3 Kasım 2002 yılında iktidara gelen AK Parti’nin iktidarının 19’ncu yıldönümü dolayısıyla Merzifon İlçe Başkanı Yasin Kuzucu bir açıklama yaptı.
3 Kasım 2002'nin Türkiye siyasi tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu söyleyen AK Parti Merzifon İlçe Başkanı Yasin Kuzucu, O günlerin Türkiye'sinde, siyasete ve siyaset kurumuna olan güvenin dibe vurduğu, partilerin ve milletin gündeminin ayrı olduğu kaotik bir sürecin yaşandığını belirtti. AK Parti Merzifon İlçe Başkanı Yasin Kuzucu, AK Parti'nin, milletin bağrından çıkarak oluşturduğu kadrosuyla, hukuku korumak, hayat standardını yükseltmek, vatandaşların önündeki engelleri kaldırmak, ekmeği büyütmek için yola çıktığını ifade etti.
Türkiye'yi her alanda değiştirip dönüştürdüklerini dile getiren Kuzucu, AK Parti hükümetlerinin ilk icraatının 30 Kasım 2002'de Türkiye'de 1987 yılından bu yana süregelen olağanüstü hal dönemine son vermek olduğunu anımsattı.
AK Parti'nin bir taraftan bütçeyi güçlendirirken, diğer taraftan hak ve özgürlükleri güvenli bir ortama taşıdığını vurgulayan Merzifon İlçe Başkanı Yasin Kuzucu, üç alanda faaliyetleri yoğunlaştırdıklarını, bunlardan birinin sosyal güvenlik olduğunu, dezavantajlı gruplara öncelik verdiklerini kaydetti.
Kuzucu, ikinci alanın ise ekonomi olduğunu belirterek, ekonomiyi rayına oturtmak, imkanları çoğaltmak, yatırımları finansa edecek kaynakları bulmak ve bunlar için güvenli ortam oluşturmak için çalıştıklarını anlattı.
Hukuksal güvenliğin ise önem verdikleri alanların üçüncüsü olduğuna işaret eden AK Parti Merzifon İlçe Başkanı Yasin Kuzucu, şunları kaydetti:
"Hukuksal alanda muazzam bir değişim ve dönüşümü gerçekleştirdik. Tepeden tırnağa yeni bir ceza kanunu devreye koyduk. OHAL mahkemelerinin faaliyetini 2004 yılında sonlandırdık. Özel yetkili mahkemeleri 2012 yılında ortadan kaldırdık. Avrupa Birliği ile müzakere sürecini başlattık. Bu müzakere süreci çerçevesinde bir taraftan Avrupa Birliği Müktesebatı Kopenhag Kriterleri, bir taraftan da Maastricht Kriterleri ile Türkiye'yi tanıştırmaya, bezemeye başladık. Burada da önemli gelişmeleri Türkiye sağladı. Kimi zaman 'AB sizi üyeliğe kabul etmez' şeklinde eleştiriler olduğunda Genel Başkan'ımız, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan hep şunu söylemiştir, 'Varsın olsun, olmazsa Kopenhag Kriterlerine Ankara Kriterleri der, yolumuza devam ederiz. Maastricht Kriterleri'ne de İstanbul Kriteri der yolumuza devam ederiz.' Bu bakışta, aziz milletimizin kazanımı, hayat standardının yükselmesi, Türkiye'nin bağımsızlığının güçlü bir konuma gelmesi her şeyin önündedir."