Türk Eğitim-Sen Amasya Şube Başkanı Kamil Terzi, yeni göreve başlayan Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’den beklentileri ile ilgili açıklamalarda bulundu.
Tüm yönetici atamalarında, görevde yükselmelerde tek kelime ile liyakat ve kariyerin dikkate alınması gerektiğini söyleyen Türk Eğitim-Sen Amasya Şube Başkanı Kamil Terzi, “Milli Eğitim deyince; okul, eğitim çalışanları akla gelir.
Buralar toplumsal barışın sağlandığı, Atatürk ilkelerinin, sevginin, hoşgörünün, güzel ahlakın, milli ve kültürel değerlerin, demokrasinin öğretildiği ve sağlandığı yerlerdir. Bundan dolayı bu kurumda Kamplaşma, kutuplaşma, ayrıştırmaları teşvik eden uygulama ve davranışlara müsaade edilmemelidir. Bu çerçevede; Tüm atama ve görevlendirmelerde liyakat ve kariyerin esas alındığı, Kul hakkı yemenin aracı olan mülakatın tüm süreçlerden kaldırıldığı adaletli bir yönetici atama sisteminin hayata geçirilmesi gerekir.
Eğitim yönetiminin, sendika/vakıf/cemiyet görünümlü çetelerin tahakkümünden kurtarılarak bu yönde girişimlere müsaade edilmemesi gerekir.
Eğitimin önemli sorunlarından birisi Öğretmen ihtiyacı sorunudur. Bir plan dahilinde öğretmen ihtiyacı kadar atama yapılmalıdır.450 binden fazla atama bekleyen öğretmen bulunmaktadır.230 bin civarında eğitim fakültesinde okuyan öğretmen adaylarını da dahil ettiğinizde, bu sayı bir iki yıl sonra 1 milyona ulaşacaktır. Her yıl 20-40 bin civarında öğretmen ataması yaparak bu sorunu çözemezsiniz. 1 milyona ulaşacak atama bekleyen öğretmen sayısına bir şekilde çözüm bulma artık bir zorunluluk haline gelmiştir.
Geçici Şube müdürlüğü görevlendirmelerinin sonlandırılarak şube müdürlüğü sınavı ile şube müdürlüğü ihtiyacı karşılanmalıdır.
Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun 657 Sayılı DMK’dan kaynaklanan hakların baki kalması kaydıyla en kısa sürede çıkarılması için çalışmalar yapılmalıdır.
Öğretmenlerin ücretli ve sözleşmeli değil, sadece kadrolu olarak istihdam edilmesi için çalışmalar başlatılmalıdır.
Proje okullarına yönetici ve öğretmen atamalarında yaşanan tek taraflı atama REZALETLERİNİN sonlandırılması lazım.
MEB’in bazı taşra teşkilatları çete vari bir anlayışla yönetilmektedir. Bunların önüne geçecek tedbirlerin alınması gerekir.
Yardımcı Hizmetler Sınıfında görev yapanların bir defaya mahsus olmak üzere genel idare hizmetler sınıfına geçirilmesini ayrıca her eğitim-öğretim yılı başında verilen Eğitime Hazırlık Ödeneğinden yararlandırılması için gayret bekliyoruz.
Okul öncesi öğretmenlerimizin teneffüs hakkı gibi diğer sorunlarının da giderilmesi hususunda çalışmalar yapılmasını bekliyoruz.
Özür grubu tayinlerde yaşanan sorunların, il içi-il dışı sorunlarının giderilmesi, il içinde sıra tayini uygulamasının getirilmesini istiyoruz,
Teftiş sisteminin yapılandırılması, tüm müfettişlerimizin Bakanlık Maarif Müfettişi olarak istihdam edilmesini bekliyoruz.
Maaş karşılığı ders yükünün tüm öğretmenler için 15 saat olarak belirlenmesi konularında çalışmalar bekliyoruz.
Eğitimle ilgili yaşanan sorunların görüşülerek çözüm bulunması için yeni bir Milli Eğitim şura toplantısının yapılmasına ihtiyaç vardır.
Eğitimle ilgili alınacak yeni kararlarda, yapılacak sistem değişikliğinde başta sendikalar olmak üzere konunun tarafı olan paydaşlarla görüşülerek kararlar alınmalıdır” dedi.
Terzi, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’den eğitim çalışanlarının beklentilerine cevap verecek nitelikte uygulamaları bir an önce hayata geçirmesini beklediklerini de söyleyerek, “Sayın bakandan diğer en önemli beklentimiz; ayrıştırıcı değil, birleştirici bir davranışı sergilemesidir.
Sonuçta yaşanacak güzelliklerden insanımız faydalanacaktır.
Her yönden Mutlu, huzurlu bireyler oluşturabilirsek gelişmiş, güçlü, bağımsız, demokratik bir Türkiye özlemini de gerçekleştirmiş oluruz” ifadelerini kullandı.