
ANKARA ÜZERİNDE KARA BULUTLAR..!!!
Yaklaşık beş günlük bir Ankara ziyaretim oldu , bu beş günlük ziyaretimde gerek siyasi, gerek eski dostlarımız ile karşılıklı görüşmelerimiz, Kızım Melike, damadım Satılmış torunum Atlas, Abilerim Mehmet ve Sami Köse ziyaretlerimiz, yine bir çok Astsubay, Subay, General dostlarımız ile görüşme fırsatlarım oldu.. Tıpkı Türkiye genelinde olduğu gibi Ankara’da yaşayan insanların kaygısı da, hayat pahalılığı, yaşam mücadeleleri, yağmurlar, seller, fırtınalar, trafik ve daha birçok konular hakkında fikir ve görüş alışverişinde bulunduk..
En baştaki görüşüm, her şeyden önce büyük şehirlerde yaşam gerçekten çok zor, hem maddi hem de manevi olarak.. Ulaşım zaten başlı başına bir sorun, hayat pahalılığı almış başını gidiyor. Herkes ama herkes alım gücünün çok çok zayıfladığını, geçtiğimiz altı ay öncesinde ayda dört kilogram evine et alabilen geliri yüksek vatandaşımız bile artık ayda bir kilogram et alabildiğini söylüyor.. Ankara’da ikametgah eden Merzifon'lu bir hemşehrilerimiz "hadi bu hafta sonu Merzifon’a gidelim, nasıl olsa 300 km, arabanın yakacağı 300 tl, hem anneyi babayı, hem akrabalarımızı ziyaret ederiz, hem de tereyağı, peynir, kiraz gibi ihtiyaçlarımızı alırız diye düşünenler, maalesef artık zaruri olmadıkça bırakın yola çıkmayı, Batıkent’ten kalkıp Kızılay'a bile gidecek bir hallerinin kalmadığını ifade ediyorlar. Ankara’da ki tanıdık, eş, dost, hısım, akraba herkes aynı şeyi düşünüyorlar...
Gelelim Ankara politikasına... sanki herkes fırtına öncesi sessizliği yaşıyor. Tunalı Hilmi caddesinde büfesi olan bir arkadaşla ayak üstü muhabbet ettim, kendisini de daha önceden tanıyorum, çok bir siyasi tarafı olmayan ama herşeyi de sorgulayan yapıda bir arkadaş (sizlerde bilirsiniz hepimizin etrafında böyle arkadaşlarımız çoktur), hatta sözcü gazetesi köşe yazarı Deniz Zeyrek beyle bile hergün gelip geçerken ayaküstü konuştuğunu sürekli ifade ederek ülkenin ekonomik durumu ve politik durumunu konuştuğunu söylüyor.. Bu arkadaşımız şöyle diyor "Abi artık Adalet ve Kalkınma Partisinde deniz bitti, kara göründü, bunlar gidiyorlar, bu saatten sonra artık kendileri düşünsün" diyor.. Yani yirmi yıldır bir düzenleri vardı, bu düzenleri bitiyor, kendileri bilecek, işleri zor artık diyor.. Evet bu saatten sonra kendileri bilecek artık, çünkü 3000 tl maaş alıp aç yaşayan emeklinin halini düşünmüyorsalar, emeklinin aç yaşadığını düşünmüyorsalar kendileri bilir...
Ankara’nın üzerinde kara bulutlar dolaşıyor, hem de öyle kara bulutlar ki bakalım kimin başına yağacak bu kara bulutlar..!!!!
Fazla bir zaman kalmadı , çok yakında seçim takvimi açıklanacak ve adaylar netleşecek.. Ondan sonra siyaset arenasında kazanlar kaynamaya başlayacak. Ama en çokta, mevcut iktidarın işi gerçekten zor, tabi milliyetçi hareket partisinin işi daha da zor gözüküyor.. Millet İttifakı'nın adayı bir an önce açıklanırsa, sanki ülkenin yüksek geriliminin birazda olsa düşeceğine inanıyorum.
Bekliyoruz bakalım dört gözle...
Ankara’da hava kasvetli ve kara kara bulutlar birilerinin üzerinde dolaşıyor, özellikle tepelerde....
Mutlu günlerde buluşmak dileğiyle hoşça kalın..