7 Ağustos 2021 Cumartesi günü Amasya 12 Haziran stadyumunda yapılacak Pancar ekicileri Kooperatifi seçimlerinin heyecanı sürerken, eski PANKOBİRLİK Başkanı Mahmut Demir Amasya Sarıkonak tesislerinde gazetecilerle bir araya geldi.
Hafta sonu yapılacak olan Olağan Genel Kurul’da Pankobirlik yönetimine ekibiyle birlikte talip olduklarını söyleyen Başkan Adayı Mahmut Demir, “1996-2010 yılları arasında yaklaşık 15 yıl bu kurumlara hizmet verdik. 2010 yılı sonu itibariyle bir çoğunuzun bildiği üzere kurumlarımızı ve çalışma arkadaşlarımızı korumak adına kendi arzumla bütün görevlerimden ayrılmış bulunmaktayım” dedi.
Pankobirlik Yönetiminde bulundukları süre içerisinde Amasya Şeker Fabrikası’nda yaptıkları hizmetler hakkında da bilgiler veren Başkan Adayı Mahmut Demir, “Arada geçen 11 yıllık süre nedeniyle bu kuruluşlara vermiş olduğumuz hizmetleri bilmeyen veya unutmuş olan dostlarımıza kısa bir hatırlatmada bulunmak isterim.
Bu kapsamda kooperatif üyesi çiftlerimize, fabrikamıza ve diğer yan kuruluşlarımıza verdiğimiz hizmetleri arz etmeye çalışacağım.
Amasya Şeker Fabrikasında çiftçimizin hissesini %22 ‘den %72’ye biz çıkarttık.
Yeni Çeltek Kömür İşletmelerinde çiftçimizin hissesini %16’dan %36’ya biz çıkarttık.
Amasya Şeker Fabrikası’nın 600 Bin TL olan sermayesini 43 Milyon TL’ye biz çıkarttık.
1954 Yılında açılmış olması hasebiyle eskiyen şeker fabrikamızın %60 oranında teknolojik yenilenmesini biz yaptık.
Çiftçimizin emeği ve alın teriyle ürettiği şeker pancarının polar değerinin sağlıklı ölçülebilmesi ve haksızlıkların önüne geçilebilmesi için bilgisayarlı analiz laboratuvarını biz kurduk.
Türkiye’de ilk kez son teknoloji pancar hasat makinaları ile yükleme ve temizleme makinalarını çiftçimizin hizmetine biz sunduk.
Yaptığımız sulama projeleri ile yaklaşık 100 bin dönüm kuru tarım arazisini, sulu tarıma biz kavuşturduk.
Pancar çiftçimizin ihtiyaç duyduğu noktalara, bilgisayar donanımlı ve yeterli sayıda bölge kantarlarını biz açtık.
Çiftçimizin ürün ve ekipmana kolay ulaşmasını sağlayabilmek, hizmeti çiftçimizin ayağına götürmek için bölgelerimize kooperatif satış mağazalarını biz açtık
Geçmiş dönemler de devir aldığımız 82 Milyon TL borcu biz ödedik.
Çiftçinin emeğini sömürmek üzere kurulan küspe tekelini biz kaldırdık.
Turnike sistemi kurarak küspe alım sırasında yaşanan karmaşaya biz son verdik” dedi.
Göreve gelmeleri halinde uygulamaya geçirecekleri projelerini de anlatan Başkan Adayı Mahmut Demir; “Pancar ekimi yapan çiftçilerimize ekim ve söküm dönemlerinde pancar parası alacaklarından tahsil edilmek üzere 6 ay vadeli-faizsiz mazot desteği,12 ay vadeli-faizsiz madeni yağ desteği sağlayacağız.
Amasya Şeker Fabrikası bünyesinde yapacağımız yatırımlarla, Kooperatif, Fabrika ve Üniversiteler işbirliği ile pancar ekim sahalarımızda alınan toprak numunelerinin analiz sonuçlarına göre belirlenen en uygun gübreyi kendi gübre fabrikamızda üreteceğiz ve çiftçilerimizin gübre temini konusunda yaşadığı zorluklara son vereceğiz.
