Bugun...



‘KİMSENİN ADAMLIK VE AKIL KONUSUNDA DERSİNE İHTİYACIMIZ YOK’


facebook-paylas
Tarih: 13-07-2021 09:53

‘KİMSENİN ADAMLIK VE AKIL KONUSUNDA DERSİNE İHTİYACIMIZ YOK’

Geçtiğimiz günlerde Milliyetçi Hareket Partisi Merzifon İlçe Başkanı Hüseyin Saka yapmış olduğu basın toplantısında Gelecek Partisi İlçe Başkanı Hacı Bekir Kurt’u Genel Başkan Devlet Bahçeli ile ilgili yaptığı açıklamalardan dolayı eleştirmişti.

MHP İlçe Başkanı Hüseyin Saka’nın eleştirilerine Gelecek Partisi Merzifon İlçe Başkanı Hacı Bekir Kurt’tan beklenen cevap gecikmedi.

Gelecek Partisi Merzifon İlçe Başkanı Hacı Bekir Kurt yaptığı basın açıklamasında; “Milliyetçi Hareket Partisi ilçe başkanı sayın Hüseyin Saka'nın, yerel basın mensuplarına vermiş olduğu kahvaltı esnasında adımı zikrederek  sarf ettiği talihsiz, bir o kadar da maksadını aşan ve kendi içinde çelişkilerle dolu demeci okuyunca aklıma şu menkıbe geldi:

Bir hikaye anlatılır, hani bir adam çıkmış kurban ile alakalı şu kıssayı anlatıyormuş; çocuğu olmayan Hz. Davut el açıp Allah cc' ya ''bana bir kız evlat ver! Büyüyünce sana kurban edeyim.'' Dua tutar, Hz. Davut'un bir kızı olur ve adını Ayşe koyar. Gel zaman git zaman Ayşe büyür ve kurban olma vakti gelir. Yatar babasının önüne, Hz. Davut tam bıçağı vuracak, gökten Azrail (As) elinde Keçi ile gelir ve ''onu bırak bunu kurban et!'' der. Cemaat içinden biri çıkar der ki; hangisini düzelteyim? Bir kere Davut değil İbrahim, kız değil oğlan, Ayşe değil İsmail, Azrail değil Cebrail, Keçi değil Koç. Ben de sayın Saka'nın demecinde hakkımızdaki yanlış anlamaların bir kaçını kınayarak sıralayayım:

Sayın Saka'yı hiç bir demeç yada her hangi bir yer veya zaman diliminde kişisel olarak ya da ima ederek; ne bir hakaret, iftira ya da ne de arkasından herhangi bir kötü söz sarf ve ne de gıybetini etmedim, eleştirmedim bile.

Sayın Devlet Bahçeli için ise eleştiri tamam ancak, bir hakaret ya da onur kırıcı söz kullandığım bir demeç olası değil. Yaklaşık dört yıldır (kitaplarımın hazırlığı için) kayıtlarını tutarak eleştiriler kaleme alıyorum, bu doğru. (meclis gündemi, medya ve önergeleri yakından takip edip,  naif  bir şekil, şemal ve şumul da eleştiriyor, ilçemi haberdar ediyorum ve edeceğim, bu benim görevim.) Muhalefetin üç bine yakın önergesinin ret edilmesi sizi kaygılandırmıyor mu? Bu vahim gidişat sizi endişelendirmiyor mu? Basın ve medya özgür mü? İfade serbestisi var mı? Sosyal medya ve mecra, tarafsız yerel medya hariç, alan bırakıldı mı muhalefete? Olduğunda sizin siyasi tarzınızı uygularız, liderleri eleştirmeyiz. Şu an yukarıdan aşağı eleştiri yapacağız, başka çare yok)

Biz temiz siyaset için kurulmuş, temiz ağız ve lafıza itina gösteren, küfür, aşağılama, tehdit, şantaj, tahkir, ifrat ve iftira gibi kelamlar lügatımız da olmadığı için kullanmayan bir partiyiz.(siyasette denk eleştiri yoktur, temsile aykırıdır. Siyasette ahde vefa da yoktur. Acizane bizim birbirimizi değil, lider ve proğramları eleştirmemiz gerektiğine inanıyor ve yapıyorum. Kimsenin hatırı için susmayacağız)

Bire bir iletişimde nezaket, nezahet, edep, saygı ve sevgi dili, eleştiri ve tenkitlerde had ve hudut sahibi bir partiyiz, (kimsenin siyasi anlayışına müdahil olmuyoruz, kendimize de ettirmeyiz)

Siyasi etiğe inanan, belge düzenleyen ve beyaz gömlek giyerek sembolleştiren bir partiyiz,(tüm siyasi anlayışların ve duruşların temsiline, eşitliğine ve adil hak bölüşümüne inanıyoruz )

İmar yasası, iskan yasası ve ihale yasası gibi kamu malında talan, yağma, yolsuzluk, usulsüzlük, çökme, zimmete geçirme, kıyak ve peşkeşe karşı bir partiyiz,(tüyü bitmemiş yetim hakkına saygı ve devlet ve millet malından kaygı duyuyoruz)

Güçlendirilmiş parlamenter sistem projesini ilk dillendiren, şekillendirip, diğer siyasi partilerle paylaşan, demokrasiye inanan bir partiyiz, (cunta, sulta ve teokrasiye karşıyız)

