüze neleri çıkaracağını şimdiden kestiremeyiz. Olumlu ya da olumsuz bir yaşam çizgisi her an karşımıza çıkabilir. İnsan yaşadıkça birçok alanda sorunlar yaşayabilir. Önceden düşünmediği birçok dertle karşılaşabilir. Büyüklerimizin sözüyle nasıl da uyuşmakta. Mantıklı düşünmenin halkça anlatımı bu sözlerde ne kadar güzel özetlenmiş.

İnsan varlık içinde olabilir. Yaşamındaki her şey istediği gibi gidebilir. Önüne çıkacak olumsuzlukları varlıklıyken, özellikle de gençken düşünmez. Yaşamın olumsuzluklarının hep başkalarınca yaşadığını düşünür. Oysa olumsuzluklar, sağlıksız günler, kötülükler, ekonomik sıkıntılar, doğal felaketler, salgın hastalıklar, savaşlar, yıkımlar, yangınlar, geçimsizlikler hep insanlar içindir. Bu nedenle “Ne oldum?” dememeli. Deyip de rahatlığa kapılmamalı. Hele ki her türlü savurganlığa yer verilmemeli yaşamda. En büyük savurganlık; insanın bedeninden,  sağlığından yaptığı savurganlıktır. Bu savurganlığın giderilmesi olanaksız…

Büyüklerimize göre insan yaşamının temel felsefesi, “Ne olacağım?” sorusunda gizliydi.

Gelecekte nelerle karşılaşırım?

Hangi olumsuzluklar beni beklemekte ilerde?

Bir lokma ekmeği çiğneyecek takatim kalacak mı acaba?

İki adım yol yürüyecek, adım atacak gücüm olacak mı?

Sevdiklerimle kucaklaşacak dermanı bulabilecek miyim kollarımda?

Elimdeki varlığı yitirip namerde, iki lokma için el avuç açacak mıyım?

Bu sorular uzayıp gider. Hepsi de bir gelecek kaygısı taşır. Bir buçuk   iki yıl  önce dünya neredeyse kaygısız, korkusuz bir yaşantının içindeydi. Herkes günlük yaşamın sarhoşluğu içinde birçok sorunu görmezden gelmekteydi.  En zengininden en yoksuluna dek ülkeler, kişiler benzer sorunları, salgından korunma güdüsünü yaşadı. Toplumsal sorunlar salgınla çığ gibi büyüdü ve açığa çıktı.

Gelecek, bilinmezlerle dolu olduğu için güzeldir. Gelecek, umutla dolu olduğu için ümittir. Gelecek, geçmişi unutturduğu için ilginçtir.

Gelecekle ilgili planlar oluşturan ve geleceğe yatırım yapan tek canlı insandır.

İnsanoğlu; “Ne oldum?” dememeli, “Ne olacağım?” demeli ki geleceğini planlayabilsin. İleride karşısına çıkabilecek sorunlara çözüm üretebilsin.

Gelecekte aydınlık günler dileğiyle hoşça kalın..

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *