Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleşen protesto, siyaset arenasında yankı uyandıran gelişmelere sahne oldu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun; “suç örgütü yöneticisi olmak, irtikap, rüşvet, nitelikli dolandırıcılık, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek, ihaleye fesat karıştırmak” gibi suçlamalarla gözaltına alınmasının ardından, Cumhuriyet Halk Partisi vekilleri, TBMM’den başlayıp CHP Genel Merkezi’ne kadar yürüyüş gerçekleştirerek tepkilerini gösterdi.
Protesto süreci, TBMM’de başlayan yürüyüşle birlikte siyasi arenada geniş yankı buldu. CHP vekilleri, hukukun üstünlüğünü savunan ve sivil darbe girişimlerine karşı çıkan tutumlarıyla dikkat çekerken, “Hak, Hukuk, Adalet” sloganları eşliğinde düzenlenen yürüyüş, siyasallaşmış yargı uygulamalarına tepki olarak nitelendirildi. CHP Amasya Milletvekili Reşat Karagöz, yürüyüşe katılanlarla birlikte, “Meclis Grubumuzla birlikte; hukuku ayaklar altına alarak sivil darbe girişiminde bulunmak isteyenlere karşı yürüyüşümüzü gerçekleştirdik” diyerek, protestonun amacını net bir şekilde ortaya koydu.
Yürüyüş esnasında, gençlerden yaşlılara, farklı kesimlerden pek çok vatandaşın da desteğini alan gösteri, siyasal arenada demokratik değerlerin ve hukukun üstünlüğünün ne kadar önemli olduğunun altını çizdi. Protesto, aynı zamanda, İstanbul ve Türkiye genelinde hukukun siyasallaştırılması, yargı bağımsızlığının zedelenmesi ve demokrasinin temel ilkelerinin ihlal edilmesi gibi konularda eleştirilere neden oldu. CHP vekilleri, bu tür uygulamaların ülkenin geleceğine zarar vereceğini vurgulayarak, demokratik mücadelenin sürdürülmesi gerektiğini dile getirdi.
Yürüyüş, TBMM’den CHP Genel Merkezi’ne uzanan bir marş olarak devam ederken, sokaklarda “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!” sloganlarının coşkuyla atılması, protestonun geniş kitlelere yayıldığının ve ortak bir direniş ruhunun oluştuğunun göstergesi oldu. Gündemde yer alan bu gelişme, siyasi arenada tartışmaların fitilini ateşlerken, hukuk devleti ilkesine bağlılık ve demokratik değerlerin korunması konusunda önemli bir uyarı niteliğinde değerlendirildi.
Toplantı alanında gerçekleştirilen basın açıklamasında, CHP Amasya Milletvekili Reşat Karagöz, “Genel Merkezimiz önünde yaptığımız basın açıklamasıyla mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi bir kez daha yineledik” ifadelerini kullanarak, yürüyüşün siyasi duruşunun ve halkın demokratik taleplerinin bir yansıması olduğunu belirtti. Bu açıklamalar, hukukun üstünlüğünün ve milli iradenin temsil edildiği meclisin, demokrasi savunucuları için ne denli kritik bir nokta olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Ekrem İmamoğlu gözaltı sürecine yönelik tepki çerçevesinde, CHP vekillerinin TBMM’den başlayıp Genel Merkez’e kadar gerçekleştirdikleri yürüyüş, “Hak, Hukuk, Adalet” sloganları eşliğinde, siyaset arenasında hukukun siyasallaştırılmasına karşı direnişin ve milli iradenin korunmasının önemini ortaya koyarak, Türkiye’de demokrasinin ve adaletin savunulmasında önemli bir mihenk taşı olarak kayıtlara geçiyor.





