reklam
reklam
38,0274 %0.26
42,1059 %-0.18
3.806,78 % 0,26
82.535,39 %-2.42
AMASYA
00:00:00
Sahur vaktine kalan
Amasya
Hafif yağmur
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara
Merzifon Bilgi Gazetesi Siyaset SİYASETİN SEVİYESİNİ DÜŞÜRMEYİN

SİYASETİN SEVİYESİNİ DÜŞÜRMEYİN

267
Gösterim
4 Dakika
Okunma Süresi

AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki rutin haftalık basın toplantılarına devam etti.

Amasya Milletvekili Hasan Çilez, TBMM’de yaptığı basın toplantısında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun memurlara yönelik yaptığı açıklamayı eleştirerek, “Biliyorsunuz Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun memurlarımızı tehdit eden bir açıklaması oldu. Bu açıklamalarından dolayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nu kınıyorum ve yazıklar olsun diyorum. Sayın Kılıçdaroğlu, memurlarımızı tehdit ederek neyi amaçladı? öncelikle buna beraberce bir bakalım... Cumhuriyet Halk Partisi bunu kendi içerisindeki ve Millet İttifakı içerisindeki büyük kavgaları bu açıklamalarla örtmek, dışarıya sızıntı yapmamak için gündem saptırmaya yönelik güçlü bir çarpıtma hamlesi olarak yaptı. Neden güçlü diyorum, onu da izah edeyim; Sayın Kılıçdaroğlu'nun yaptığı açıklamada ki memur sayımız yaklaşık 2.7 milyondur. Bu aileleriyle birlikte yaklaşık 8 milyon vatandaşımızı 1. derecede ilgilendiren bir tehditdir. Sayın Kılıçdaroğlu tarafından, bu tehdit, gündeme oturur ve bir haftayı da kurtarır büyüklükte gözükmektedir. Ikinci olarakta, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın İmamoğlu, Diyarbakır gezisine çıkarak Kılıçdaroğlu'na;     

"beni öyle kolay ekarte edemezsin, saf dışı bırakamazsın" mesajını verdi. Bu hafta Sayın Akşener gündemi bu iki siyasetçiye bıraktı, Kılıçdaroğlu da böyle büyük bir tehditle meydana atladı. Aslında bu Kılıçdaroğlu'nun ilk tehditi değil. Öğretmeni, çiftçiyi, iş insanlarını vs. toplumun hemen hemen her kesimini zaman zaman tehdit etti” dedi.

AK Parti Amasya Milletvekili Çilez, konuşmasının devamında; “Bu tehditlere vatandaş ne dedi;

"Ateş olsan cürmün kadar yer yakarsın" dedi ve dikkate almadı. Bu sebeple, bu sefer bir kesimi değil, daha büyük bir kitleyi, tüm kamuyu, tüm memurlarımızı tehdit etti. Anlaşılıyor ki, bu tehditler devam edecek. Ben buradan Sayın Kılıçdaroğlu'na diyorum ki; Yıllarca siz de çalışıp bu memleketten maaş aldınız, insanların verdiği vergilerle bu maaşı aldınız. Bugün ana muhalefet partisi lideri olunca, döndünüz şimdi bu kesimleri birer birer tehdit ediyorsunuz. Artık bu tehdit dilini bırakın, kendi vatandaşlarınıza kullanmayın. Memleket, millet düşmanlarına kullanın. Bir kez olsun Türkiye'ye düşman olan, düşmanlık eden, olumsuz açıklama yapan, PKK terör örgütüne, Fetö terör örgütüne, Amerika Birleşik Devletleri'ne, Yunanistan'a, Fransa'ya vs. ülkemize dil uzatan bütün kesimlere karşı bir kez olsun bu tehditlerinizi kullanmanızı istirham ediyoruz.

Sayın Kılıçdaroğlu bu tehditleri neden yapıyor?                              

Bu tehditler, Sayın Kılıçdaroğlu'nun ve temsil ettiği Cumhuriyet Halk Partisi'nin milletimize karşı içlerinde biriktirdiği kin ve her türlü öç alma duygusunun, her türlü kamufule etme faaliyetlerine rağmen dışa vurması, tezahür etmesidir diye düşünüyorum. Demokrasi, insan hakları, sevgi pıtırcığı hallerinin sahte olduğu, işte bu tehdit zamanlarında ortaya çıkıyor. Kılıçdaroğlu ve avanesinin asıl niyetlerini ve akıllarının arkasındaki düşüncelerini yine kendileri açık ediyorlar. Bu tehditler toplumda karşılık bulmuyor. Vatandaşımız bu tehditleri değerlendirirken, bir söyleyene bakıyor, bir de söylenene bakıyor ve kendi arifane yorumunu yapıyor.... 

Sayın Kılıçdaroğlu konuşmasının son bölümünde vahametin ve densizliğin zirve noktasına ulaşmış durumda. Kamu kurumlarını ahıra benzeterek çok büyük ayıp, çok büyük hata etmiştir. Bu ifadeler terbiye sınırlarını aşmıştır.

Sayın Kılıçdaroğlu, siz ekmeği ve nafakası için çalışıp çabalayan memurlarımıza bu yakıştırmayı yapmaktan utanmıyor musunuz? Evet Sayın Kılıçdaroğlu, siz kendiniz de bizatihi yıllarca ahır dediğiniz kurumlarda memurluk yaptınız. O zaman soruyorum:

Sayın Kılıçdaroğlu ahır dediğiniz o kurumlarda çalışan birisi olarak siz ne oluyorsunuz?         

Kendinizi ne olarak tanımlıyorsunuz?

Yapmayın! Bu ifadelerden, bu üsluptan vazgeçin. Siyasetin seviyesini düşürmeyin. Dünya büyük kriz ve sıkıntıların, büyük çalkantıların içerisinde 3 yıldır adeta yalpalıyor.

Bu sıkıntılar nereye evrilecek?

Hangi boyuta ulaşacak?

Daha hangi sıkıntılar çıkacak?

Bunlara nasıl karşı koyacağız?

 Asıl odaklanmamız gereken hususlar bunlar iken, siz ülkemizin enerjisini ve motivasyonunu olumsuz şekilde etkiliyorsunuz. Yapmayın, hiçbir konuda olumlu ve çözüm odaklı bir öneriniz yok. Aklınız fikriniz AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığı ile Cumhur İttifakı'nda. Yalan ve sahte gündemlerden oluşan siyaset tarzınızı bırakın. Bir kez olsun ülkemizin menfaatine bir öneride bulunun. Ben bu hafta yine soruyorum;                                      

Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Akşener, Güçlendirilmiş Parlamenter Demokrasi Nedir? bunun cevabını bu hafta da bekliyoruz. 3 buçuk yıldır olduğu gibi hala bekliyoruz. Sahte gündemlerden fırsat bulurlarsa inşallah buna da  cevap vereceklerdir diye düşünüyor” ifadelerini kullandı.

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *