Gelecek Partisi Merzifon İlçe Başkanı Hacı Bekir Kurt, yaptığı basın açıklamasında; “01 Ocak 2022 itibariyle yapılan fahiş ancak, dar gelirlileri korumak(!) adına kademeli fiyat geçişi ya da fiyat güncellemesi olarak da adlandırılan zamların diğer bir can alıcı, can acıtıcı yanı daha çıktı ortaya ki, bunu gerek yandaş medya ve sosyal mecra, kimi gazete ve programlarda istihdam edilmiş kadrolu gazeteci ve çeşitli trol hesaplarında dillendirilen 'Stratejik Hata' ve 'Kazakistan Sokak Hareketleri İle Benzerlikler' söylemidir” dedi.
Kurt, yaptığı açıklamanın devamında; “Yani karşı mahallede bir değişiklik, o mahalde bir ışık yok. İnsanlarının kederi ile hem gam, onları anlamak için diğer gam olma terk edildiği gibi, yapılan zamların, amiyane tabirle halkın 'zokayı yutması' için zaman mevhumunun yanlış kullanıldığını, yapılan zamların elzem olduğu ve ancak, asgari ücret belirlemeden önce yapılması gerektiği hiç utanmadan-hiç sıkılmadan dillendiriliyor. Bu yozlaşmanın, bu 'yalancı refah' yutturmasının ve sahte kur kurgularının ortaya çıkmış olmasının parti tabanında oluşturduğu erimenin, 'yeni ekonomik modele (!) olan inancı menfi etkilediği hararetle münazara ve hatta münakaşa ediliyor. Henüz hane halkının harcamalarına yansımamış, onun tepkilerine ön alma çabaları olduğu anlaşılan bu tutumun etik yanı elbette yok ama, iktidarda kalma için her yolun mubah sayıldığı-sayılacağı anlamında olduğu da aşikar. Halkın hiç gündeminde olmayan, bir isyan(!) ya da hak arayış yürüyüşünü önlenmek için abes söylem ve tehditler, aba altından sopa göstermeler yapılmakta maalesef... Muhalefete adeta sokağa çıkma kışkırtmaları yapılıp, 'Biz Cumhur İttifakı Olarak,15 Temmuzda Neler Olduğunu Gördük, Gidecekleri Yere Kadar Kovalarız' gibi demokratik yürüyüş ve hak arayışlarına bile müsamaha edilmeyeceği, müsaade edilmeyeceği ve olursa neler olacağı, neler yapılacağı ile ilgili matrisler-kurgular geliştirildiği anlaşılmaktadır. Kendi yetkilerinde olup yapmadıkları ancak, rövanşist bir anlayışla büyük şehir belediyelerin de istihdam edilen(!) 547 telaffuz edilip, 5 kişiye düşen gassal istihdamı(suç işlemiş olsalar dahi infazı gerçekleşmiş olanları istihdam sosyal devlet gereğidir)(bunu daha önce silahlı kuvvetlerden ilişiği kesilen cemaat üyeleri için kendileri bizzat yaptılar, bir beis yok) ile, parti kapama ve uzun süredir ellerinde olduğu aşikar olan Mv. resimleri ile sahte ya da yapay gündem yaratma gayretinde de maalesef.. Hükümetin kendi yetkisinde ve meclis çoğunluğunda olan ancak, bir plan dahilinde beklettiği vakıalar manidar. Bir grup başkan vekilinin hiç kastetmediği ancak, birilerince İslam'ın doğuşu, Kur'an ve Peygamber kastediliyor deyip, birilerinin de 'Allah yaptırıyor' diyerek aynı cepeleşmeler yine derinleştiriliyor. Bu mahalde de bir değişiklik yok. Zira, ayrıştırma- düşmanlaştırma ve bunu derinleştirmeden daha elverişli bir argüman, döküman ve eleman da yok, eğer siyaset edemiyorsanız. Sayın Erdoğan' ın ''elinizi ve dilinizi dinimizden çekin'' çağrısını çok anlamlı buluyor ve yineliyorum ; Ey AKP ve Ey CHP Elinizi, Dilinizi Dinimizden Çekin! Bu milletin harcını sulandırmayın! Sorunları yapay mevzulara boğdurmayın! Halkın imdat çağrılarına- çığlıklarına kulak verin! Yoksa ördüğünüz ayrıştırma duvarlarının altında kalacaksınız” dedi.