reklam
reklam
37,9771 %0.02
41,4047 %0.23
3.812,52 % 0,03
82.413,91 %0.79
AMASYA
00:00:00
Sahur vaktine kalan
Amasya
Hafif yağmur
17°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara
Merzifon Bilgi Gazetesi Siyaset KURT’TAN DİYANET İŞLERİ BAŞKANI ERBAŞ’A ELEŞTİRİ

KURT’TAN DİYANET İŞLERİ BAŞKANI ERBAŞ’A ELEŞTİRİ

234
Gösterim
5 Dakika
Okunma Süresi

Gelecek Partisi Merzifon İlçe Başkanı Hacı Bekir Kurt, yaptığı basın açıklamasında Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ı eleştirerek, “Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş'ın son zamanlardaki anlamsız, zamansız ve mesnetsiz çıkışları, daha doğrusu gündem değiştirme ya da yeni gündem belirleme gayreti, toplumun asıl derdi olan ekonomik kriz, pahalılık, yokluk- yoksulluk, israf, hukuk ve adalet sorunu, psikolojik ve sosyal sıkıntıların üzerini örtme, unutturma ve oluşa bilecek tepki ve tenkitleri engelleme gayretine destek, sunî konular açma, daha evvelinde de hükümetin politikalarını destekler bazdaki; faize caiz, aşı orucu bozmaz fetvaları, eşine makam aracı, yardımcı istifası ve Marmaris'e saray mevzularına ilave olarak günaydın ve kabuklu- kabuksuz deniz ürünleri tüketimi ile alakalı demeci yerel ve sosyal medyada oldukça ses getiren eleştiri, kritik ve tenkide muhatap kıldı” dedi.

Gelecek Partisi İlçe Başkanı Kurt, yaptığı basın açıklamasının devamında; “Özellikle Aksaray'da yapılan imam hatipliler kurultayında sarf ettiği sözler, bende farklı bir gayeye hizmet için bilinçli söylendiği kanaatini güçlendirdi şahsi istikbaline dair. Ve nitekim de öyle olduğu aşikar oldu. Hani bir koltuk sevdasıdır gidiyor malumunuz.. Yeni açılan müdürlük kadrolarına atamalar, kesintisiz atama ve alımların, tüm su başlarının kapımı devam ediyor. Bu siyasi sirayet ile yapıldığı tüm hassas ve samimi insanlarımızın rahatsızlığına sebep olmaktadır.  Şöyle diyor sayın Erbaş; İmam hatip neslinin inancı, vatan ve mukaddesatı uğruna nice destanlar yazan milletin azminin ve umudunun temsilcisi bir nesildir. İmam hatiplerin İslam'ın ümmeti vasat düşüncesinin ve Anadolu irfanının günümüze yansımasıdır. Bu yüzden imam hatip mefkuresi ve geleneği, bu topraklar için tarihi bir öneme sahip olduğu kadar gelecek tasavvurumuzun da odağında yer almaktadır. İmam hatipler ecdadımızın kabul edilmiş duasıdır. Nasıl ki büyüklerimiz bu duayı yaptı ise bizde gelecek nesillerimiz için aynı duayı yapacağız, imam hatip nesli hep rehber olacak, yol gösterecek, karanlıkları aydınlatmaya devam edecek. ''Peygamber varisidir imam hatip nesli''. (Yapmayın Efendimizin varisleri alimlerdir). Rabbimiz İbrahim suresinin başında ''insanları karanlıklardan aydınlığa çıkaracaksın diye Kur'an-ı size (!) indirdik' 'diyor. Bizde Kur'an ve Peygamber efendimizin sünnetini rehber edindikçe bu Önderliğimizi (!)  devam ettireceğiz. Buyurun!

