reklam
reklam
38,0119 %0.27
41,8746 %-0.4
3.773,19 % -0,62
84.413,05 %0.912
AMASYA
00:00:00
Öğle vaktine kalan
Amasya
Hafif yağmur
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara
Merzifon Bilgi Gazetesi Siyaset ÇİLEZ: HDP’NİN OY TEHDİDİNİ GÖRÜNCE CHP ÇARK ETTİ

ÇİLEZ: HDP’NİN OY TEHDİDİNİ GÖRÜNCE CHP ÇARK ETTİ

263
Gösterim
6 Dakika
Okunma Süresi

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki Irak ve Suriye ile alakalı tezkere görüşmelerinin ardından basın toplantısı düzenleyen AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez, “Irak ve Suriye ile alakalı tezkere Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda kabul edildi ve 2 yıl görev uzatması Mehmetçiğimize bu tezkere ile verilmiş oldu. Öncelikle hayırlı uğurlu olsun memleketimizin güvenliği açısından çok önemli bir teskere” dedi.

Terörü kaynağında kurutmanın sınırlarımızın güvenliğini sınır ötesinden başlatmanın, kabul edilen tezkere ile daha kolay olacağını düşündüğünü söyleyen Amasya Milletvekili Hasan Çilez, “İnşallah bu tezkere ile daha kolay olacaktır diye düşünüyorum. Yurtiçindeki terör faaliyetlerinin de tamamının bitme noktasına gelmiş olması, bu politikalarımızın aslında doğru ve geçerli olduğunu gösteren bir husustur” dedi.

Genel kurul da HDP’nin her zamanki gibi red oyu verdiğini de söyleyen AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez, “Genel kurulda her zaman ki gibi Hdp red oyu verdi. Hdp'den beklenen, Hdp'ye yakışan da zaten bu idi. HDP biliyorsunuz bizim askerimizin Kuzey Irak'ta ve Suriye'nin kuzeyinde olmasına da sürekli karşı çıkıyor. Orada ne işimiz var? diyor. Hiçbir zaman sormuyor ki;

İran'ın orada ne işi var?

ABD'nin orada ne işi var?

Rusya'nın orada ne işi var? diye hiç bir zaman sormuyor. İşine geleni söylüyor, işine gelmeyeni söylemiyor. Yine uzantısı olduğu PKK'nın ve PKK'nın Suriye kolu olan PYD ve YPG'nin o bölgede terörist faaliyetleri içerisinde bulunduğu hepimizce aşikâr bir konu. Bunlara bu silahları kimler veriyor? Amerika Birleşik Devletleri'nin en son 3000 uçak kargosu ve 20.000 tır silah vermesini hiçbir surette eleştirmediler. Yanlış hatırlamıyorsam 2018 yılı sonu Trump döneminde, Trump'ın "Suriye'den çekiliyoruz" dediği gün, genel kurul çalışmalarında Hdp'li vekiller karalar bağladılar. Yüzlerinden düşen bin parça şekilde, büyük bir moral çöküntüsü içerisinde orada oturdular ve yaptıkları açıklamalarda hala kulaklarımızda. Ama bugün geldiğimiz noktada Amerika Birleşik Devletleri'nin o bölgedeki faaliyetlerinden hepsi memnunlar. Çünkü, silahlarını alıyorlar, desteklerini alıyorlar, paralarını alıyorlar, hepsini alıp ülkeye zarar vermek üzere faaliyetlerini sürdürüyorlar” dedi.

CHP’nin aynı teskereye bir yıl önce Evet verdiğinden dolayı şimdi Hayır vermesinin kendisi açısından beklenen bir şey olmadığını da söyleyen AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez, “CHP'nin ise "Hayır" vermesi benim açımdan çok beklenen bir şey değildi, çünkü aynı teskereye geçen yıl "Evet" vermişlerdi. Bu yıl karşı çıktılar. Biraz önce Genel Kurul'da CHP Grup Başkan Vekili Sn. Özgür Özel gerekçelerini açıkladı tabii. Biraz ses tonunu yükselterek, biraz da heyecanlı bir konuşma yaparak konuyu örtpas etmek istedi. Tabii ki Sn. Kılıçdaroğlu ve avanelerinden beklenen de buydu. HDP'nin oy tehdidini görünce Cumhuriyet Halk Partisi çark etti ve bu tezkereye Hayır oyu verdi. Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP artık tamamen HDP'nin güdümüne girmiştir. Burada bir oyun vardır, bu oyun da milletimiz tarafından görülmektedir. Şifrelerini hep birlikte çözeceğiz. Şimdi ben özellikle buradan milletimize ve CHP'liler başta olmak üzere bu tezkereye "Hayır"  verenlere cumhuriyet tarihimizden 4 ayrı örnek vererek, aslında niçin Libya'da olmamız gerektiğini, niçin Suriye'de olmamız gerektiğini çok net ifadelerle bu tarihi bakış açısı ile ortaya koymak istiyorum.

Yıl 1911,

Kahramanımız 30 yaşında genç bir Osmanlı Subayı,

Oradan arkadaşına bir mektup yazıyor ve diyor ki;  

Biz vatana Borçlu olduğumuz, fedakârlık derecelerini düşündükçe, bugüne kadar yapılan hizmeti pek değersiz buluyoruz.

Vicdanımızdan gelen bir ses, vatanın bu sıcak ve samimi ufuklarını tamamen temizlemedikçe, Gemilerimizin Derne, Tobruk, Trablusgarp ve Bingazi limanlarında tekrar demir almış olduğunu görmedikçe, vazifemizi bitirmemiş olduğumuzu İhtar ediyorum.

Vatan mutlaka selamet bulacak, millet mutlaka mesut olacaktır. Çünkü kendi selametini, kendi saadetini, memleketin ve milletin selameti için feda edebilen Vatan evlatları çoktur.

Kim bu mektubu yazan?

M. Kemal Atatürk, arkadaşı Salih Bozok'a Libya çöllerinden yazdığı mektupta duygularını bu şekilde dile getirmiştir.

Yıl 1990'ların sonları,

Yer Türkiye,

Kahramanımız Yerli ve Milli bir Siyasetçi

Siz meseleyi Suriye mı sanıyorsunuz?

Onların Suriye'yi istemesinin tek bir sebebi vardır, O da Türkiye'yi işgal etmek için zemin hazırlamaktır. Eğer bir gün mesele Suriye olursa, bilin ki Hedef Türkiye'dir.

Bu söylediklerimi bir gün anlayacaksınız.

Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN

Yıl 2003

Yer Bosna'da bir köy  

Kahramanlar, Türk askeri- Mehmetçik ve Bosnalı Yaşlı Teyze

Ordumuz Bosna'da yardıma muhtaç olanları tespit edip Türkiye'den gelen yardım kolilerini onlara ulaştırıyorlar. Bu yardımları ulaştırırken bir köyde yaşlı bir teyzenin yardımı unutulur. Muhtar tepede zor bir yerde olan teyzeye “ yardım götürebilir misiniz?” diye sorunca, subaylarımız tabii ki der. Ve koliyi sırtlayan subaylarımız diz boyu karın içinde güç bela teyzenin evine ulaşırlar. Kapıyı çalarlar. Kapıyı açan yaşlı teyzenin ilk sözü "Türk müsünüz?" olur. Bizimkiler "Türküz" deyince, teyze de gözü yaşlı bir şekilde "geleceğinizi biliyordum" der.

Yıl 2020

Yer İdlib - Suriye

Kahramanımız  25 yaşında bir Mehmetçik.

Arkadaşına yazdığı bir telefon mesajında şöyle diyor;

Abi biz idlib'e gidiyoruz. Orada şebeke arama yapacak kadar bile yok. Ne zaman Turkcell gelir hiç belli olmaz. Hakkınızı helal edin sizleri seviyorum. Sizden ricam da sakın Suriye'de ne işiniz var diyenlerden olmayın. Gittim, gördüm. Tam da olmamız gereken yerdeyiz. Yedi düvel bir olmuş. Rejimi, Rusyası. Dua edin yeter, selametle.

Bu kahramanımız kim?

21.02.2020 ‘de Tekirdağ’da defnettiğimiz Kuzey Irak Gazisi, İdlip Şehidi

Şehit P. Uzm.Onb. Nihat Kara. Rabbim hepsinin şehadetlerini kabul etsin.

Evet değerli arkadaşlar;

Atatürk'ün zikrettiği, Erbakan hocamızın uyardığı, P.Uzm. Onbaşı Şehit Nihat Kara kardeşimizin işaret ettiği, Bosna'lı teyzemizin beklediği ve bize yüzyıllardırdır unutturmaya çalıştıkları "bu sıcak ve samimi ufukları" soğutmayacağız ve unutmayacağız. Asla da terk etmeyeceğiz.

Bu 4 olayla birlikte bugün ki tezkere olayını sizlerin gündemine almaya çalıştım. Öncelikle tezkeremiz hayırlı uğurlu olsun. Tezkerede ki ana amacımız bölgeye barışın ve huzurun gelmesidir. Sınırlarımızın ötesi'nin rahata kavuşması, o bölgenin huzura ermesi, bizim de çok daha huzurlu ve rahat günlerde yaşamamız demektir. Orada ki her bir mazlumun yanında dün olduğu gibi bugün de Türk Devleti vardır. CHP-HDP İttifakı bu tezkere ile tamamen ortaya çıkmıştır. Ülkemizi sürüklemek istedikleri yer ise halkımızca malumdur diyor, hepinize saygı ve hürmetlerimi sunuyorum” ifadelerini kullandı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *