Amasya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kırlangıç, Karadeniz Ekonomi YouTube kanalında, Yaren Kaya’nın hazırlayıp sunduğu “Cevapsız Kalmasın” programına canlı yayın konuğu oldu. Röportajda Amasya’nın mevcut ekonomik durumu, ilimize ivme kazandıracak proje ve yatırımlar hakkında bilgiler aktararak, Amasya Ticaret ve Sanayi Odası üyelerinin sorun ve taleplerine değindi.
Başkan Kırlangıç, “Karadeniz Ekonomi yayın ekibine, Amasya’mızın ekonomik, kültürel ve tarihi değerlerini tanıtma fırsatı sundukları için teşekkür ediyor çalışmalarında başarılar diliyorum.” Dedi.
Amasya Ticaret ve Sanayi Odası, Amasya ekonomisinin yüzde 80’ine yön veren işletmelerin kayıtlı olduğu, ilin en büyük sivil toplum kuruluşu. Bu nedenle tarımın, turizmin, ticaretin, sanayinin ve ihracatın konuşulduğu, bunların gelişimi için çalışılan bir odadan bahsediyoruz.
Pandemi gibi bir süreci hep birlikte yaşadık. Ama iş dünyası bu süreçten en çok etkilenenlerden, en ağır yaraları alanlardan oldu. Gerek kısıtlamalar gerekse kapanmalar bazı sektörlerin ticari hayatlarını olumsuz etkiledi hatta bitirdi. Bu süreçte batanlar, batmasalar bile hala toparlanmak için bedeller ödeyen üyelerimiz var maalesef. Biz Amasya Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu sorunların çözümü için var gücümüzle çalışıyoruz. Gerek il bazında gerek ülke bazında sesimizi duyurabildiğimiz her platformda sorunlarımıza çözüm arıyoruz. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımız Rıfat Hisarcıklıoğlu’na buradan bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Her ilettiğimiz sorunun gerekli platformlarda dile getirilmesi, çözülmesi adına hep yanımızda yer alıyor. Her yıl düzenlenen Ticaret ve Sanayi Şuralarında illerin sorunları Cumhurbaşkanı ve Bakanlara direk aktarılıyor. Geçen yıl yapılan şurada Karadeniz Bölgesi adına sorunları iletmek görevi şahsım aracılığı ile Amasya Ticaret ve Sanayi Odası’na verildi. Sorunlarımızı direk Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a bire bir iletme şansım oldu. Sesimizi duyurabilmek ilimizi her platformda temsil edebilmek bizim için bir gurur kaynağıdır. Çok şükür ki çıkarılan ekonomik paketlerde üyelerimiz lehine alınan kararlar ile bunların sonuçlarını gördük.
Tabi tek sorun pandemi değildi iş dünyasını etkileyen. Geçen yılın sonunda yaşanan döviz dalgalanmaları, bu yıl yaşadığımız zam oranları hepsi ekonomiye zarar veren etmenler. Bunların çözümü içinde üyelerimizin sesi olmaya devam ediyoruz.
Başta üst kurulumuz Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğiile, ilin karar alıcıları ve siyasileri ile her platformda üyelerimizin ekonomide yaşadıkları sorunları paylaşmaya devam ediyoruz. Biz lobicilik faaliyetlerini iyi yürüten odalardanız. Sorunlarımızın peşine düşüyor, takibini yapıyoruz.
Ayrıca ihracat konusunda, ihracatçı üyelere verilecek hizmetler ve ihracat rakamları konusunda da üzerimize düşeni yapmak için çalışıyoruz. Biz bu şehre aşkla bağlıyız. Onun için oda çatısında üyelerimize, Amasya’mıza hizmet ediyoruz.
Amasya’yı tarım, turizm ya da sanayi olarak sınırlandırmak çok doğru değil. Biz her başlığı ilimizin önceliği olarak görüyoruz.
Tarım; Toplam yüzölçümünün yüzde 45’inde tarım yapılan il Amasya. Yüzölçümü küçük ama tarım alanında önemli bir güce sahibiz. Kenevir Tohumu, Hünnap, Türkiye 1. si. Şeker pancarı tohumu, Amasya Elması Türkiye 2.si. Soğan Türkiye 3. sü. Bamya, kiraz, hıyar, haşhaş tohumu gibi ürünlerde Türkiye de ilk 10 dayız.
Ayçiçeği, buğday, şeker pancarı, mısır, domates, ceviz ve patates Türkiye içerisindeki payımız yadsınamaz. Tarım önceliğimiz olmalı çünkü Tarımsal üretim için uygun ekolojik koşullar ile mikro klima alanlarına sahibiz, Kiraz, elma, kuru soğan, kırmızı et, bamya gibi ürünlerde üretim değeri ve verimlilik açısından ülke çapında söz sahibiyiz, Özellikle son yıllarda yumurta tavukçuluğu, damızlık hayvancılık, meyvecilik gibi alanlarda profesyonelce yatırımlarımız var, Ulusal dağıtım yapan kırmızı et firmalarımız var, Meyve, sebze, endüstri bitkileri, hububat gibi tarımsal ürünlerde çeşitliliğimiz fazla,
Tohumculuk ve meyve fidanı üretimi için çok uygun ekolojik koşullara ve uygun tarımsal alanlara sahibiz. İlimiz, Akdeniz bölgesinde yaş sebze üretiminin bittiği ara dönemdeki boşluğu doldurmaya yönelik olarak örtü altı sebze yetiştiriciliği için önemli bir iklimsel avantaja sahip.
Bu ve bunun gibi tarımsal üretimdeki pozitif veriler İlimiz için tarımın öncelikli olmasının sebebidir.
Diğer bir sektör Turizm; 8500 yıllık tarihe sahip, Şehzadeler şehri, Türkiye Cumhuriyeti’nin doğum belgesinin imzalanmasına şahitlik etmiş, Ferhat ile Şirin’in aşkının yaşandığı şehir, Dünya’nın İlk coğrafyacısı Strabon’un şehri, Dünya’da örneği olmayan kale sur duvarları temel alınıp üzerine yapılmış olan Yalıboyu evlerine sahip, içerisinden Yeşilırmak’ın geçtiği ve saymakla bitiremeyeceğimiz birçok kültürel ve doğal güzelliğe sahip bir şehirdir Amasya. Bu nedenle kültür turizmi bizim için öncelikli sektördür.
Amasya Harşena dağı Unesco geçici listesinde, asıl listeye geçmesiyle ilgili çalışmalar Valilik ve Belediye tarafından devam etmekte. Unesco asıl listesine adını yazdırdıktan sonra Amasya’mız için yeni bir süreç başlayacak, gelen ziyaretçi profili ile turizmimiz de şekil değiştirecek.
Bu veriler ışığında Turizm de bizim öncelikli sektörümüz.
Gelelim sanayiye; İlimizde yeni kurulan organize sanayi bölgemiz ile toplam 5 adet organize sanayi bölgesi bulunuyor. Bunlardan bir tanesi besi organize sanayi bölgesi, diğer 4 tanesi ise karma organize sanayi bölgeleridir. Organize sanayi bölgelerimiz yaklaşık 8.500 kişiye istihdam sağlamaktadır. Organize sanayi bölgelerimizin altyapı, genişleme gibi çalışmalarının tamamlanması ve yeni kurulan organize sanayi bölgesinde üretim başlamasıyla bu bölgelerdeki çalışan sayısının 13.000 leri bulması bekleniyor.
Mermer ve doğal taş Dünya rezervinin %10’u ve Türkiye rezervinin %21 i ilimiz sınırları içerisinde bulunmaktadır. İlimizde çıkarılan mermer, blok halde 45 ülkeye ihraç edilmektedir. Ayrıca Amasya Beji olarak adlandırılan ilimize özel mermer coğrafi işaret alarak coğrafi işaretli ürünler listesine dâhil olmuştur.
İlimiz ankastre ürünlerin üretimi konusunda Türkiye de bir merkez haline gelmiştir. Türkiye’den ihraç edilen ankastre ürünlerin %50 si Amasya’da üretiliyor. Dünya’nın en büyük maya üreticisinin Orta Doğu ve Balkanlar’daki en büyük üretim tesisi Amasya’da, Türkiye’nin ilk yerli LED ekran üretimi yapan firma da şehrimizde üretim yapmakta, Mobilya sektörü de ilimizde önemli aşamalar kaydetmiştir. Gerek ofis gerekse ev grubu mobilyaları üretim ve ihracat bakımından ilin ekonomisi katkı sağlamaktadır.
İlimizde bulunan yılda 33.600 ton karkas et işleme kapasitesine sahip tesis ile Türkiye’de söz sahibi restoran zincirlerinin kırmızı et ihtiyaçlarını karşılarken, aynı zamanda ilgili sektörlerdeki grup dışı müşterilerine de “Amasya Et Ürünleri” markasıyla hizmet vermektedir.
Şimdi tüm bu verileri alt alta yazınca bizim neden her sektör için önceliğimiz dediğimiz daha iyi anlaşılacaktır diye düşünüyorum.
Amasya’ya ivme kazandıracak projeler; Sanayi için: Öncelikle yeni kurulumu yapılan henüz tahsise başlamayan Taşova Organize Sanayi Bölgesi söylemeden olmaz. Taşova ilçemiz, sürekli göç veren ilçelerimizden biri bu olumsuzluğun yanın ulaşım olanakları oldukça iyi olan bir konuma sahip. Son 4 yıldır oranın kalkınması için istihdam alanlarının ve üretimin hem sayısal hem de nitelik bakımından arttırılmasını gerekliliğinden bahsediyor, organize sanayi bölgesi hayalimizi anlatıyorduk. Bugüne geldiğimizde ise başvurusu işlemleri yapıldıktan sonraTürkiye’nin en hızlı kurulan Organize Sanayi Bölgelerinden biri oldu. Bu bölgenin çalışmalarının tamamlanması ile ilimize ivme katan bir proje gerçekleşmiş olacak.
Yukarıda da bahsettim, diğer 4 organize sanayi bölgemizde de genişleme, alt yapı çalışmaları devam etmekte. Bunlar sonuçlandığında ilimizin sanayi sektörü de büyümeye ve Türkiye ekonomisine katkısı arttırmaya devam edecek. Turizm için; Harşena Dağı ve Pontus Kral Kaya mezarları Unesco dünya mirası geçici listesine karma olarak dâhil oldu. Şimdi Amasya Valiliği ve Amasya Belediyesiasil listeye girmek için çalışmaları yürütüyor, bizde oda olarak destek veriyoruz. Bu gerçekleştiği zaman turizmimizde olumlu yönde gelişecektir. Tarım için; Amasya yaş sebze meyve ihtiyacını karşılamak adına önemli bir potansiyele sahiptir. Bunun niteliğini arttıracak işleme ve paketleme tesisleri ile diğer tarımsal ürünler için işleme tesislerinin kurulması tarımsal ürünlerimizin katma değerinin arttırılması için önemli bir adım olacaktır.
Bu seneki ajandamızda öncelikli konularımızdan birisi markalaşma. Gerek ürün bazında gerekse il bazında markalaşma önemsediğimiz bir konu.
Bunun için ilin marka değerini arttıracak Unesco asıl listeye girme arzumuzdan bahsettim.
Diğer konu ise coğrafi işaretli ürünlerimizin az olması idi. Şu an il olarak 8 adet coğrafi işaretli ürünümüz var. Bunlar; Amasya Beji Mermeri, Amasya Çiçek Bamyası, Merzifon Keşkeği, Amasya Misket Elması, Amasya Çöreği ve Amasya Baklalı Dolması, Amasya Etli Çiçek Bamyası Yemeği, Amasya Toyga Çorbası. Amasya Ticaret ve Sanayi Odası olarak yeni 6 adet coğrafi işaret başvurusunda daha bulunduk. Ayrıca Amasya Çiçek Bamyası coğrafi işaretli ürünümüzün AB tarafında da tescillenmesi için başvurumuzu yaptık. Süreci takip ediyoruz. Kısaca tarımsal üretimde Amasya adıyla marka olmuş ürünlerimizin sayısını arttırmak için çalışıyoruz.
Ajandamızdaki diğer başlık ise ihracat. İlimizin dış ticaret rakamlarına baktığımızda; 2021 yılı için yaklaşık 95 milyon dolar ihracat, 38,5 milyon dolar ithalat ile 133 milyon dolarlık dış ticaret hacmine sahibiz. Tabi bu rakamlar Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine dayanmaktadır. Fakat gerçekte yıllık yaklaşık 260 milyon dolar ihracat gerçekleştiriyoruz. İhracat yapan firmalarımızın bazılarının merkezlerinin il dışında olması, gümrükleme işlemlerinin Amasya’dan yapılmıyor olması TÜİK verilerinin düşük olmasına neden olmaktadır. Bunun değişmesi gerektiği ile ilgili görüşlerimizi ilgili makamlara ilettik, hatta değişikliğin yapılacağına dair bilgiyi de aldık. Umarım bizim gibi Anadolu şehirlerinin sorunu olan üretilen yere değil de çıkış yerine göre ihracat rakamlarının kayıt edildiği bu sistem en kısa sürede değişir. Biz de Amasya’nın ihracatta da Türkiye için bir değer olduğunu verilerle gösterebiliriz.
Bununla birlikte; Üyelerimizin dış ticaret potansiyellerini gerçeğe çevirmek ve ihracatçı üyelerimizin kapasitelerini arttırmak için de çalışmalarımız her dönem oldu ve olmaya devam edecek. Bu anlamda 2021 yılı içerisinde Ticaret Bakanlığı – Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Amasya Ticaret ve Sanayi Odası işbirliği ile İhracat Destek Ofisi’ni ilimize ve üyelerimize kazandırdık. 2022 yılında ofisimizin çalışmalarını arttırarak ihracatçı üye sayımızı ve ürün sayımızı arttırmayı planlıyoruz.
Sanayicinin birçok sorunu var bunların başında da enerji maliyetleri geliyor. Sanayicinin sırtından yükü almak adına neler yapılabilir
Artan enerji maliyetleri her sektörü vurdu. Üretim yapan da ticaret yapanda etkilendi bu zamlardan. Gelen elektrik ve doğalgaz zamları son yıllarda iyice azalan kar marjlarını neredeyse tamamen bitirdi. Maliyetleri kontrol altına almak için üreticilerimiz, sanayicilerimiz alternatif enerji kaynakları arayışına başladılar. Enerji konusunda dışa bağımlı bir ülkeyiz maalesef. Artık yeni kaynaklarla kendi kendine yeter bir hale gelmemiz kaçınılmaz oldu.
Bunun içinde önümüzdeki en önemli seçenek yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının arttırılması. Ülkemiz güneş, rüzgâr, hidroelektrik, jeotermal ve dalga gibi çok çeşitli yenilenebilir enerji kaynağına sahip durumda. Keza Amasya’mız da güneş, rüzgâr ve jeotermal kaynak açısından zengindir. Bu zenginliği ekonomiye kazandırmaktan başka seçeneğimiz yok.
Madem enerji bizim en büyük girdi kaynağımız o zaman üretim çarklarının dönmesi için yenilenebilir enerji kaynağı desteklerinin artması da bizim en büyük beklentimiz.
Önümüzdeki günlerde sadece sanayicimiz değil diğer işletmelerimizin de yararlanabileceği yeni enerji desteği paketlerini bekliyoruz.
En son şu sözle bitirmek en güzeli olur herhalde. Tarımın, turizmin ve sanayinin konuşulabildiği, var olabildiği bir şehir Amasya. Amasya’yı Görmediyseniz Henüz En Güzelini Görmediniz Demektir.” Diye konuştu.