
YOK BÖYLE BİR DÜNYA
Bu karara kimi katılır, kimi katılmaz, kimi ne katılır, ne katılmaz ortada kalır. Yani tartışmaya açık bir konu!!
Su borcu dâhide insanların suyunu kesemezsiniz. İnsani duygularımızı ön plana çıkarırsak insan hakları yönünden yanlış bir uygulama diye düşünüyorum. İnsanları sınıf, din, dil ve etnik yapı ayrımcılığı yapmış oluruz. Bu da benim dünya görüşüme tamamen ters bir düşünce yapısı olur. İnsan haklarını, evrensel yapının birlikteliği görüşümüze ters düşen bir yapı olur.
Madalyonun öteki yüzüne baktığımızda tamamen ülkemizin menfaatleri ve sosyal, kültürel yapısını bozacak bir durumla karşılaşacağız önümüzdeki yıllarda. Çok değil 10 yıl sonra çoğu şehirlerde Belediye Başkanlıkları Suriyeliler’in eline geçecektir, buna emin olun. Özellikle Gaziantep, Kilis hastanelerinde çoğunluğu olmak üzere 200 bin kişi kayıtlardaki doğum sayısı… Bu demektir ki yarın bizim torunlarımız kendi öz vatanımızda azınlık durumuna düşecekler ve kültür çatışmaları, uyumsuzluk başlayacaktır ve ülkemizde kaos ortamı olacaktır… Avrupa’daki yaşayan yabancıları örnek gösterecektir, orada ceza müeyyideleri var, kanun var, anında sınır dışı ediliyor suç işleyenler. Biz de ceza yok, caydırıcı cezalar uygulanmıyor. Yani Suriyeli’nin, Iraklı’nın hele hele Afganlı’nın benim ülkeme gelip yerleşmesini istemiyorum…
Bu taraftan bakınca Bolu Belediye Başkanı’nın görüşüne sonuna kadar katılıyorum. AKP’li bir vekil ekonomimiz çöker diyor Suriyeliler giderse diyor. Bu nasıl bir ekonomimiz var ki, pamuk ipliğine bağlı Suriyeliler’in gitmesi ile çöküyor. Vallahi onlar tek gitsinler, biz ekonomiyi düzeltiriz. Ne yaparız, ne ederiz, gerekirse bedeller öderiz, sıkıntılar çekeriz, daha öncesinde yaşadığımız ekonomik sorunları nasıl atlattıysak, bunları da atlatırız. Yeterki gitsinler memleketlerine. Bakın son hafta içinde en az 6 şehit verdik, Olan hep bizim çocuklarımıza oluyor. Onlar sahillerde, cafe ve discolarda eğlensin, bizler onların ülkelerinde şehit olalım. Yok öyle bir dünya, yok böyle bir iç ve dış politika.
Özgürce kalın…