Gelecek Partisi Merzifon İlçe Başkanı Hacı Bekir Kurt yaptığı basın açıklamasında; “Siyasi nezaket, nezahet, usul, üslup ve üsturuptan uzak, tabir, tarif ve tahrifler ile masum insan lincine çıkarak içinde bulundukları acziyet ve tükenmişliği örtmek ve ötelemek için gayrı ihtiyari hataları siyasi ranta çevirme gayreti beyhude çaba olarak millet nezdinde kıymetsiz ve nazarı itibara alınacak değerde olmayacaktır. Zira, herkes her şeyin, her kes her şerrin ve her kirin ve irinin farkında. Artık tüm sır dil ucunda, iş tuttukları her hileli iş ortağı hakikati bildikleri ,çevrilen dümenleri kurulan tezgahları gördükleri için, yenilen her halt herkesin avucunda sabit ve zabıt.. Bu nedenle hiç bir hukuki icap ve hesap sorulamadığı gibi kendi kontrolleri dışında gelişen, büyüyen illegal icraat ve faaliyetlere dahi müdahil olunamamaktadır. İdare ve yönete bilme kudret ve kuvveti her geçen gün biraz daha azalmakta ve zorba düzenine dönüşüm hızlanmaktadır. Kaldı ki; bu arzu ettikleri istikrarsız ortam, kaotik ve aciz bir halk yığını hayalidir. Yapılan ve yaptırılan her ekonomik atağın tamamen beton, asfalt ve müşteri garantili icraatlar olduğu ve bunun arka yüzünde kaynak tüketme, borçlandırma ve sayısı 21 milyona ulaşan hacizlilere yenilerini katmaktır” dedi.
Kurt, yaptığı basın açıklamasının devamında; “Mevcut siyasi anlayış, genel kabul doğrulardan uzak, siyasi ekseni bozuk, perverliğini yaptıklarını iddia ettikleri milletten kopuktur. Millilik adına yapılan tüm icraatların aslında küresel sermayeye hizmet ve faiz lobisine ve döviz çetelerine esaret adına, anlamında olduğu aşikar olmuştur. Kura müdahale edilememesinin yegane sebebi döviz endeksli, döviz ödemeli yatırımlar olmasında ısrar bunu ispat niteliğindedir. Siyasi mücadelelerinin yekününü öfke, hınç ve öç almak, iktidarsızlaştırma ve itibarsızlaştırma cihetli olması bundandır. Bu da kendi gibi düşünmeyen, kendine katılmayan her kesi kendine engel olduğu fikri ile düşmanlaştırma yolunu seçmeye ve hain ilanına itmektedir. Hal bu ki; bu düşünce siyasi tükenmişliğe ve bitişe sürüklemektedir. Her geçen gün ekonomik dibe, siyasi çorağa çekmektedir. Siyasi değerlerini bir kenara bırakıp, yağdanlık ve avadanlık yapan, siyasi cephesinin ne olduğunu dahi kaybetmiş, gündelik siyaset üreten, ilkesiz ilkeli ve reel siyaset gibi absürt tabirler üreterek milletin sinesine iktidarla bir oturup insanlarının sesini ve nefesini kesen bir anlayış icat edilmiştir. Bunun sürdürülebilir bir hal olmadığı ayıkması oluşmuş olmalı ki; kendini konumlandırma zorunluluğu ve alana inme mecburiyeti hasıl olmuş, bu dillendirilmiş ancak, gerçekleştirilememiştir. Bu siyasi manevranın erken seçim ihtimali ile kıymetlendirileceği zannı mecbur kılmıştır. Bu bir sıvışma, sıyrılma ve sorumluluktan kurtulma kolaycılığıdır. Bu milletimizin gözünden kaçmamakta, gönlünden düşüldüğünün anketlere yansıdığının ön alınma acizliğidir. Mental yorgunluk ve metal yorgunluğu artık gizlenememekte, her alanda his ve her mecliste bahis olmaktadır. Topluma bir metal fırtına korkusu empoze edilmekte, işbirliği yaptıkları u/arası sermaye lobisi dış güç diye ve tüm ekonomik çöküş onlara yüklenmekte, halk her geçen gün tükenişe sürüklenmektedir. Yalan ve talan en üst perdeden sürdürülüp vebal büyütülmektedir. Milli bir hafıza kaybı, şuur ve idrak noksanlığı yaratılmış, kör bir biat ve sadakat anlayışı tüm sorgu kanallarımızı tahrip, tahriş ve iğdiş etmiştir. İnsanlar sorgulamaya korkar, dillendirmeye ürker ancak, milli, ailevi ve psikolojik arazlara sebebiyet verdiğini bile fark edememektedir. Bu bir kal durumudur, ayıkmada sonuçları vahim olacaktır. Artık bu milletin ayranı taşmak üzeredir. Artık herkes bulunduğu cephenin millet sinesimi, yoksa oligark yaratma heva ve hevesi olduğu yer midir? belirlemeli ve yerini almalıdır. Bu bir milli sorumluluktur, milli bir zorunluluktur. Bu kış ağır geçecek sananlar bahardan olabilir” ifadelerini kullandı.