Son dönemlerde yaşanan kadın ve çocuk cinayetlerine tepki göstermek amacıyla Merzifon Demokrasi Platformu tarafından yürüyüş düzenlendi.
Merzifon Öğretmenevi önünden başlayan yürüyüşte ellerinde dövizler taşıyan katılımcılar sloganlar atarak duruma tepki gösterdi. Çanakkale Parkı'nda sona eren yürüyüş sonunda basın açıklamasını Merzifon Demokrasi Platformu adına Yağmur Özgür yaptı.
Demokrasi Platformu adına Yağmur Özgür tarafından okunan basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı: "Öfkeliyiz, isyandayız, cinayet mahalli ülkede güvende değiliz! Öfkemizle, isyanımızla, can güvenliğimizin olmadığı, sokaklarında özgürce dolaşamadığımız, her birimizin yarın maktul listesinde adımızım olup olmayacağı kaygısıyla yaşadığımız bu ülkenin sokaklarındayız yine! Acımız da öfkemiz de isyanımız da büyüyor! 4 Ekim'de bu ülkenin karşılaştığı en korkunç günlerden biri daha yaşandı; iki kadın göz göre göre vahşice katledildi. Semih Çelik isimli erkek, İstanbul'da yaklaşık 1 saat içinde iki kadını vahşice katletti. Daha 19 yaşındaki Ayşegül Halil ve İkbal Uzuner, sosyal medyasından açıkça katliam çağrısı yapan, suç kayıtlarına rağmen herhangi bir kovuşturma yapılmayan, yargılanmayan Semih Çelik tarafından katledildiler. Van'da kaybolan bedeni 18 gün sonra bulunan, Rojin Kabaişin akıbetini soruyoruz? Babası gibi bizler de intihar olmadığını düşünüyor ve babası gibi soruyoruz, Molla Kasım'a kadar 18 kilometrelik yolu uçarak mı gitti? Rojin'e ne oldu, sormaya devam edeceğiz. Başka bir kadın sokakta yürürken, iki erkek tarafından taciz edildi. Dakikalarca süren tacizde saldırganlar önce gözaltına alınıp sonra serbest bırakıldı. Daha sonra sosyal medya baskısı ile tekrar gözaltına alınan saldırganlar, ses çıkarılmamış olsaydı bugün sokakta dolaşmaya devam edecekti. Daha bu haberlerle yeni karşılaşmışken, bir kadının Mersin Mezitli'de katledildiğini öğrendik. Sonay Öztürk Aslan, Uğur Araç isimli bir erkek tarafından katledildi. Oysa bu ülkede yurttaşlar en temel eleştiri hakkını kullanan bir paylaşım yapmış olsaydı, sabah kapısına dayanılırdı; Halkı kin ve öfkeye sevk etmekten! Kadın cinayetlerini önleyecek tedbirler almayan, adil yargılamayan, cezasızlık politikalarıyla cinayetlere yol veren iktidar güdümlü yargı ve her seferinde suçu mağdura yıkan siyasal iktidar sahipleri ve iktidarın taliplileri siz nasıl uyuyorsunuz? Kadınları hedefe koyan ataerkil kapitalist sisteminiz, kadınlara dar etmeye çalıştığı sokakları, vahşetle mi teslim almaya çalışıyor! Bilesiniz ki korkmuyoruz!
Bir kez daha, katilleri, tecavüzcüleri, tacizcileri koruyan, aklayan ve cezasızlık politikalarıyla ödüllendiren AKP-MHP iktidarına karşı yine sokaktayız ve hesap soruyoruz! Uygulanmayan yasalar ve cezalarla cesaret bulan failler, yaşamlarımıza göz dikmeye devam ederken binlerce suçluyu, çıkardığı uyduruk aflarla sokağa salan iktidar ve işbirlikçilerine karşı yaşamlarımızı savunmaya devam ediyoruz. Haklarımızı geri almak için her gün, her an direnmeye ve mücadele etmeye devam ederken; dinci, gerici ve şeriatçı çetelerle sarmaladığınız her alanı geri alacağımızı ülkenin her yerinde haykırıyoruz!
Tarikatlarla seçim pazarlığı yaptığınız İstanbul Sözleşmesi'ni kaldıranlarla, mevcut yasaları uygulamayanlarla hesaplaşacağız. Çünkü biz biliyoruz ki İstanbul Sözleşmesi etkin bir şekilde uygulansaydı, katledilen yüzlerce kadın bugün aramızda olacaktı. Ülkemiz kadın ve çocuk mezarlığına dönmeyecekti.
"Adresi gizlemiyorlar" 6284 gizlerdi.
"Şikayet etmediği için dava açılmıyor" İstanbul Sözleşmesi olsa daha çabuk kamu davasına dönerdi.
"Uzaklaştırma kararı bir işe yaramıyor" 6284 yarardı.
Bizler artık her defasında katledilen arkadaşlarımızın hesabını sormak değil onlarla el ele yaşamak istiyoruz. Sorumluları tanıyoruz!
Narin Güran için verilen araştırma önergesini, uyuşturucuyla mücadele edilsin önergesini mecliste kimler reddetti! AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Bu ülkede erkek devlet eliyle, iktidar eliyle hırsızlar, uyuşturucu baronları, çeteler, mafyalar hüküm sürüyor. Kahrolması gereken çürümüş düzenleri, katledilen kadınların, kaybedilen çocukların bedenleri üzerinden yükseliyor! Bizler, katledilen kadınların adını bir an bile dilimizden düşürmeden bu öfke ve isyanla karşınızda durmaya devam edeceğiz. Cinayet mahalli haline gelmiş bu ülkede yaşamlarımız, özgürlüklerimiz, haklarımız için yakanızda olmaya devam edeceğiz. Uygulamadığınız yasalar yüzünden, istismarı aklayan, katilleri öven düzeniniz yüzünden, kana bulanmış ellerinizle tutunduğunuz koltuklarınız yüzünden, hayatta olmayan her bir kadın, her bir çocuk için ses olmaya devam edeceğiz. İstanbul Sözleşmesi'nin yeniden yürürlüğe girmesi, 6284 sayılı yasanın etkin bir şekilde uygulanması ve kadın cinayetlerinin son bulması için mücadelemizi büyüterek sürdüreceğiz! Şiddete, karanlığa, hukuksuzluğa geçit yok, kadınlar var! Laiklik için, eşitlik için, özgürlük için, adalet için her yerdeyiz. Yaşasın kadınlar! Yaşasın kadın dayanışmamız!"
Merzifon Belediye Başkanı Alp Kargı, Belediye Başkan Yardımcısı M.Tuncer Basmacı, CHP İlçe Başkanı Hasan Caba, CHP İlçe Kadın Kolları Başkanı Fazilet Köroğlu ve CHP İlçe Gençlik Kolları Başkanı Fatih Efecan Sevindik'in de katıldığı yürüyüş yapılan basın açıklaması ile sona erdi.

