CHP Amasya Milletvekili Mustafa Tuncer, 2022 yılı bütçesini değerlendirdi.
“ Bugünkü ekonomik kriz ve milletin yoksullaşmasına birden bire gelinmedi. Bugünkü sonuç on dokuz yıllık basiretsiz ve kötü yönetimin sonucudur” ifadesinde bulunan Tuncer,
“ Bunu Sayıştay raporlarından aldığım 2 örnekle kısaca size anlatmak istiyorum. 2 kurum, KİT; birincisi Eti Maden. Eti Madenin hizmet binası ihtiyacı karşılamıyor gerekçesiyle yeni hizmet binası yapılmasına karar veriliyor ve mevcut bina 2012 yılında hazineye devrediliyor. TOKİ'yle de yeni hizmet binası yapılması konusunda 10/11/2011 tarihinde protokol imzalanıyor. Protokole göre Çankaya ilçesi Karakusunlar Mahallesi'nde 11.386 metrekare yüz ölçümlü parsel üzerine TOKİ tarafından hizmet binası yapılacak, satış bedeli Eti Maden tarafından TOKİ'ye nakit olarak ödenecektir. Protokol gereği tespit edilen 34 milyon 158 bin liralık tutar 25 Kasım 2011 tarihinde Eti Maden tarafından TOKİ'ye ödeniyor. Aradan yaklaşık yedi yıl geçtikten sonra Eti Maden hizmet binasının yapımı için TOKİ tarafından 2018 yılında ihale yapılıyor ve yüklenici firmayla 121 milyon 500 bin lira bedelle sözleşme imzalanıyor. 11 Mayıs 2018 tarihinde yer teslimi yapılıyor ancak işin henüz daha yüzde 7,5'luk kısmı tamamlanmışken yüklenici firma tarafından iş yavaşlatılıyor ve 7161 sayılı Kanun'un 32'nci maddesine göre yüklenici firma ek ödenek talep ediyor. Bu talep kabul ediliyor.”diye belirtti.
Tuncer, yaptığı açıklama şu görüşlere yer verdi:
“Cumhurbaşkanlığının 6 Şubat 2019 tarihli yazılarıyla toplam ödenek 193 milyon liraya çıkarılıyor. Yüklenici firma 31/12/2019 tarihinde işi bitireceğini belirtmesine rağmen bu da gerçekleşmiyor. Kendi mülkünü 2011 yılında devretmiş olan Eti Maden yeni hizmet binasına da kavuşa-mayınca hizmet binası için kiralık yer tutuyor. Tuttuğu yerin kira bedeli olarak ilk üç yılı peşin 11 milyon 894 bin lirayı Şubat 12'de ödemek kaydıyla toplamda yeni binasına taşınana kadar 39 milyon lira kira ödemesi yapıyor. Yeni bir hizmet binasına sahip olmak isteyen Eti Maden âdeta Tosya'ya pirince giderken evdeki bulgurdan oluyor. Kendi hizmet binasını öldü fiyatına devrediyor, TOKİ'den yeni arsayı 2011 yılında 34 milyon lira peşin para ödeyerek satın alıyor, bir türlü bitmeyen inşaat yüzünden 39 milyon lira da kira ödemek zorunda kalıyor. Yeni inşaat için 2019 yılı sonuna kadar da 193 milyon lira ödenek gidiyor. Sadece bir hizmet binası yapımı için 2011'den 2019'a kadar -ki yeni hizmet binasına taşınalı altı ay oldu- Eti Maden ve TOKİ'nin devlete verdiği zarar, milletten götürdüğü para tamı tamına 266 milyon lirayı geçiyor. 266 milyon lirayı betona gömmek yerine ürün geliştirme ve çoğaltmaya yani yatırıma harcasaydı hem kurum hem de ülkemiz kazanacaktı ama maalesef, zihniyet, aynı zihniyet.
Yine, diğer bir kurum Devlet Malzeme Ofisi, DMO. DMO'nun 1964'ten beri Basım İşletme Müdürlüğü faaliyetlerini yürüttüğü Merdivenköy'deki merkezi, Özelleştirme İdare Başkanlığı kararıyla devredilince, kurum, faaliyetlerini yürütmek için Gebze'de kiraladığı yere taşınıyor. Daha sonra, yeni bir basım işletme tesisi kurmak için DMO'ya ait Afyonkarahisar, Kayseri, Tekirdağ, Isparta, Sivas, Konya, Samsun, Sakarya ve Ankara'nın değişik yerlerindeki toplam 100.620 metre-karelik kıymetli arsa ve binalar, Maliye Bakanlığına ait olan ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesine tahsisli Çayırova'daki 195.765 metrekarelik parselle 59 milyon liraya trampa ediliyor, yıl 2009. Buraya kadar her şey normal gibi görünüyor ama asıl basiretsizlik, öngörüsüzlük ve iş bilmezlik bundan sonra başlıyor.
DMO, devraldığı Çayırova'daki yere işletme tesisi kurmak için başvuru yaptığında aldığı cevapla âdeta olduğu yerde oturup kalkamıyor. Maliye Bakanlığı tarafından DMO'ya devredilen arazide Fatih Sultan Mehmet Otağı, Hünkâr Çeşmesi, namazgâh ve köprü gibi tarihî eserlerin olduğunu, bu yerin Kocaeli Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca koruma alanı ilan edildiğini ve bu yere çivi dahi çakılamayacağını öğreniyor. Allah aşkına, koskoca DMO'nun sayın yöneticileri, hiç mi aldığınız yere bakmadınız? Kendinize ev alsanız perde kornişine kadar incelersiniz ama konu milletin parası olunca kafayı kuma gömersiniz.
Çayırova'daki araziye çivi bile çakamayacağını anlayan Kurum, bu kez de burayı yine Maliye Bakanlığına ait, Kartal'daki 6.772 metrekare yüzölçümü taşınmazla trampa ediyor. Ne yazık ki yeni aldığı yeri de hiç görmeyen ve belediyeden kontrol dahi etmeyen Kurum, Kartal'da devraldığı arazinin imar parselasyon işlemlerinin henüz tamamlanmadığını öğreniyor ve "18 uygulaması" sonrasında da bu yerin yüzde 55 oranında sadece inşaata müsait olduğunu öğreniyor. Nitekim, Devlet Malzeme Ofisi de bu yere -yıl 2011, yıl 2021 bitiyor- on yılı aşkın süredir kira ödüyor”