Açacağımız Tarım Marketler vasıtasıyla, tohum, gübre, ilaç, sulama ve tarım alet ekipman vs. çiftçimizin tarımsal konuda her türlü ihtiyaçlarını, imkanlarımızı zorlayarak piyasa şartlarının altında temin edeceğiz.
Kooperatifimiz ve fabrikamız bünyesinde kuracağımız Güneş Enerjisi Sistemiyle, son yıllarda yaşanan büyük kuraklık karşısında çiftçimizin en büyük üretim girdilerinden birisi olan elektrik enerjisi ile sulama maliyetini, ilk etapta %50 indirimli, sistem kendini amorti ettikten sonra da tamamını bedelsiz olarak pancar üreten çiftçimizin hizmetine sunacağız.
Pancar analiz laboratuvarını revize ederek güçlendirip, son teknoloji ile donatacağız. Bu yolla çiftçimizin alın terinin heba olmasının önüne geçeceğiz.
Kuracağımız randevu sistemiyle çiftçimizin pancar sökümünü, belirli bir plan ve program dahilinde yaptırıp tesellümü gerçekleştireceğiz. Bu suretle çiftçilerimizin ve nakliyecilerimizin zamanını rantabl kullanmasını sağlayıp, pancarın bozulmasının ve polar kaybının önüne geçeceğiz.
Pancar üretimi yapacak çiftçilerimize peşin ve vadeli olmak üzere 2 tip sözleşme seçeneği sunacağız.
Pancar üretimi yapacak çiftçilerimize sulu tarım yapabilmeleri adına imkanlarımız ölçüsünde her türlü desteği ve kolaylığı sağlayacağız.
Fabrikamız da üretilen yaş küspeyi 50-100-250-500 ve 1000 kilogramlık paketler halinde satışa sunarak, ürünün bozulmasının, besin değerinin kaybolmasının ve çevreye verilecek zararın önüne geçeceğiz. Alacağımız tedbirlerle küspe alım sırasında çiftçimizin yaşadığı bütün mağduriyeti önleyeceğiz.
Çiftçilerimize yıl boyunca tarımsal eğitim semineri ve teknoloji desteği vereceğiz.
Önemli sağlık kuruluşlarıyla protokol yaparak çiftçilerimizin indirimli ve kaliteli sağlık hizmeti almasını sağlayacağız.
Bütün bu planlamaların üstünde kısa ve orta vadede en önemli hedefimiz; yarım kalan teknolojik yatırımları tamamlayıp, fabrikamızın günlük pancar işleme kapasitesini yükseltmek ve karlılığını arttırmak olacaktır.
Kuracağımız Yeni Sistem de çiftçimizin özellikle kuru bakliyat başta olmak üzere çiftçilerimizin ürettiği alternatif ürünlerini satın alarak, köylümüzü olumsuz piyasa şartlarından azami oranda koruyacağız.
Son yıllarda hoyratça gönülleri kırılan çiftçilerimizle fabrikamızı barıştıracak, kaybedilen ekim alanlarımızı yeniden aktif hale getirerek kazancın üyelerimizin cebinde kalmasını sağlayacağız. Yani tıpkı eskiden olduğu gibi fabrikamızın tüm şeker pancarı ihtiyacını bölgemizden karşılayıp, birlikte üretmek ve birlikte kazanmak istiyoruz.
Sahada gittiğimiz her bölgede özellikle de Vezirköprü’müzde yalan ve iftira odaklı, oldukça kirli propaganda yapıldığını gözlemliyoruz.
Sevgili arkadaşlar ben bu kurumlarda 15 yıla yakın görev yaptım. Görev yaptığım dönemle ilgili her türlü eleştiriye, her türlü itiraza cevap verebilirim. Kaldı ki görev yaptığım sürece onlarca kez ilgili bakanlıklar, kurum ve kuruluşların müfettişleri tarafından denetlendim.
Hamdolsun ki hesabını veremediğim bir tek belge bir tek karar, delikli 25 kuruş yoktur.
Bilindiği üzere ben 2010 yılı aralık ayı itibariyle malum sebeplerden dolayı kendi irademle istifa ettim.
İstifamın sebebi, kurumlarımız ve bu kurumlarda ekmek yiyen çalışma arkadaşlarımızın zarar görmesine mani olmaktır” dedi.
Amasya Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkan Adayı Mahmut Demir açıklamalarının devamında; “O günden bu güne kadar kurumları yönetenlere, huzurunuza gelip yalan ve iftiralarla kara propaganda yapan insanlara buradan soruyorum;
2016 yılın da Pan Et Kombinası,
Vezirköprü’deki Fabrikaya ait bina ve arsaları,
Ladik’teki Fabrikaya ait bina ve arsaları,
İkbal uğruna, koltuk uğruna yani cumartesi günü yapılacak olan genel kurul uğruna rayiç bedel üzerinden peşkeş çektiniz mi?
Bugün meydanlara çıkıp çökelekli dürüm fiyatına sattığınız can değer yerleri, Mahmut Demir sattı diyerek çiftçimizin aklını çelmeye çalışmak nasıl ahlaksız bir aklın ürünüdür, hayretler içinde izlemekteyiz.
Kendi beceriksizlik ve liyakatsizliklerinin üstünü haysiyet cellatlığıyla örtmeye çalışmak hangi vicdana hangi adalete hangi ahlaka sığar. Bu yalanların bu iftiraların hesabını bu dünya da biz, ahirette de Cenab-ı Hak soracaktır.
Sattıklarınızın üstünü yalanla iftirayla örtmeye çalışıyorsunuz. Daha 15 gün önce satılık gayri menkul ilanı asılan Kayabaşı Bölge Müdürlüğü satışının üstünü neyle örteceksiniz.
Kayabaşı köyünde;
103 ada 3 numaralı parsel,
150 ada 3 numaralı parsel,
İçin teklif toplayan Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın sayfa sayfa ilanlarının üstünü nasıl örteceksiniz?
50 yıldır fabrikaya ve çiftçimize hizmet eden bu yerlerin elden çıkışına seyirci kalmanızı, kuracağınız hangi cümleyle izah edeceksiniz?
Bunu ettiniz diyelim, Çivi köy, Kızılca, Ovasaray, Merzifon bölge binası arazisinin özelleştirme idaresinin altıncı portföyünde satışa çıkarılmasını, müracaatınız halinde siz den 50 kuruş fazla verenin buraları satın alacağı gerçeğini bu çiftçiye bu millete nasıl anlatacaksınız.
Buraları da mı Mahmut Demir sattı diyeceksiniz.
Meydanlar da köylünün malına sahip çıktığınıza, çıkacağınıza dair namusunuza ve şerefinize yemin ederek geziyorsunuz.
Efendiler, namus ve şeref insanoğlunun en kıymetli hasletidir.
Size tavsiyem; olur olmaz yerlerde, altından kalkamayacağınız iddialarda namusunuzu ve şerefinizi ortaya koymayınız.
Şimdi sizi buradan uyarıyorum, 3 Ağustos 2021 tarihinde sona erecek olan teklif verme süresini, Genel Kuruldan sonraya yani 19 Ağustos 2021 tarihine erteleyerek bu sorumluluktan kurtulamazsınız.
7 Ağustos da görevi devir aldığımızda bu sorunu çözmek için bütün enerjimizi harcayacağız. Ama bilesiniz ki sonuç ne olursa olsun bu vebal bu leke sizinle ahirete kadar gidecektir.
Biz fabrikamızın karnesi olarak gördüğümüz, bağımsız bir denetçinin doğrudur diye imzaladığı rapordan alınan bir belgeyi gittiğimiz bölgelerde çiftçilerimizle paylaşıyoruz.
Biz bu raporu hazırlayanın mali müşavirin de denetleyip onaylayanın da aynı kişi olduğunu biliyoruz.
Biz bu rapora dayanarak fabrikamızın ne kadar borcu olduğunu da biliyoruz.
Lakin kurumların geleceği, ticari itibarının zedelenmemesi adına temkinli davranmaya çalışıyoruz.
Çiftçinin iradesine dayanmadan kurumları yöneten kayyum heyeti, satılmaya hazır değerleri olduğunu, bizim söylediğimiz kadar borçları olmadığını iddia ediyor.
Her ne kadar bizim bilanço okumayı bilmediğimiz söylensede, biz gerçek durumu biliyoruz. Amma bu kurumların ticareten sıkıntıya düşmemesi için konuşmuyoruz.
Şimdi söyleyeceklerimi inanın üzülerek ve hatta yüreğim parçalanarak açıklamak zorunda kalıyorum.
Kayyum heyetinin satılacak değer diye gösterdiği şekerin 15 bin tonu bilgisizlikleri ve yönetim zaafları yüzünden taşlaşmış çimentoya dönmüş ve satılamıyor.
Fabrikamızda ki işçilerimizin elinde tahta tokmaklarla bu şekeri çözmeye, kırmaya çalıştığını biz biliyoruz.
Bu işlemlerden geçmiş şekerlerin gönderildiği yerlerden ayıplı mal olarak geri geldiğini biliyoruz.
Fabrikanın içinde red şeker yazılı dubalarla depolara geri doldurulduğunu biliyoruz.
Bize her şeyi söyletmeyin, biz sizin cemaziyel evvellinizi biliriz.
Durum bizim dediğimiz gibi değilse, elinizde bu kadar miktar şeker varsa, bunları satıp borçlarınızı kapatmak yerine, neden bankalardan yüksek faizlerle kredi kullanıyorsunuz.
Sizce bu liyakatlı bir yöneticinin, basiretli bir tüccarın yapacağı iş midir?
Beyler çırpındıkça batıyorsunuz.
Herkesin bildiği bir gerçeği size hatırlatmak isterim.
Gerçeklerin kötü bir huyu var bir gün mutlaka ortaya çıkar.
Sizin yalanlarınızın son günü 7 Ağustos da kurulacak er meydanıdır.
O meydanda iş bilmezliğinizin, basiretsizliğinizin ve malına ettiklerinizin hesabını köylü sizden soracaktır.
Daha önce de söylediğim gibi bu kurumlarda 15 yıla yakın bir süre görev yaptım.
Bir kere olsun çiftçimizi incitecek, onu utandıracak bir işin içinde olmadım. Onlara hiçbir zaman yalan söylemedim.
Şimdi gittiğimiz köylerde görüyorum ki, çiftçimiz emeklerinin karşılığını alamamış, borcunu ödeyememiş ve bu gün oy isteyen yönetim tarafından icra kapılarına sürüklenmiş.
Pandemi, kuraklık ve bütün olumsuzluklar çiftçimizin üstüne kara bulut gibi çökmüşken, çiftçimiz ektiği tohumu geri alamazken, onları icra yükünün altında ezmek, köyünde kasabasın da başını öne düşürmek nasıl bir anlayışın nasıl bir vicdanın sonucudur.
15 yıl boyunca bir tek çiftçimizi icraya vermeden kurumların borçlarını tahsil ettik.
Bugün çiftçiye ödeme kolaylığı sağlayıp geçmişteki gibi bu borçları tahsil etme imkanı varken icra yoluna meyil etmekteki muradınız nedir?
Çiftçinin borcunun üstüne bir de avukat masrafı yüklemenin sebebi nedir?
Kime veya kimlere haksız hukuksuz kazanç sağlanmaktadır.
Burada kayırılan, korunan şahıs kimdir? Hamili kart kimin yakınıdır ?
Hamili kartın sahibi 9 Ağustosta azledildiğin de çiftçinin kaç lirasına mal olacaktır?
Yapmayın ayıptır günahtır yazıktır..
Bu cefakar çiftçi bunca zulmü hakketmemektedir.
Bu çiftçi zannettiğiniz gibi olup bitenden bihaber değil. Çiftçinin aklıyla alay ettiğinizi zannediyorsunuz.
Sizi bir kez daha uyarıyorum. Karşınızdaki çarıklı erkan-ı harptir, elinizdeki saltanatı almasını bilir” ifadelerini kullandı.