
DEVLET ADAMLIĞI VE MÜTEVAZİLİK
2017 yılında Merzifon Kaymakamı olarak göreve başlayan Gürkan Demirkale, disiplini, devlet adamlığı otoritesinin yanı sıra mütevaziliği ile de halkın büyük takdirini topluyor.
Geldiği günden bugüne kadar çizgisinden hiç taviz vermeden yoluna devam eden, halktan biri gibi düşünüp, onlar gibi konuşan bunun için de Merzifon halkının çabucak kabullendiği bir isim olarak ön plana çıkan Kaymakam Gürkan Demirkale için bir iki kelam da bizim yazmamız gerektiğini düşündüm.
Kendisiyle istediğimiz zaman rahatlıkla görüşme imkanı bulduğumuz, kafamızdaki sorulara içtenlikle cevaplar aldığımız, yuvarlak (yani olabilme ihtimali) gibi açıklamalardan kaçınan, her sorunun tam çözümünden sonra kesin açıklamasını yapan Kaymakam Demirkale inanıyorum ki memlekette bir iz bıraktı.
Konuşma tarzı bir diplomat ağzından çok, yerel halkın dilinden olan, bu yönüyle de halkın sorularına aldığı cevaplar karşısında zorlanmadığı bir isim olan Kaymakam Gürkan Demirkale devlet adamlığının yanı sıra mütevaziliği ile de ön plana çıkan bir isim olarak hafızalarda yerini koruyacak.
Durduk yere bu yazıyı neden yazma ihtiyacı duyduğumu da en son gözlemlediğim Halk Eğitim Merkezi’nin yıl sonu sergi programından esinlenmiş olmamdan kaynaklandığını söylemem lazım.
Bilindiği üzere konuşmalar protokol sırasına göre yapılır en son mülki amir kürsüye davet edilir ve konuşma süreci bu şekilde sona erer.
Halk Eğitim Merkezi’nin programında kürsüye davet edilme sırası en son olmasına rağmen, plaket takdimi için kalktığında konuşmasını da yaparak kürsüden inmesi ve akabinde daire müdürünün konuşması mütevaziliğine de en büyük örnek olsa gerek.
Tabi bunlar küçük detaylar ama fotoğrafın büyüğüne bakınca karşındaki kişinin karakter yapısını da ön plana çıkan en somut örnekler olsa gerek.
Her Vali ve Kaymakam’ın görev yaptığı il ve ilçelerdeki en büyük arzuları gittiklerinde arkalarında bir iz bırakmak istemeleridir. Bıraktıkları izler bir beton yapıt da olabilir, gönüle dokunuş da…
Konuya beton yapıtlar (yani il ve ilçeye kazandırılan eserler) olarak bakarsak, bunlarda en büyük payın Merkezi Hükümete ait olduğunu görürüz, ama gönüle dokunuş kişinin karakteri, yapısı ve tarzıyla alakalı bir durumdur. Binalar zamanla çürür, yıkılır, yerine yenileri dikilir ama gönül kendisine dokunanı ne yıkar, ne siler ne de unutur.
İllaki bir gün yaşanacak bu yıl olmasa bundan sonraki süreçte… Merzifon Kaymakam Gürkan Demirkale’yi de yolcu edecek… Edecek etmesine ama 70 pare köyü, 20 mahallesindeki yaşayanların gönüllerindeki yeri yıkılmadan, çürümeden, silinmeden bir ‘elveda’ olacak.
Hani derler ya ‘zamanın varsa yapmak istediğini yap’ diye…
Ben de zamanım varken giderken değil, şimdiden yazmak istediğimiz yazmak istedim.
Kalın sağlıcakla…