reklam
reklam
37,9562 %0.03
42,2756 %2.53
3.799,68 % -0,71
81.711,34 %-5.218
AMASYA
00:00:00
İftar vaktine kalan
Amasya
Hafif yağmur
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara
Merzifon Bilgi Gazetesi Siyaset PANSUMAN TEDBİRLERLE İKLİM KRİZİ ÇÖZÜLEMEZ

PANSUMAN TEDBİRLERLE İKLİM KRİZİ ÇÖZÜLEMEZ

254
Gösterim
2 Dakika
Okunma Süresi

 

Sol Parti Amasya İl Örgütü Ali Suat Sancak, “Göstermelik toplantılar, pansuman tedbirler iklim krizini çözmez” dedi.

Sol Parti Amasya İl Örgütü Ali Suat Sancak açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi, ”Pansuman Tedbirlerle İklim Krizi Çözülemez. Göstermelik toplantılar, pansuman tedbirler iklim krizini çözmez. İklim krizi, onu yaratan emperyalist kapitalist sistemin aşılmasıyla çözülebilir Dünyanın her yerini saran orman yangınları, seller, kuraklıklar, susuzluk gibi iklimsel ve ekolojik sorunların, açlık, yoksulluk, yetersiz beslenme gibi sonuçlarının toplumun gündelik yaşamını artan şekilde etkilediği bir dönemdeyiz.

Böylesi bir düzlemde gerçekleşen BM İklim Değişikliği Konferansı COP26, milyarlarca insanın yuvası olan gezegenin ve emekçilerin geleceğinin, emperyalist pazarlıklara konu edildiği bir arena olarak karşımıza çıkmakta.

İklim krizini çözme gerekçesiyle bir araya gelen karar vericilerin, gezegenin varoluşsal bir krize sürüklemesine seyirci kalacaklarından şüphemiz yok. 1992'de kabul

edilen BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin ardından gerçekleşen 25 zirvede ortaya attıkları tüm vaatlere rağmen çözüme yönelik

anlamlı bir adım atamayanlardan daha fazlasını beklememiz mümkün değil. Nitekim kapitalizm iklim krizinin tarihsel itici gücüdür ve bugün dünya ekosistemlerinin %70'e yakını sermaye tahakküm altındadır. Bu anlamda emisyon artışlarının önde giden sorumlusu da, emisyon düşürmeye yönelik

sorumluluklarını yerine getirmeyenler de kapitalist emperyalist devletlerdir. Bu devletlerin hakimiyetinde COP26, ekolojik ve iklimsel krizden çıkışın ticari taahhütlere indirgediği, iklim rejiminin yeniden kendi güdümlerinde tutulabileceği bir fırsat olarak kriz yaratan sömürü ilişkilerini yeniden çizerek derinleştirecektir.

G20 liderlerinin Roma'daki Trevi Çeşmesine para atma şovları krizin kaynağının kendileri olduğu gerçeğini ortadan kaldırmaz ve üstünü örtmez.

Cumhurbaşkanı'nın da iklim konferansına onlarca araçla gitmeye kalkması, imzaladığı Paris Anlaşması'nı nasıl uygulamayacağını ortaya sermiştir. Göstermelik toplantılar, pansuman tedbirler krizi çözmez.

Tek yol ekosistemler üzerindeki sermaye tahakkümünün sonlandırılmasıdır. Yaşanabilir bir dünya için; geleceğimizi, insanlığı, gezegeni güvende tutmak için gezegeni vahşice sömürerek eşitsizlikleri derinleştiren ve yok oluşa sürükleyenlere karşı, anti-emperyalist

ve anti-kapitalist mücadele, krizden en çok zarar gören emekçilerin, kadınların, gençlerin ve dünyanın yoksul toplumlarının enternasyonalist dayanışmasına dayanan ekososyalizmi çağırmaktadır”

 

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *