
HAYAT PAHALILIĞI ALDI BAŞINI GİDİYOR
Son aylardaki zaruri tüketim malları, gıda, giyecek, içecek, mobilya, yapı inşaat malzemeleri, kısaca iğneden ipliğe gelen fiyat artışları gerçekten hayatımızı iyice zorlaştırır hale gelmiş durumda ...
Yakın zamana kadar almış 40 TL’ye aldığımız bir kilo tereyağı 70 tl olmuş durumda, tarım ülkesi olduğumuz halde kuru bakliyat fiyatlarındaki artış artık önlenemez durumlara gelmiştir..
Son günlerde ise fahiş fiyat artışları en çok konuşulan konular arasına girmiştir. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yaptığı açıklamada "maliyetleri düşürmek ve fırsatçılarla mücadele ederek en kısa zamanda enflasyonu kontrol altına alacağını, etiketlerdeki fahiş fiyat artışlarının önüne geçileceğini" söyledi.. Ben bu politikalar ile bu fiyat artışlarının önüne geçileceğini pek tahmin edemiyorum, tam tersi belki de önümüzdeki günler özellikle kış aylarında yumurtadan, patatese kadar herşeyin yine aşırı şekilde artacağını tahmin ediyorum, kış sebzesi olan pırasanın bile kilogramı 10 tl'den yiyeceğiz...
Peki bu fiyat artışlarının artmasına paralel olarak maaş artışlarının ne kadar cılız kaldığının farkında mısınız, maaşlarımızın alım gücünün ne kadar çok düştüğünün farkında mısınız...
2.500 tl maaş alan bir emeklinin maaşı % 50 enflasyona yenildiğini biliyor muyuz?..
Geçim derdi gerçekten hepimizi çok yoruyor, okulların açıldığı bu günlerde kitaptan, defter parasına kadar herşey ateş pahası, birde bu fiyat artışlarının arkasında fırsatçı, ticari ahlak yoksunu bir grup var. Bunlar fırsatçılık yaparak fahiş fiyat ve ürün stokları yaparak gıda, temel ihtiyaç maddelerinin fiyatlarındaki artışları suni olarak yükselmelerine sebep olmaktadırlar...
Sokaktan yansıyan ve bağımsız uzmanlardan gelen sinyaller, maalesef enflasyon nedeniyle çok sıcak hatta bunaltıcı bir kışa koştuğumuzu haber veriyor!.. Özellikle son birkaç yıldır ülkemizin en önemli sorunu haline gelen kararsız ekonomi, vatandaşların bütçesini ciddi anlamda etkiliyor. Bugün gördüğünüz bir ürünün fiyatının birkaç gün içinde tekrar arttığını görebiliyorsunuz, kasada fiyatı duyduğunuzda bir yanlışlık olduğunu düşünüp fişe bakma ihtiyacı hissediyorsunuz. İşte bu durumun neden olduğu stresli durumlar gerek sokakta gerek sosyal medyada sık sık karşımıza çıkar hale geldi.
Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bir negatif enflasyon oranı görülmediği müddetçe seneye enflasyon %10’a dahi düşse bile birikimli enflasyon artışı sürerek alım gücünü eritmeye devam edecek ve halkı rahatsız etmeyi sürdürecektir. Allah başta tüm bağ kur, sigorta emeklilerimiz, yani 2.500, 3.000 tl gibi maaşlarla geçinebilen herkesin yardımcısı olsun, sağlıcakla kalınız.