İslam hukuku gereği, istişare ve şura, meşveret ve maslahatı kullanan, emir-komuta anlayışını ret eden, liderini bile eleştiren bir partiyiz,(mutlak itaati ve bağnaz sadakati ret ediyoruz)

İnsan odaklı, insanı ve onun mahremiyetini her şeyin üstünde tutan; Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Pomak, Manav, Roman, Ermeni, Rum ve Arap ayrımı yapmayan, her türlü etnik ve köktenciliğe karşı bir partiyiz,( kimsenin kimseye üstünlüğü-düşkünlüğü yoktur, buna canı gönülden inanıyoruz)

Mezhep, meşrep, nesep ayrımı yapmayan, her din, inanç ve kültüre müsavi mesafede, her anlayış ve düşünceye aynı hoş görü ve tahammül içinde olan, sağcı ya da solcu bile olmayan bir partiyiz,( sağcı-solcu, illet-zillet, alevi-sünni gibi kutuplaştırıcı ve ötekileştiriciliği ret ediyoruz.)

Serok kelamının anlamı bilinerek kullanılıyor ise bu bir gaf, yok sırf sayın Bahçeli kullandı diye tekraren kullanılıyor ise gaflettir zira, Türkçe-farsça bir kelimedir.(Ser-kan, Ser-hat Ser-vet gibi) Yok PKK terör örgütü ile irtibatlandırmak için ise daha vahim zira, suçtur. Bir cümlede ''Serok Ahmet deyip, hemen ardından ''hakaret etmedim hiç bir lidere'' demek çelişkidir, biz kimseye sataşmıyor, karşılık verme hakkımızı kullanıyoruz.(Sayın Bahçeli'nin 26 0cak 2021 deki meclis konuşmasını bir daha dinlemesini tavsiye ediyorum herkese.)

Ben bir daha ifade ediyorum, evet ben bir ülkücüyüm, donanımlı ve iyi bir ülkücüyüm, fikriyatını hayatına koymuş, inandığı gibi yaşayan biriyim. Ben kimlik değiştirmedim, adres değiştirdim. Fikrimin temsil edildiğine inandığım yerdeyim. Bunu sorgulamak kimsenin hakkı da haddi de değildir. Bu ne cür'et?

Ülkücülük bir şuur işidir, idrak işi, temsil, tevhit ve inanç işidir. İnsanların asalet ile taşıması arzulanan değerler bütünüdür ve parti üstüdür. Herkesin malıdır, kimsenin tekelinde değildir. Cennet mekan Alparslan Türkeş bey dünya Türklüğüne mal olmuş bir liderdir, elbette adını ağzımdan düşürmeyeceğim. O, tüm Türklerin lideridir, Uygurların da, sadece MHP'nin değil.

Kimsenin adamlık ve akıl konusunda tavsiye ve ya dersine ihtiyacımız da yok,

Kabus gibi çökerim, dışarı çıkarmam, adam akıllı siyaset yapsınlar, bu kadar kör olunmaz, çap, beni konuşturmasınlar gibi tahkir, tehdit ve şantaj konularında hukuki sürece müdahil olmaya savcılarımızı davet ediyorum. (Hukuki karşılık hakkımı saklı tutuyor, özür bekliyorum). Bu devlete ve hukuki düzene meydan okumadır zira, kanun tanımamadır. Siyaset edebilme bir anayasal haktır, devlet gözetiminde ve emniyetinde yapılır. Devlet erki haricinde ki her söz laf-ı güzaftır. Haddini aşmadır. Ne yani daha dün kendi önergeniz Andımıza ret oyu vermenizi eleştirmeyelim mi? AKP ile hangi konularda ayrı düşündüğünüze bir kaç örnek verseydiniz. Uygur kardeşlerimizi neden görmezden gelindiğini, MKE, Merzifon yaylalarının imara(siyanür ile altın aramaya)açılması, nepotizm ile ilgili düşüncelerinizi sıralasaydınız daha yararlı olurdu. Bakır çayı üzerine ne planlandı? Madem su yok diyoruz, Merzifon için beraber çalışsaydık diyoruz, mutabıkız. Esas muhalefet biziz, bu yüzden yazıyorum.

İlmi siyasetin ne olduğunu iyi irdelemek lazım, racon kesme, ayar verme  yeri değildir. Diyarbakır gezisinde sayın Erdoğan'a ''Serok Erdoğan'' diye tezahürat yapıldı, bunu nereye koyacaksınız merak ediyorum? Aynı yiğitliği sergileye bilecek misiniz? Yok. O zaman adama demezler mi bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu ? diye. Kimse kimseye dur diyemez, bunu hukuk der, kanun der, yani devlet der..

Hüseyin Nihal Atsız'ın güzel bir sözü vardır: "Demokrasi kuşunun tek yenir yanı eleştiridir, kritik ve  tenkittir." Cumhur başkanı dahil, siyasi her kişi ve kurumu, parti ve lideri eleştirmeye ve inandığım doğruyu demeye devam edeceğim. Kimse kusura bakmasın!

Her kesi önce hak ve hukuka itaate, sonra iyi bir üslup, usturup ve usül-ü erkana riayete davet ediyorum” ifadelerini kullandı.




Kaynak: NURETTİN DEĞİRMENCİ

Bu haber 46 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI