
KENTTEN KIRSALA DÖNÜŞÜN FORMÜLÜ!
Sık sık kent merkezlerinden kırsala dönüş için projeler çıkartılıyor, çeşitli teşvikler veriliyor ama sonuç olarak taleplerin beklentilerin çok altında kaldığı görülüyor.
Kırsalda çiftçinin ürettiği ürünün maliyetler karşısında ezilmesi ve kazancının gün geçtikçe azalması kentten kırsala göçün önündeki en büyük engel olarak görülüyor. Bunu genç nüfusun kırsalda kalmak istememesi, eğitimin 12 yılda zorunlu olması ve kentteki konforun kırsalda yakalanamaması da eklenebilir tabiki…
Ben de bu konuya biraz mizahi şekilde yaklaşmak istedim…
Biliyorsunuz her mahalli seçimde büyükşehirlerden küçük şehirlere ve ilçelere ne kadar seçmen kayıyorsa, bir o kadar da küçük şehirlerden ve ilçelerden köylere sadece destekledikleri muhtara oy vermek için kaydını aldıran o kadar insan oluyor.
Seçim bitiyor, herkes yerli yerine, köylü köyüne, kentli kentine kağıt üzerinde tekrar dönüyor…
Bu da bize kentlerden kırsala gönüllü göçün de olabileceğini gösteriyor.
Bunun için neler yapılabilir diye kendimce fikir jimnastiği yaptım…
Gelin mahalle muhtarlıklarını kaldıralım, sadece köy muhtarlıkları kalsın…
Maaş + SGK işin içerisine girdikten sonra muhtarlıklara yönelik taleplerin ne kadar arttığı ortada. Bir köyde en az 3-4 muhtar adayının, bir mahallede 15’in üzerinde adayın yarıştığı seçimlere şahitlik ettik.
Muhtarlıklar bu kadar cazip hale gelmişken, köy muhtarlıklarına yönelik talebin daha da artmasına neden olmaz mı sizce?
Bence olur…
Eee hal böyle olunca köyde muhtarlık gibi bir düşüncesi olan da kentteki, kasabadaki tüm eş ve dostunu sadece amacına ulaşmak için buralara çekmez mi? Çeker ve o kadar olmasa da çekildiği de görüldü.
Tabi bu kağıt üzerinde olabilir… Seçim biter yine kentli kentine, kasabalı kasabasına dönebilir…
Bunun da önüne nasıl geçilebileceği ile ilgili şeytani bir fikir de geldi aslında aklıma…
Seçimlerden önce seçmen hareketliliğine göz yumulmuş olsa, oyların kullanımına müsaade edilse, daha sonra da görevini yapıp tekrar eski ikametgahlarına dönmek için Nüfus Müdürlüklerinin yolunu tutan vatandaşlara da ‘Dur kardeşim gittiğin yerde en az 2 yıl ikamet etme zorunluluğun var’ denilse (tabi amacı seçim olmayanlar hariç tutularak) ve hatta daha da ileriye gidilip, ‘sizin burada yaşayıp yaşamadığınız her hafta düzenli olarak güvenlik güçlerimiz tarafından kontrol edilecek ve rapor tutulacak” da denilmiş olsa, alın size iki yıllığına da olsa kentten kırsala göç metodu.
İki yıl köyde kalmak zorunda kalan, buranın yeniden yaşam koşullarına alışan, artık hayatını burada idame etmeye başlayan (bir oy uğruna zorunlu da kalmış olsa) vatandaştan inanıyorum ki yüzde 10’u süresi bittiğinde ancak kentte döner.
Alın size kentten kırsala göçün metodu…
(Tabi bu sadece bir hayal ürünü metod, ama hayaller olmadan da yaşanmaz ki).