reklam
reklam
38,0729 %0.19
41,6596 %-1.1
3.692,58 % -2,74
84.232,35 %2.398
AMASYA
00:00:00
İmsak vaktine kalan
Amasya
Hafif yağmur
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara
Merzifon Bilgi Gazetesi SİYASET KURT: VATAN BÖLÜNEMEZ DEDİĞİMİZ GİBİ BÖLÜŞÜLMEZ DE

KURT: VATAN BÖLÜNEMEZ DEDİĞİMİZ GİBİ BÖLÜŞÜLMEZ DE

Merzifon Gelecek Partisi İlçe Başkanı Hacı Bekir Kurt, yaptığı basın açıklamasında; “Suriyeli sığınmacı ve onlara harcandığı en yetkili ağızlardan ifade ve son zamanlarda özellikle 128 milyar dolar vakıasından sonra tepkilerden dolayı dillendirilmeyen ancak, en son 45 milyar dolar olduğunu hatırladığımız omuzumuzdaki bu yükten sonra, sanki gizli-saklı bir işgale hem sosyolojik, psikolojik ve ekonomik zemin hazırlanıyormuş gibi işaret ve belirtileri sezinlemeyen kimse yoktur herhalde.. 'Bir kuşatılma, bir muhasaraya alınma ve bir çepeçevre sarılma yok' diyecek çıkmaz sanırım. Bunun en belirgin ispatını Afgan kaçak girişlerine göz yumma, sınır-hudut güvenlik zafiyeti ve ihmali ile gün yüzüne çıktı” dedi.

Gelecek Partisi İlçe Başkanı Hacı Bekir Kurt, açıklamasının devamında; “Kaynaklarımızın ve imkanlarımızın hoyratça israf edilmesi, lüks ve şatafat, devletin her kurum ve kuruluşunda debdebeli ve şaşalı araç-gereç alım savurganlığı, güçlü oligark yaratmak için ihalelerin bir kaç ele, müşteri garantili, abartılı ve şişkin rakamlı yatırıma, vergi muafiyetine, hibe ve teşvikler ile devlet kademelerinin idari ve mali noktalarına belirli memleketli, belli eğitim kökenli  ve ardışık mevki-makam teslimi, tüm devlet kadrolarının kendinden, akraba, eş-dost ve partiliye verilmesi bu izlerden ilk akla gelenler elbette..

Son iki-üç haftalık süreçte,4 milyon dolarımız yok diye milli servetimiz olan ormanlarımızın söndürülmesinde kullanılamayan THK YS Uçaklarının çürümeye terk edilirken, Somali devletine 30 milyon dolar hibe yardımı kararı milletimizi adeta şok etti. Bunun bir kaç gün öncesinde Antalya'da sayın Çavuşoğlu diliyle başlatılan yardım kampanyası; etkili olmamış olacak ki, sayın Erdoğan'ın KHK'sı ile yinelendi. Bu hadise çoğumuzun vicdan ve zihninin bedenimizi ve beynimizi terke, doğru bildiklerimize kalem çekme ve güven duygumuza sekteye sebebiyet verdi. İnsanlarımızda 'sonuç odaklı tavır ahmaklıktır' hissi uyandırmışsa da, sabır-sebat sınaması gibi, zaman kollama ve zemin kestirme çabalarını çağrışım yaptı. Bir yerlere mi sürükleniyoruz sorusu zihinlerimizi meşgul etmedi adeta, işgal etmiş durumda. Bitirilmiş bir ekonomi, tüketilmiş kaynak ve halk, hala ve illa bir alayıvala... Bir eli ile dilenen, diğer eli ile sadaka veren bir acziyet hali, bir hüküm edememe ahvali..

Oysa, AKP hükümetinin kuvvet çarpanı idi ekonomi, şimdilerde kuvvet böleni ve yutan elemanı... Hemhal olmaktan ve diğer gamlıktan uzak, kendi halkından ziyade diğer milletlerle hemdem olmaya evirilmiş siyasi bir anlayış. ''Eve lazım olan mescide haram '' anlayışını terk, faiz ve ribayı teşvik, kişisel yedek akçelere bile göz koyan, başka ve başta kişisel savunmaya kaymasını önleme çabası, yoksullaştırma, borçlandırma ve yoksunlaştırma gayretinin tümü olarak değerlendirilebilir. Tüketiliyoruz. Tükeniyoruz. Ekmek, emek, imkan ve kaynaklarımızı paylaştık, ensar -muhacir anlayışı dedik tamam, koruduk-kolladık ancak, vatan bölünemez dediğimiz gibi Bölüşülmez de. Sırtımızda yük varken, üstüne tekrar yük yüklemek insaf ve vicdan kıtlığıdır. Başkasına merhamet etmek, kendimize merhametsizlik gerektirmez. Sevinç ve kaygı birlikteliği milli reflekstir, devlet korumazsa millet bir şekilde korur, bu şahsi fikir ve görüş ile değil devlet aklı ve ciddiyeti ile ele alınmalıdır. Tüm boyutları ile elden geçirilmeli, İstihbarat ve istihbarata karşı koyma, iç ve dış güvenlik, psikolojik harekat açılarından da değerlendirmek zarurettir. Bu vatan Türk milletinin, burası da yurdu ve devletidir. Olmaya da devam edecektir. Kişisel eksik ve kusurlar millete mal edilemez, bu stratejik göç masum ve mazlum edebiyatı ile geçiştirilebilir bir durum değildir. Kimse uluslar arası şebekelerin kaos ve kargaşa kurgularına maşa olmamalıdır.15 temmuz darbe girişiminde A. Öksüz'ün son görüştüğü telefonun ABD büyük elçiliğinin olduğunu tekrar hatırlatmak isterim. John Bass ismine tekrar dikkat edilmelidir. Sınır ihlal ve kaçak girişler manidardır. Ak deniz ve ege de silah dengeleri aleyhimize değiştirilmiştir. İflaslık Yunanistan durup dururken 18 savaş uçağı satın aldı, adalar silahlandırıldı. Halk bank davası ve mal varlığı araştırma komisyon çalışmaları sonuçlandı ve ötelenmeye çalışılırken ödünler veriliyor.

''Bu gün Avrupa huzur içinde yaşıyor olmasını, Türkiye'nin  4 milyon Suriyeliyi kendi topraklarında misafir etmesine borçludur.'' diyen sayın Erdoğan, Avrupa'nın huzur ve asayişini, Türk milletinin huzursuzluğu ve milli kaygılarının üzerine inşaa ettiğinin itirafı ve ifadesidir. Hans'ı Hasan'a tercih etmiştir, bu bunun beyanıdır. 'gerekirse Taliban İle Görüşürüm'' demek milli onur ve devlet güvenilirliğimizi zedelemiş milletimizi incitmiştir. Bataklığa su taşımak ile çamur taşımak neticede aynı gayeye hizmettir. Kum ve taş kurutur oysa.. Devlet, zihin ve vicdan değer güncellemesi yapmalı, kendi huzursuzluğumuzu kendi elimiz ile ve cebimizden hapsimize duvar örmemeliyiz. Bilinç ve şuur kaybı önlenmeli, tazelenmeli ve milli kaygılarımızı milli reflekslere teslim etmemeli, devlet ciddiyeti ile yapmalıyız. Kendi yurdunu savunmamışlara yurt vermeye niyetimiz yok, bu hesap üzere hareket edenler abes-i iştigal içindeler ve hayal-i sükuta uğrayacaklardır. Biz bunun teminatı ve muhatabı, hatta muhafızıyız” ifadelerini kullandı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *