TürkTraktör bayiliği süresince elde ettiği başarılı iş sonuçları ve koşulsuz müşteri memnuniyetini odağına alan çalışma kültürüyle adından bahsettirmeyi başaran Karakaşlar Traktör şirketi yöneticilerinden Seyfettin Karakaş ile sektör hakkında söyleşi gerçekleştirdik.
New Holland TürkTraktör bayisi Karakaşlar Traktör şirketi bünyesinde ikinci nesil olarak kardeşleriyle birlikte görev aldığını söyleyen Seyfettin Karakaş,’’Aslen Çorumluyum. Çorum’da kime sorarsanız beni Merzifonlu diye hitap ederler. 18 yaşında ticarete başlamak için Merzifon’a geldim. Ticari yatırımlardan dolayı Çorum’a taşınmak zorunda kaldım. Ama buradan vazgeçemiyorum. Hafta iki üç gün yine burada olmaya çalışıyorum. Merzifon’da nüfus müdürü olmasam da herkesi tanırım. Her köylüyü ve çiftçiyi tanırım. Bir gün emekli olursam zaten Merzifon’ taşınmayı düşünüyorum. Unvanımız Karakaşlar Otomotivdi, Karakaşlar Traktör olarak değiştirdik. Şirketi babam ve amcalarım 1986 yılında kurdu. Babam şirketimizin yönetim kurulu başkanı olarak hala çalışmaktadır. Biz ikinci nesiliz. Biz ikinci nesil olan üç oğlunu belirli bölgelere görevlendirdi. Ben Çorum- Amasya-Sinop bölgesine bakıyorum. Hayrettin Bey Alacık-Osmancık-Mecitözü bölgelerine bakıyor. Bu şekilde kendi aramızda bölgelere ayrılarak kendi müşterilerimiz ile bireysel ilişkimizi kuruyoruz. Yaklaşık olarak 35 yıllık New Holland TürkTraktör bayiliğini yapıyoruz. Bunun yanında akaryakıt istasyonlukları nakliyelerimiz bulunuyor. Şuanda şirketimizin mevcut yapısında Amasya, Çorum, Sinop ve Bolu’nun traktör bayisiyiz. Yatırımlarımızı da hızlı bir şekilde devam etmekteyiz. Nasip olursa karşınıza farklı yatırımlar ile çıkacağız. ‘’dedi.
Müşterilere her zaman doğru ürünü sunabilmeyi amaç edindiklerini belirten Seyfettin Karakaş,’’Karakaşlar Traktör dediğim gibi 35 yıllık TürkTraktör markasının bayisidir. Bu TürkTraktör, Türkiye’nin en büyük ihracatlarını yapan bir şirkettir. Her sene ihracatta ilklerde olan bir şirkettir. Karakaşlar markayı bu bölgede temsil etmektedir. Bunun dışında otomotiv sektöründe bir dönem yer aldık. Daha sonra tarım sektörüne geri dönmeye karar verdik. Karakaşlar Traktör tarıma, bölgemizdeki çiftçiye vizyon katar. Traktör bayisi olduğumuz için amacımızı yalnız traktör satmak olduğunu düşünüyorlar. Bizim amacımız çiftçilerin ihtiyaçlarını doğru belirleyip, çiftçiye doğru ürünü sunabilmek. Bizim şuanda TürkTraktör fabrikasında, TürkTraktör Akademi adı altında aldığımız eğitimler Koç Holding ve Koç Üniversitesinden lisanslı hocalar tarafından yapılıyor. Amacımız müşterilerimizi, iş ortaklarımızı doğru yönlendirmektir. ‘’dedi.
Ekim ve biçim işlerinde eski yöntem ile çalışan çiftçilere birçok noktada eğitim vererek yenilik sağlamayı amaçladıklarını söyleyen Karakaş,’’ Bugün tarım göreceli durumda, krizler var, kuraklık var. Bu gibi durumlar karşı çiftçimiz nasıl ayakta kalır, nasıl doğru bir yatırım yapar biz bu konuda yönlendirmede bulunuyoruz. Bakın ilginç bir şey söyleyeyim, Çorum ve Merzifon elli kilometredir. Çiftçi yapısı tamamen farklıdır. Gümüşhacıköy ve Merzifon yirmi kilometredir ama çiftçi ve arazi yapısı tamamen farklıdır. Burada kullanılan bir ekipman asla Çorum’da kullanılmaz. Elli kilometrede toprak yapısı değişiyor mu, değişmiyor. Ama bizim çiftçimizin en büyük dezavantajı, hala babalarından, dedelerinden öğrendikleri ekim-biçim yöntemi ile arazilerini işliyor olmalarıdır. Şirketleşemiyor olmaları büyük bir dezavantajdır. Bunun önüne geçmemiz gerekiyor. Burada ise bizler devreye giriyoruz. Yenilikleri onlara gerek eğitim, gerek fabrika gezileri, gerekirse de buradaki sunumlarımız ile gösteriyoruz. On dönümlük bir arazi düşünün, burayı bir traktör ile dört kez işliyorlar. Bu çarpı dört yakıt demektir. Ama bir ekipman dört işlemi aynı anda yapabiliyor. Bu da yakıt tasarrufunu sağlıyor. On dönüm bir araziden örnek veriyorum iki ton buğday alıyorsak, bu iki tonun fiyatı yükselmiyorsa aldığınız o iki tonu üç tona çıkarmanın formülünü bulmamız gerekiyor. Burada doğru ekim ve üretime doğru ilaçlama yapabilmemiz gerekiyor. Eskiden gelen değil, yenilikçi olmamız lazım.’’şeklinde konuştu.
Türkiye’nin dört ilinde aktif olarak TürkTraktör bayiliğini yaptıklarına değinen Seyfettin Karakaş,’’ Şuanda tarımda Türkiye biraz daha geri planlara düşmeye başladı. Bunun nedenleri, girdilerin çok fazla olması ama bunu karşılayacak gelirimiz yok. Buna da hesaplamaları daha doğru yaparak müdahale edeceğiz. CPS sistemi, uydudan tarla analizleri, tarlam cepte diye bir program aktive ettik ve bunu TürkTraktör müşterilerine ücretsiz veriliyor. Bu program, tarlanın neresinin ilaçlandığı, neredeki sulama borusunda arıza var uydu üzerinden tarlanın yeşermesine göre çiftçiye filtreleyerek gösteriyor. Tarlaya yağmur mu gelecek, çiftçiyi öncesinden uyarı veriyor. Bu tür daha teknolojik bir şekilde çiftçilerimizi yönlendiriyoruz. Karakaşlar burada çiftçiyi yenilikçi bir hale getirmek, tarıma ve bölgeye vizyon katmak için çabalıyor. Türkiye’nin 4 ilinde aktif olarak Türk Traktör bayiliğini yapıyoruz. Yıllık 1000 âdetin üzerinde sıfır traktör satışımız var. TürkTraktör üretiminin %3,5’unu satıyoruz. Ben burada bir traktör satmışım veya satmamışım beni batırmazda çıkarmazda ama bizim buradaki amacımız çiftçilere aldıkları ürünün ne olduğunu bilmelerini sağlamak. Çiftçimiz 400 dönüm arazi işliyor, 3 pistonlu traktör alıyor. 100 dönüm arazisi var, 4 pistonlu traktör alıyor. Şimdi üç, dört pistin nedir. Arabadan örnek verebilirim. Sadece şehir içerisinde kullanmaya bir araba alıyorsun ve 2000 motor benzinli araba alıyorsunuz. Bu da direkt yakıta biner. Veya sırf uzun yola gitmeye araba alıyorsunuz, 1000 motor benzinli alıyorsunuz. Bu da yine yakıta biner. Buradaki dengeyi çiftçiye biz gösteriyoruz. Bu ürünün kullanım amacı nedir onu gösteriyoruz. Biz burada sadece traktör satmıyoruz. Toprak altı işleme, toprak üstü işleme, ilaçlama ve hasat makinelerinin de satışını yapıyoruz. İşimiz sadece traktör satıp köşemize çekilmek değil. Traktörün arkasına takılması gereken tarladan hasata hangi ekipman var ise bütün hepsinin tedariklerini sağlıyoruz. ‘’dedi.
Karakaşlar Traktör şirketi olarak tüm satış ve satış sonrasında çiftçilerin beklentilerini karşıladıklarını belirten Seyfettin Karakaş, ’’Biz TürkTraktörü olarak pulluktur, toprak frezesi olsun her türlü ekipman satışını yaptık. Traktörde para kazanıyor ve ticaretinizi yapıyoruz ama ekipmana girmemizin nedeni çiftçilerimizin tek kalemde kredilenmede bütün dosyalarını kapatabilir aynı zamanda aldıkları üründe hizmet kalitesini sağlamak. Nasıl bir traktörü alırken hizmet kalitesi sağlanıyor ise bir ekipmanı alırken de hizmet kalitesini hak ettiğini düşünüyorum. Vatandaş pulluğu alıyor, muhatap bulamıyor. Şuanda Türkiye’deki her traktör sevisi aynı zamanda bir ekipman servisidir. En ufak aldığınız bir ilaçlama makinesinin meme ucunda bir sorun olduğunda yetkili servis buna müdahale edip garantiden değişimini veya bedel karşılığında onarımını yapabiliyor. Aksi takdirde çiftçimiz parçayı nereden bulabilirim diye sanayide usta usta geziyor. Zaman kaybediyor, yakıt kaybediyor, her şeyini kaybediyor. Biz nokta işlemi yapıyoruz. Müşterimiz bir sorun yaşadığında yetkili servislerimiz veya satış ekibimiz çiftçimizin bulunduğu noktaya gider, sorunu orada çözmeye çalışır çözemediğinde buraya gelir işlemeni halleder ve geri götürür. Yani çiftçimiz hiçbir zaman sanayi ile uğraşmaz. ‘’diye konuştu.
Konuşmanın devamında çiftçinin yetkili kurum ve insanlardan yeterli değeri görmediklerine dile getiren Karakaş, ’’Çiftçilikle alakalı olmayan insanlara baktığında çiftçiyi bir hor görme var. Çiftçiyi, SSK’lı bir memurdan biraz altta görme var sınıflandırma yapmak doğru olursa. Şuan benim sattığım traktörlerin fiyatlarını ortalamaya aldığımızda 350.000 TL bedeli var. Yani kaç tane SSK’lı çalışan bu fiyatta araç alıp kullanabiliyor. Ama çiftçimiz buna ulaşabiliyor. Çiftçimiz şuanda çabalıyor, bir şeyler yapmaya uğraşıyor. Gel gelelim çiftçi gerekli değeri, gerekli kurumlardan göremiyor. Pandemi ile birlikte çiftçimizin değeri belli oldu, umarım artmaya da devam eder. Dürüst konuşmak gerekirse pandemi döneminde bizim işlerimiz resmen şaha kalktı. Şuanda benim beklediğim müşteri sayım 70 adet. Her ay fabrikadan 50 adet traktör geliyor buna rağmen 70’e yakın bekleyen müşterim var. Gelecek teslim edeceğim. İnanılmaz şekilde her ay fabrikadan gelen traktörlere plaka veriyorum. Bu da gerek karlılık olsun, gerekse piyasayı hızlandırma olsun çok büyük faydası var. Pandemide traktör faydalandı, onu bir kenara bırakalım‘’ dedi.
Son olarak çiftçiye traktör alırken kilowatt gücüne göre almaları konusunda tavsiyede bulunan Seyfettin Karakaş,’’Avrupa Birliğine uyum sürecinde traktörler, motorlu taşıtlar ve otomobillerin yasaları değişti. Eskiden ruhsatların üzerinde beygirler yazıyordu. Şuanda ruhsatlarımızda beygirler değil kilowattlar yazıyor. Bir araç alıyorsunuz 120 beygir diye alıyorsunuz ruhsata bakıyorsunuz 90 KW yazıyor. Bu işin yasallık tarafıdır. Devlet resmilik kazansın diye bunu yaptı. Örneğin müşteriye şimdi 120 beygir traktör satılıyor. Müşteri traktörü alıyor ama traktör 120 beygir çekmiyor. Sadece ruhsatta öyle yazıyor. Aslında kilowatt ile çarparsak o traktör 105 beygirlerde. Çiftçilere altını çizerek uyarmam gereken nokta, özellikle ithal traktör konusunda traktörü beygirine göre değil kilowatt sınıflandırmasına göre alsınlar. Çünkü üç gün sonra aldıkları ekipmana uyum sağlayamıyor.’’ ifadelerini kullandı.