Gelecek Partisi Merzifon İlçe Başkanı Hacı Bekir Kurt, yaptığı basın açıklamasında, “Edirne’deki (Selahattin Demirtaş) hesabı İmralı'da kine (Abdullah Öcalan'a) verecek'' bu cümleyi alelade biri değil, sehven ya da dil sürçmesi olarak da değil, fevkalade biri, bizatihi bu devletin Cumhurunun başı, başkanı sarf etti maalesef. Televizyon ekranlarında ve yönettiği 82 milyon insanın gözünün içine baka-baka hem de. Yani yürütmenin, yargının ve devlet yönetim Pramit'inin en üst seviyesinde olan, Adaleti bihakkın tesis, tevzi ve tevcih etmekle ve müsavi olarak işletmek ile mükellef olan biri tarafından. Bu üstelik ilk de değildi ve anlaşılan son da olmayacaktı” dedi.
Kurt, yaptığı açıklamanın devamında; “İstanbul büyük şehir belediye başkanlık seçimlerinde; A. Öcalan'ı ziyaret dahi etme hakkı, yani soy isim benzerliği bile olmayan ya da savunma görevi olmayan bir akademisyen vasıtası ile mektup okutulmuş, muhafazakar Kürt seçmen oyuna talip olunmuş, ''bebek katilinin yanında avukatlarım da olsun, yoksa kimse inanmaz'' ikazına rağmen, bu komployu avukatların ret etmeleri ile gerçekleşmiş ve gerçekten de kimse itibar etmemiş ve otuz bin oy olan fark sekiz yüz bin fark ile sonuçlanmıştı. Bu hüsran sonucun da Cumhur ittifak ortakları yine İmralı'dakinin talimatına uymayan Edirne'dekini suçlanmışlardı. Üstelik bunun ile de sınırlı kalınmayıp, kırmızı bültenle aranan ve arandığı en üst mercilerce bilinmeyen O. Öcalan devlet televizyon ekranlarına çıkarılmış ve yine oy devşirilmek istenmiş ancak bu da tutmayacaktı.
Şimdilerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına müfettiş sevk edilerek, 'teröristler istihdam ediliyor' bahanesi ile delilsiz ve mesnetsiz isnat ve ifrat ile aslında çalışmalarını engelleme, yavaşlatma ve ya durdurmak murat ettikleri, bir nevi rövanş için pozisyon almaya, belki kayyum atamak için mehazlar, deliller üretmeye kalkmaları; artık ümitlerini muhafazakar Kürtler’den de kesmelerinden olduğu değerlendirilmektedir.. Bu hal tarzı ile 'bana yar olmayan, kimseye olmasın' anlayışı benimsenerek, büyük kitle olarak bir tek yere, partiye gitmemesi hedeflenmiş, ya da küstürülüp sandık başına gitmemeleri hedeflenmektedir. Ya da yeni bir ittifak ortağı büyütülüyor. Tüm bu fotoğraf, terör eylem ve söylemleri ve hatta parti kapatma vs bu hastalıklı fikrin tezahürüdür. Resmi gazete de yayınlanmayıp, sayılarının bir milyon olduğu değerlendirilen Suriyeli mülteciye vatandaşlık verildiği ve bu minvalde devam edileceği değerlendirilmektedir. Diğer ittifak ortağı oluşturuluyor. Bunun da yeterli olmayacağı, başka formüller dillendirildiği, önümüzdeki günlerde oy oranlarının bu ittifak çalışmalarını şekillendireceği, yeni ortaklıkların oluşa bileceği değerlendirilmektedir. Anket sonuçlarının değerlendirilmesi, cumhur ittifakının oy erimesi neticesinde ve ittifak edilebilir namzetlerin en güçlüsü HDP gibi görünmekte AKP için, olamaz mı? Bal gibi olur. Görelim bakalım Mevlam neyler, neylerse güzel eyler” ifadelerini kullandı.