İçinde bir çok çelişki barındıran, yanlış anlamalara  açık, hatalarla ve kusurlarla dolu, tehlikeli koca-koca laflar ile süslenmiş bir konuşma metni olmasının yanında; arka bahçe haline getirilmeye çalışılmış  bir meslek grubu, okul, dernek, vakıf  ve cemiyeti kaybetmeme çabasına kötü bir örnek olmuştur. Diyanet işleri başkanlığı bir devlet kurumudur, hükümet kurumu değil,657 devlet memuru kanununa tabi memurların istihdam edildiği, toplumun tüm inanç, itikat, tarikat ve cemaatlerine eşit mesafede, ulusal ve uluslararası diğer inanç sistemleri ile irtibatı, neşriyatı ve çalışmayı koordine ile yetkilendirilmiş, siyasal alanın dışına çıkarılmış idari ve laik bir kurumdur. Pratiğe bakıldığında durumun hiçte böyle olmadığı, istismara ve kullanılmaya açık bırakıldığı, mezhep ve siyasi bir görüşe tarafmış gibi toplumu dizayn edici, siyasete ayar verici bir hale getirildiği tüm aklı selimin kabulüdür. Tasarrufun yanında olması beklenirken israfın, hoşgörü ve ılımlı olmanın yanında durması umulurken ifratın yanında yer alması inancımıza büyük zarar vermektedir. Son görev süresinin uzatılmış olması ve kabulü ise inanılırlığını zedeleyecektir. Bu zamana kadar yaptığı tüm iyi işleri itibarsızlaştıracak, töhmet altına alacak ve daha da siyasallaştıracaktır. Günaydın diyeninde, hayırlı sabahlar diyeninde, esselam-ün aleyküm diyeninde diyanet işleri başkanıdır. Denizden çıkan kabuklu yiyeceği tüketeninde, tüketmeyenin de olduğu gibi İstiridyenin de Midyenin de Kalamarın da, İnananın da inanmayanında Diyanet İşleri Başkanıdır. Tarafsız, eşit ve her duruş, düşünüş ve görüşe eşit mesafede olmaya geri dönmelidir. Eleştirinin müspet olduğu, yapılan her kritiğin daha iyi hedeflenerek zikredildiği unutulmamalıdır. Siyasetten, herhangi bir parti yada görüş ve düşünceyi imadan bile uzak durmalıdır. İlahiyat, cemaat, cemiyet, imam hatip ve nesli büyük ve aklı selim bir guruptur. Birilerinin iştahını kabarttığı ve kaybetmeme korkusuna mazhar olduğu da aşikar. Diyanet işleri başkanı, sadece imam hatiplilerin, diyanet-senin, ilahiyatçıların ya da muhafazakarların değil, din- i İslam'ın, ehli kitabın başkanıdır. Bu ayrıştırıcı ağız terk, isnatlar ret edilmelidir.  Ötekileştirici değil, birleştirici olmalıdır. Görevi tevdi edenlerin erimeyi bu büyük aile ile durdurma heves ve hevası boşa çıkarılmalıdır. Bu hükümetin gidici, devletin kalıcı olduğu, devran hukukunun geçici, devlet hukukunun kaim olduğu unutulmamalı, hakikatin hakkın vaadi olduğu er ya da geç tecelli edeceği akıllardan çıkarılmamalıdır. Hak için hakkın yanında durulmalıdır. Unutulmamalıdır ki; milli direnç, dini inanç ve ilmi bilinç tasavvuru ekseninde şuur savrulmaları yaşamamıza sebep olanlar Mahkemeyi Kübra'ya havaledir. Genç nesil bir çok tehdidin odağında iken, bu görmezden gelinip dünyalık peşine düşmek, deizm ve ateizme yandaş olmaktan farksızdır. Eleştiri kimden gelirse gelsin, karşı taarruza geçmeye neden değil, düzeltmeye vesile kabul edilmelidir.  Taptuk  Emre'nin dediği gibi; ''hep abdesti bozan halleri, orucu bozan halleri ve  namazı bozan halleri anlatmayın, birazda imanı bozan halleri anlatın canlar'' ifadelerini kullandı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *