
EMEKLİ VATANDAŞIMIZ AĞLADI ...
Türkiye’nin en acil sorunları nedir” sorusuna yapılan araştırmada yüzde 89’la ekonomik sorunlar ve hayat pahalılığı, geçinememe ilk sırada yer almış. Geçmiş dönemlerde yapılan araştırmalarda ise bu soruya yüzde 68.3 ekonomik kriz ve üretimsizlik; yüzde 30.1’le koronavirüs, yüzde 26.4’le işsizlik, yüzde 10,5’le de enflasyon, hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı denilmiş.
Çünkü gerçekten seçmenin en önemli sorunu ekonomi. Türkiye’nin acilen çözülmesi gereken en önemli sorunları nelerdir diye soruyor ama seçenek sunmuyoruz, açık uçlu bir soru bu. Aklınıza gelen her sorunu sıralayabilirsiniz. Ekonomik kriz, işsizlik, hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı gibi ekonomi ile ilgili dertlerin tamamını topladığımızda her ay bu oran artıyor. Ocakta 63 ölçmüştük, Nisan’da yüzde 85’in üzerinde ya ekonomik kriz, ya hayat pahalılığı üzerinden tarif edilen sorun. Onun hemen arkasından koronavirüs ile ilgili ve diğer konular geliyor.
Buna yakın bir diğer soru da aile ekonomisinin durumu ve gelecek beklentisi. Yapılan araştırmalarda her 100 seçmenden 79’u kendisinin ve ailesinin gelir durumunun geçen yıla göre daha kötü olduğunu söylüyor. Yine vatandaşlarımız Türkiye’nin durumu bir yıl içinde iyiye mi, kötüye mi gidecek sorusuna, yüzde 74’ü daha kötü olacak yanıtını veriyor, aynı kalacak diyenlerin oranı ise yüzde 12. Bu yanıtlar oy davranışlarına nasıl yansıyor acaba onu çok merak ediyorum..
Ekonomideki kötüye gidişat ve belirsizlik insanların ruh halini sarsmaya başladı. Market reyonlarındaki etiket fiyatları, maaşların ev kiralarını karşılayamaması, geçim sıkıntısı olan insanların geleceğe umutsuz bakmasına neden oluyor. Toplumun neredeyse bütün kesimlerini etkileyen ekonomik krizi hissedenler mevcut durumlarını korumaya çalışıyor ancak kurdaki oynaklık buna da izin vermiyor. ‘Kiralık dairelere zam, akaryakıta zam, bebek mamalarına zam’ neredeyse her gün duyduğumuz, gördüğümüz krizin en çarpıcı örneklerinden sadece birkaçı. Durum böyle olunca toplumda tükenmişliğin yanı sıra bir ruhsal çöküş de meydana geldi.
Kıymetli dostlarımız gördüğünüz gibi yukardaki tabloyu incelediğimizde gerçekten hepinizin moral ve motivasyonu bozuluyor..
İkibin yedi yüz tl emekli maaşı alan bir abimiz , maaşını çekmiş işyerime geldi oturdu cebindeki aldığı maaşı saydı ve bana döndü gözleri dolu vaziyette" Haydar efendi 2700 TL maaş aldım, 600 TL doğalgaz faturası (evde rahat rahat ısınmadığını belirtti) 250 TL elektrik faturası, 100 TL su faturası, ve 1500 TL 'de Rize 'de üniversite 'de okuyan kızına para göndereceğini söyledi.. Yani maaşının 2450 TL 'si oralara gidiyor, ve gelde 300 TL ile hadi geçin bakalım diye dert yandı"..
Eyyyyy hükümet, eyyy Sayın Cumhurbaşkanı emeklinin, dar gelirlinin, işçinin, memurun durumu bu....
Saray'dan manda yoğurdu ve hurmanın tarifini verme vatandaşa, bu maaşı ile nasıl geçiniyor diye merak et, yada bu maaş ile nasıl geçinebilir onun tarifini yap.. Sağlıklı, huzurlu ve zamsız günlerde buluşmak dileğiyle hoşça kalın..