Gelecek Partisi Merzifon İlçe Başkanı Hacı Bekir Kur, emekli maaşlarının artmasının ardından yaptığı basın açıklamasında; “Son zamanlarda sosyal medyada, bazı mecralarda emeklilik ve emeklilerin maaşları ile ilgili tezviratlar, hezeyan ve feveranlarda bulunan 'Boşuna Maaş Alanlar' gibi isnat ve ifratlarda bulunan, adeta cehalet eğitimsizlik ya da diplomasızlık demek değil tavır ya da duruş ile ilgilidir tezini doğrular mahiyette çıkışlar müşahede ediyoruz. Emekli maaşlarının bir hak değil de ulufe imiş gibi, sanki bu tür insanların parası ile maaş alıyorlarmış gibi ukalalık ve hadsizlikler sergileniyor. Bu bakış açısında olan zavallılar olmasa, emekliler olmayacak, aç kalacaklarmış gibi patronluk taslıyorlar. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi bu densizler, genel itibariyle herhangi bir baltaya sap olamamış, birilerinin tavassutu ile iş bulmuş ama, buna rağmen memnuniyet ve saadet sıkıntısı çeken ucubelerdir. Yakın çevrelerinin de kendileri gibi birilerinin yerlerine hak etmeden gelmiş, liyakatsiz ama, sadık ehliyetsiz ama, imtiyazlı ve eğitimsiz-diplomasız ama, alim, ekonomist ve herbokolog kişiler olduklarını unutmuş ve bizim de bilmediğimizi ya da unuttuğumuzu sanmaktadırlar” dedi.
Emeklilerin aldıkları maaşların bir hak olduğunu da söyleyen Gelecek Partisi Merzifon İlçe Başkanı Hacı Bekir Kurt, açıklamasının devamında; “Bu bir haktır. Legaldir. Bilmiyorsun ki; bu insanlar şu an senin çalıştığın gibi ve belki de senden daha çok çalışıp prim ödediler. Yani kendi birikimleri ile hak kazandığı, devlet ya da sigorta kurumlarına dün ödeyip bu gün harcamaya hak kazandıkları ile ilgili devletin uluslar arası hukuk ile düzenlenmiş ve denetlediği bir sistemdir. 'bedavadan Maaş Alanlar' demek en hafif tabirle cahil cür eti olmuştur. Devlet ve hükümet farkını bilmediğin gibi bu sistemi de bilmiyorsun. Bu sistem 19 ncu yüz yılda ortaya çıkmış, tüm dünya da kabul görmüş zorunlu bir sistemdir. Bu zorunluluk bir sosyal devlet sorumluluğudur. Kanunlarla düzenlemiş olduğu bir hukuk devleti gereğidir de. Arzu eden mahkemeler vasıtası ile bu sistemi ret etme yolları da açıktır. bu haktan feragat ederek, meşakkati omuzlarından atıp rahatlaya bilirler. Kimse kimsenin yükünü taşımak zorunda da değildir. Ama bunu da biliyorum ki; ret restini çekecek ne yürekleri ne de ciğerleri vardır. Laf olsun beri gelsin babında, sorguluyormuş tadında eleştiri-yorum itiraflarından öteye gitmeyen hezeyanlardır. Ez cümle, sen kimsenin maaşını vermiyorsun, ne emeklinin ne de devlet memurunun anladın mı? Kusurlu ve maraz bakıyorsun. Herkes kendi emeğinin ve alın terinin karşılığını alıyor. Bu konu da söylediğin her şey laf-ü güzaftır” ifadelerini kullandı.